DOLAR

32,5038$% 0.08

EURO

34,7826% -0.12

STERLİN

40,2943£% -1.04

GRAM ALTIN

2.496,26%0,50

ÇEYREK ALTIN

4.252,00%0,18

BİTCOİN

฿%

İmsak Vakti a 04:36
İstanbul PARÇALI BULUTLU 14°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

KKTC İlanına Giden Yolun Başlangıcı

Prof. Dr. Ata Atun, bugün 40. yılını kutladığımız Cumhuriyet’e giden yolu Kıbrıs Türk Haber için kaleme aldı. O günlerden bugünlere nasıl gelindi? Neler yaşandı?  Hepsini ve daha fazlasını Atun’un kaleminden öğreniyoruz.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanı, bir gecede alınmış bir karar olmayıp, Rumların Kıbrıs adasına tümü ile hâkim ve egemen olma rüyalarının bir sonucudur.

Mutlu Barış Harekâtı, 15 Temmuz 1974 tarihinde Yunanistan’da iktidarda olan Albaylar Cuntasının Kıbrıs adasını, Megali İdea, (Büyük Ülkü) içeriğince Yunanistan’a bağlamak amacı ile askeri darbe yaparak Makarios’u devirmeleri, 1960 yılında ilan edilmiş Kıbrıs Cumhuriyeti’ni lağvetmeleri ve Kıbrıs Helen Cumhuriyeti’ni ilan etmeleri sonrasında Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın EK 1, Madde 4’te garantör devletlere verilen, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin statüsü değişikliğe uğrarsa tekrardan tesis etmek” görevi içeriğince Türkiye tarafından uluslararası yasa ve kurallara uygun olarak gerçekleştirilmişti.

Aynı şekilde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilan edilmesinin gerekliliği de, Rumların, müzakereler devam ederken, Kıbrıs Türklerine müzakereler sonrasında varılacak anlaşma ile kurulacak Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ortak etmeme, hükümetin yönetilmesinde yer vermeme ve egemenliği paylaşmama istekleri nedeni ile oluştu.

Kıbrıslı Rumların Kıbrıs Türklerine karşı 21 Aralık 1963 tarihinde başlattıkları insanlık dışı saldırılarına ve soykırım uygulamasına yardımcı olmaları için 1 Ocak 1964 tarihinden başlamak üzere adaya parti parti 20 bin kişilik Yunan Komando Tümeninin gönderilmesini sağlayan Yunanistan Başbakanı Papandreu, Barış Harekatı sonrasında 1977 yılı Şubat ayından başlayan “Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulması” müzakereleri sürerken, Kıbrıs sorununu tekrardan uluslararası diplomasi alanına taşıdı. Bu girişime müzakereleri sürdüren Rum lider Spiros Kyprianou’nun da katılması, Kıbrıs sorununa müzakereler yolu ile sonuç alınmasının yolunu tıkadı.

 

Özellikle uluslararası alanda Türkiye’yi, Kıbrıs Cumhuriyetinin toprak bütünlüğü ve egemenliğine müdahale eden işgalci bir ülke olarak suçlamaları, Kıbrıs Türklerini isyancı, Kıbrıs Türk Federe Devletini de (KTFD) Türkiye’ye yardım eden yasadışı oluşum olarak gösterme/tanıtma ve buna inandırma çalışmaları müzakereleri iyice çıkmaza sokmuştu.

Müzakerelerin devam etmesi için BM Genel Sekreterinin çabaları ve Kıbrıs Türk tarafının iyi niyetli davranışları ile başlayan görüşmeler, her seferinde Kıbrıslı Rumların ve Yunanistan’ın olumsuz tavırları, aşırı istekleri ve kendi istediklerini kabul ettirme çabaları nedeniyle koptu ancak bir müddet sonra BM’nin arabuluculuğu ile yeniden başladı.

Müzakereler ağır aksak devam ederken, Kıbrıs Rum tarafı müzakereleri bir yana iterek Kıbrıs konusunun BM Genel Kurulu gündemine alınmasını sağladı, tamamen Kıbrıs Rum tarafının istek ve görüşleri doğrultusunda hazırlanan tasarı Genel Kurula sunuldu.

BM Genel Kurulu, 13 Mayıs 1983 tarihinde, dört gün süren görüşmelerden sonra, içeriğinde “yabancı birliklerin Kıbrıs’tan çekilmesi” ile “Kıbrıs’ta tek halk olduğu” vurgularının yer aldığı karar tasarısını 5’e karşı 103 oyla kabul etti. Kıbrıs’ta dili, dini, kültürü ve tarihi farklı iki ayrı milletten oluşan iki halkın yaşadığını göz ardı eden karar, Rumların istediği “Tek Halk” vurgusu ile Kıbrıs Türklerini, Ermeniler, Latinler ve Maronitler gibi azınlık statüsüne indirgemiş, Kıbrıs Türklerinin “self determinasyon” yani “kendi kaderini tayin etme” hakkını yok saymıştı.

Türkiye hükümeti ve KTFD hükümeti bu kararı reddetti. Buna karşı atılacak siyasi adım olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluş hazırlıkları başladı ve Temmuz ayında referandum yapılacağı açıklandı.

BM Genel Kurulunun bu Kıbrıs gerçekleri ile bağdaşmayan kararını değerlendirmek üzere Kıbrıs Türk Federe Meclisi 3 Haziran 1983 tarihinde “Dış Politika” gündemi ile toplanarak konuyu siyasi partiler ve komiteler seviyesinde ele aldı. Siyasi partiler arasında varılan mutabakat sonucunda Kıbrıs Türk Federe Meclisi konuyu 17 Haziran tarihinde gerçekleştirdiği Genel Kurulda görüştü ve oy birliği ile Kıbrıs Türk halkının, kendi kendini yönetme hakkı ile Kıbrıs Türklerinin Rumlarla eşit olarak temel hak ve özgürlüklere sahip olduklarını içeren kararı onayladı.

İşte Kıbrıs Türklerinin, 15 Kasım 1983 günü büyük bir coşku ve sevinç ile ilan ettikleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının ilk aşamasını KTFD Meclisinin oy birliği ile aldığı bu karar oluşturmuştur.

Büyük mücadelelerle, binlerce şehit vererek, büyük acılar çekerek, büyük bedeller ödeyerek kavuştuğumuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetimizin 40. Yılı kutlu olsun, ilelebet var olsun…

ad826x90
0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.