49,4840$%0,10
55,6436€%0,12
66,0003£%0,39
6.633,21%-0,03
10.814,00%-0,31
43.117,00%-0,31
4.165,85%-0,13
%
4036393฿%-0.90824
2951.87Ł%-2.22092
119828Ξ%-0.96753
64.82%-1.92982
49.47$%-0.02765
05:46
16 Ekim 2026 Cuma
İsrail merkezli insan hakları örgütleri “İşkenceye Karşı Kamu Komitesi” ile “Çocuk Gözaltılarına Karşı Ebeveynler”, İsrail Hapishaneler İdaresi’nden aldığı verilere dayandırdığı açıklamasında, geçen yıl hapishanelerde alıkonulan 635 Filistinli çocuktan 351’inin tek kişilik hücrelerde tecrit edildiğini belirtti.
Hücrelere atılan çocukların yüzde 92’si hakkında herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığı vurgulanan açıklamada, bunlar arasında hiçbir suçlama yöneltilmeksizin “idari tutukluluk” kapsamında tutulan 115 Filistinli çocuğun da yer aldığı aktarıldı.
Alıkonulan bazı Filistinli çocukların 8 kez hücre hapsine çarptırılarak tecrit edildiğine dikkat çekilen açıklamada, İsrail hapishanelerinde çocuklara hücre hapsi cezasının tekrarlayan bir uygulama olduğu vurgulandı.
Filistinli çocukların geçen yıl toplamda 666 kez hücre hapsine alındığı belirtilirken, 154 çocuğun birden fazla kez hücreye atıldığı, 42 çocuğun ise 4 ila 8 kez tek kişilik hücrelerde tutulduğu aktarıldı.
Söz konusu tecrit sürelerinin genellikle aralıksız 7 gün sürdüğü, bazı durumlarda ise 2 haftaya kadar uzatıldığı bildirildi.
İsrail Hapishaneler İdaresi’nin yönetmeliğinde yetişkinler ile çocuklar arasında hücre cezası açısından bir ayrım yapılmazken, Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Komitesi çocukların tek kişilik hücrelerde tutulmasını yasaklıyor.
Çocuk Gözaltılarına Karşı Ebeveynler Örgütü Direktörü Titi Carmel, Haaretz gazetesine yaptığı açıklamada, hücre cezasının çocuklar üzerinde ağır psikolojik tahribat bıraktığına dikkati çekti.
Carmel, “Endişe verici olan sadece bu cezanın uygulanması değil sistematik ve tekrarlayan bir uygulama haline gelmesidir.” değerlendirmesinde bulundu.
Haaretz’in haberinde 2024 başından bu yana Filistinli esirlerin tutulduğu hapishanelerde uyuz salgınının giderek arttığına ve ağırlaşan koşullara dikkat çekildi.
Serbest bırakılan esirler ve avukatların ifadelerinde, hücrelerdeki aşırı kalabalık, temizlik malzemesi eksikliği ve kişisel temizlik imkanlarının kısıtlanmasının salgının yayılmasına neden olduğu belirtildi.
Ayrıca Filistinli esirlere yalnızca iki kıyafet verildiği ve çamaşır kurutma alanı bulunmadığı için ıslak kıyafet giymek zorunda kaldıkları vurgulandı.
İsrail Hapishane Hizmetleri ise iddialara ilişkin açıklamasında, verilerin uyuz hastalığı nedeniyle hücre cezası verildiğini göstermediğini ve tıbbi bakıma ihtiyaç duyan tutukluların gerekli muayeneden geçirildiğini savundu.
“İdari tutukluluk” uygulaması İsrail’in, işgal ettiği topraklardaki Filistinlileri, hiçbir suçlama yöneltilmeksizin tutuklaması anlamına geliyor.
Filistinliler, haklarındaki suçlamayı öğrenemeden ve kendilerini savunma hakkından mahrum bırakılarak 6 aya kadar hapse atılabiliyor.
Bu süreden sonra askeri mahkemeye sevk edilen ancak suçlamalardan habersiz bir Filistinlinin tutukluluk süresi 5 yıla kadar defalarca uzatılabiliyor.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne saldırılarını başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheli Cafer Mahiroğlu hakkında “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen 12 şüphelinin sulh ceza hakimliğinde işlemleri tamamlandı.
Sulh Ceza Hakimliği, şüpheliler Harika Akkaya, Murat Koçak, Süleyman Özen ve Mehmet Necati Yağcı’nın tutuklanmasına karar verdi.
Hakimlikçe diğer şüphelilerden Erkan Yağcı, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir ve Mustafa Özdemir hakkında “ev hapsi”, Ali Turan, Armağan Küçük, Mediha Burumoğlu ve Halit Akın hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanmasına hükmedildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, zanlı Cafer Mahiroğlu hakkında “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği aktarılmıştı.
Bu kapsamda yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu’nun, İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak Bustech Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi’nin kurulmasını sağladığı kaydedilen açıklamada, Mahiroğlu’nun şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşıldığı ifade edilmişti.
Açıklamada, dosya kapsamındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait veya şüphelinin ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığının tespit edildiği aktarılmıştı.
MASAK tarafından temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu’nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruş olduğu belirtilen açıklamada, şüphelinin şahsi banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin 3 lira 28 kuruş para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin 33 lira 88 kuruş para çıkışı gerçekleştiğinin belirlendiği bildirilmişti.
Ayrıca Mahiroğlu’nun yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferlerinin de incelemeye alındığı, ilgili finansal hareketlere ilişkin yüksek hacimli döviz bazlı işlemler tespit edildiği aktarılan açıklamada, Mahiroğlu’nun ve birinci derece yakınlarının şahsi banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplarına yönelik incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu, mal varlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğunun anlaşıldığı ifade edilmişti.
Açıklamada, diğer taraftan Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında “ihaleye fesat karıştırma” suçundan aranma kaydının bulunduğu ve 10 Mart 2025’te yurt dışına çıkış yaptığına ilişkin tespitler de olduğu belirtilmişti.
Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon neticesinde 11 zanlının gözaltına alındığı bildirilen açıklamada, yapılan araştırmalarda şüphelilerden 4’ünün yurt dışında bulunduğu, 1’inin ceza infaz kurumunda olduğunun tespit edildiği, 1 şüphelinin ise yakalama çalışmalarının sürdüğü kaydedilmişti.
Açıklamada, şüpheli Mahiroğlu’nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konulduğu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyum olarak atanmasına karar verildiği aktarılmıştı.
Soruşturma kapsamında, şüpheliler Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı, Süleyman Özen ile Mehmet Necati Yağcı’nın gözaltına alındığı öğrenilmişti.
Zanlılar Cafer Mahiroğlu, Hakan Arıcan ve Sevim Kul’un yurt dışında olduğu bilgisine ulaşılan soruşturmada, şüpheli Doruk Bulut’un ise başka suçtan cezaevinde, şüpheli Fatih Yadoğlu’nun ise firari olduğu belirlenmişti.
Öte yandan soruşturma kapsamında sulh ceza hakimliğince, TMSF’nin kayyum olarak atandığı Halk TV’nin sosyal medya hesaplarına da erişim engeli getirilmişti.
Emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilen 12 şüpheliden 7’si tutuklama, 5’i hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderilmişti.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Vişne Madencilik ve Işıklar Enerji paylarındaki işlemlere yönelik incelemeleri tamamladı.
Kurul, Vişne Madencilik paylarında yapılan incelemeler sonucu 22 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu.
Işıklar Enerji paylarındaki işlemler nedeniyle de 15 kişi hakkında suç tespit edildi. Her iki paydaki işlemleri yapan kişi ve kurumlara işlem yasağı getirilirken, bu kişilerin tüm lisansları iptal edildi.
SPK ayrıca, Hedef Portföy’ün kurucusu olduğu fonlara yönelik de olağan tasfiye süreçlerinin işletilmesine karar verdi.
Daha önce A1 Capital, Bulls ve Pardus fonlarında olağan tasfiye süreçleri işletilmişti. Tasfiye işlemleri para piyasası fonlarından ve yatırımcı sayısı en fazla olandan başlatılmıştı.
Kurtalan Kaymakamlığından yapılan açıklamada, ilçenin Kayabağlar beldesinde dün gıda zehirlenmesi şüphesinin oluştuğu hatırlatıldı.
Zehirlenme şüphesiyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısının 88’e ulaştığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Başvuranların 77’si öğrenci, 11’i sivil olup 55 kişiye ayakta tedavi uygulanmış, 33 kişi ise hastanede yatarak tedavi altına alınmıştır. İlk incelemelerde, rahatsızlanan kişilerin bir kısmının Kayabağlar beldesinde faaliyet gösteren bir işletmeden alınan tavuk dürümü tükettiği belirlenmiştir. Tavuk dürümlerin bir kısmının okul kantininden paketli olarak, bir kısmının ise doğrudan işletmeden satın alındığı öğrenilmiştir. Olayın nedeninin belirlenmesi amacıyla numuneler alınmış, adli soruşturma kapsamında işletme sahibi gözaltına alınmıştır. İlgili sağlık kuruluşlarımızda vatandaşlarımızın muayene, tedavi ve takip işlemleri titizlikle yürütülmekte olup süreç, ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde takip edilmektedir. Gelişmeler hakkında kamuoyu ayrıca bilgilendirilecektir.”
Bu arada, AK Parti İl Başkanı Abdulhekim Gider ve İl Milli Eğitim Müdürü İlhan Saz, Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi görenleri ziyaret etti, Başhekim Prof. Dr. Servet Yolbaş’tan hastaların durumu hakkında bilgi aldı.
AFAD’ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, ülke genelinde etkili olan yoğun ve şiddetli yağışlar nedeniyle meydana gelen olumsuzlukları gidermek amacıyla devletin ilgili tüm kurum, kuruluş ve imkanlarıyla milletin yanında olduğu ifade edildi.
Açıklamada, sel ve su baskınlarından etkilenen illerde hayatı normale döndürmek için AFAD koordinasyonunda, tüm kurumların ve ekiplerin arama kurtarma, tahliye, beslenme, barınma, temizlik, hasar ve zarar tespit çalışmaları başta olmak üzere müdahale ve iyileştirme faaliyetlerinin aralıksız devam ettiği belirtildi.
Bu kapsamda, AFAD gönüllülerinin de çalışmalara destek verdiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Ülke genelinde müdahale çalışmalarında 60 bin 395 personel ve 1060 AFAD gönüllüsü ile 8 bin 927 araç görev yapmaktadır. Olumsuz hava şartları nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, etkilenen tüm vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz. Sahada büyük bir gayret ve özveri ile görev yapan tüm ekiplerimize milletimiz adına teşekkür ediyoruz. Vatandaşlarımızın devam eden meteorolojik bilgilendirmeleri takip etmelerini, yetkili merciler tarafından yapılan uyarıları dikkate almalarını, alınan tedbirlere riayet etmelerini önemle hatırlatıyoruz.”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.