49,7547$%0,14
55,7599€%0,08
66,4680£%-0,12
6.422,44%0,59
10.551,00%-0,05
42.055,00%-0,05
4.014,52%0,46
%
3998748฿%0.26349
2819.87Ł%1.27105
115929Ξ%0.32114
64.17%-0.00841
49.71$%0.10192
15:47
26 Ekim 2026 Pazartesi
Türkiye’nin savunma alanındaki hamleleri ve kurduğu savunma ortaklıkları, Yunan basını tarafından yakından izleniyor.
Yunan Militaire haber sitesi, Türk savunma sanayiinin yükselişini analiz etti. Bu yükselişin Yunanistan’da yalnız kalma endişesi yarattığı belirtildi.
Haberde Türk savunma sanayiinin yükselişine dair birçok rakam verildi. 2025 yılında Türk savunma ve havacılık sanayiinin ihracatının, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 48 artış gösterdiği belirtildi. Baykar, ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ gibi şirketlerin başarısı kaleme alındı.
Yunanistan için daha da büyük sorunun, Ankara’nın uluslararası iş birliklerinin coğrafi kapsamı olduğu ifade edildi.
“Kanada ve İtalya’dan, Almanya, İngiltere ve ABD’ye kadar Ankara, savunma sanayisini diplomatik nüfuz aracı haline getirerek Atina’nın manevra alanını boğucu bir şekilde kısıtlıyor” dendi.
Yunan basınındaki haberde, Ankara’nın, çevresinde giderek daha yoğun bir stratejik, ekonomik ve teknolojik çıkar ağı oluşturduğu ifade edildi.
Avrupa Birliği’nin Türkiye ile işlevsel ilişkilerini sürdürmek istediği, bu durumun da Yunanistan’da Türkiye’ye karşı destek arayışında yalnız kalma endişesi yaşattığı kaleme alındı.
AB’nin Türk savunma sanayiine artan ilgisinin Yunanistan’ı rahatsız ettiği vurgulanan haberde, Yunanistan’ın dış politika seçeneklerinin giderek daraldığı belirtildi.
Ülke genelinde olduğu gibi Elazığ’da da dün Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ortaöğretim oturumu saat 10.15’te başladı.
Sınav öncesinde merkezlere gelen adaylar, görevliler tarafından yapılan kontrollerin ardından salonlara alındı. Saat 10.00 itibarıyla okullarda kapılar kapatıldı.
Sınava girecek olan Elazığ’da simitçilik yapan Barış Sertkaya’da sınava gireceği Elazığ Lisesi’nin yolunu tuttu. Bir süre okul önünde simitlerini satan Barış Sertkaya, sınav saatinin yaklaşmasıyla birlikte tezgahı bırakacak kimseyi bulamayınca tezgahına “Simit 20 TL ücreti poşete bırak, sınava gireceğim” notunu bıraktıktan sonra sınava girmişti.
Simitçi Barış Sertkaya, “Benim orada bırakma amacım, Allah’a emanet ettim. Elazığ halkını biliyorum, aldığı ücreti fazlasıyla içerisine bırakmışlardı. Herkese teşekkür ederim. Tanıyan veya tanımayan herkes bana dua etmişti. Şuan da simitçilik yapıyorum. Başıma birkaç olay geldiği için şuan da cezaevindeyim. Allah tüm mahkumlara sabır versin. Şuan da izindeyim. Çarşamba günü tekrardan teslim olacağım. İzinlere çıktığım günlerde simit satıyorum. Geçimimi oradan sağlıyorum. Millete mahcup olmamak için mecbur çalışıyorum. Helalinden çalışmak en güzelidir. Biz ailemizden böyle gördük. Haramdan uzaklaşalım. Helal olsun 3 kuruş olsun” ifadelerini kullandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması sürüyor.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheli Altınbaş’ın emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheli sağlık kontrolünün ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne getirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturmaları kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından iletilen raporlar ve yapılan yazılı başvurular doğrultusunda, Işıklar Enerji ve Yapı Holding AŞ (IEYHO), Vişne Madencilik Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ (VSNMD), Odine Solutions Teknoloji Ticaret ve Sanayi AŞ (ODINE) ve Tera Finansal Yatırımlar Holding AŞ (TRHOL) paylarına ilişkin inceleme gerçekleştirildiği belirtilmişti.
Bu kapsamda, söz konusu şirketlerin paylarına ilişkin iddialar ve SPK tarafından iletilen raporlar değerlendirilerek gözaltı kararları verildiği aktarılan açıklamada, soruşturma işlemlerinin ilgili mevzuat çerçevesinde titizlikle sürdürüldüğü kaydedilmişti.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Pirnus Yapı Gayrimenkul Anonim Şirketi Fatih Şubesi Müdürü Çetin Genç, eski bürokrat Eren Yeşilyurt, Atlas Portföy Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Avdan, Atlas Portföy çalışanı Konuralp Özkan, Alnus Yatırım Firması Yönetim Kurulu Başkan Vekili Metin Kartal Emür, Atlas Portföy Yönetim Kurulu yöneticisi Osman Uçar, Alnus Yatırım Menkul Değerler Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Tahir Özek, Pardus Portföy çalışanı Ahmet Haluk Güner, Pardus Portföy Genel Müdürü Mehmet Selim Tunçbilek, A1 Capital Portföy Yönetimi Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Terzi, bankalardaki portföy çalışanı Ümit Yılmaz, Altınbaş Holding yetkilisi İnan Altınbaş, eski Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, Pardus Portföy Yönetimi Anonim Şirketi yöneticileri Rüstem Karakaya, Hedef Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Eryılmaz, Osman Saraç, Neda Soydan, Hedef Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı yöneticisi Mustafa Zeki Kayahan ve çalışan Anıl Tokat, Pardus Portföy Yönetim Kurulu Üyesi Ali Cesur, Pardus Portföy Yönetimi Anonim Şirketi yöneticisi Furkan Açar, Mehmet Ali Gedik, Fatih Uğur, Ömer Ejder, Hakan Eryılmaz, eski AK Parti milletvekili, araştırma ve kampanya şirketi kurucusu Ertan Aydın ile eski Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer’in tutuklanmasına karar verilmişti.
Alnus Yatırım Menkul Değerler Firması Yönetim Kurulu Üyesi Fadimenur Demir, Atlas Portföy Yönetim Kurulu yöneticisi Gülsüm Doğan, Atlas Portföy Yönetimi AŞ ortağı Zuhal Topaloğlu, bankalardaki portföy çalışanı Yasemin Yılmaz hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.
Şüpheliler Selay Turhan İnce, Ebru Avcı, Canan Özdemir, Abdullah Dal, Seda Tarım Kocabalkan, Feyza Gözde Özdemir ve Erhan Tunç hakkında da adli kontrol tedbiri verilmişti.
Ulusal basında çıkan habere göre, Bolsonaro, talebine gerekçe olarak Federal Yüksek Mahkeme (STF) Yargıcı Cristiano Zanin’in oy verme süresini 2 saat uzatma kararını gösterdi.
Seçim sonucunu tanımayacağını vurgulayan Bolsonaro, “Bugün yaşananlar normal bir durum değildi. Kabul edilemez bir şeydi. Tarihte ilk kez, tek bir kalemde oyunun kuralları değiştirildi. Farklı eyaletlerdeki Brezilyalılar arasındaki eşitlik ilkesi tamamen ihlal edildi. Sandıkların yeniden açılmadığı eyaletlerde ne kadar oy alabileceğimi asla bilemeyeceğim. Seçimleri bu gerçekleşme biçimiyle tanımak imkansızdır. Sonuçların iptalini talep edeceğim.” ifadelerini kullandı.
Basına göre, Bolsonaro kanadından gelen itiraz ve şikayetlere rağmen, oy verme süresinin uzatılması talebinin aslında kendi seçim kampanyası ekibi tarafından Yüksek Seçim Mahkemesi’ne (TSE) iletildiği ortaya çıktı.
Bolsonaro’nun ekibi, Minas Gerais, Rio Grande do Sul, Parana, Sao Paulo ve Santa Catarina eyaletlerindeki bazı belediyelerde oy verme saatlerinin uzatılması için TSE’ye resmi başvuruda bulunmuştu.
Brezilya’da oy verme işleminin resmi olarak tamamlandığı saat 17.00 sınırında alınan son dakika kararı, seçim sandıklarında karmaşaya yol açmıştı.
Sürenin uzatıldığı açıklandığı sırada ülke genelindeki sandıkların büyük bölümü kapanmış durumdaydı. Tepkiler üzerine açıklama yapan mahkeme yetkilileri, uzatma kararının yalnızca henüz kapanmamış seçim merkezlerini kapsadığını bildirmişti.
TSE Yargıcı Cristiano Zanin, Devlet Başkanı Lula da Silva’nın seçim ekibinin toplu taşımadaki kısıtlamalar ve ulaşım sorunları nedeniyle yaptığı oy verme süresini 2 saat uzatma talebini kabul etmişti.
Sandıkların yüzde 99,89’unun açıldığı verilere göre, Lula da Silva geçerli oyların yüzde 51,77’sini alarak zafer ilan ederken, eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu Flavio Bolsonaro ise yüzde 48,23’te kaldı.
Manisa’nın Akhisar ilçesinde 11 Ekim’de meydana gelen ve sonrasında ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde otoyolda durup geri geri gittiği belirlenen tur otobüsünün çekiciyle çarpışması sonucu 11 kişi hayatını kaybetmiş, 27 kişi yaralanmıştı. Kaza, yolcu taşımacılığında trafik kurallarına uyulması, sürücülerin sorumluluğu, firmaların denetim yükümlülükleri ve trafik ihlallerine uygulanan yaptırımları yeniden gündeme getirdi.
Kazanın ardından şehirler arası yolcu taşımacılığında yolcu güvenliğini tehlikeye atan sürüş davranışları yeniden tartışma konusu oldu.
Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Genel Başkanı Birol Özcan, AA muhabirine, söz konusu şehirler arası otobüslerde trafik ihlallerinin ve disiplinsizliklerin yolcuların can güvenliğini tehdit etmesini ve denetimlerin etkinliğini değerlendirdi.
Söz konusu kazalara sebebiyet veren disiplinsizliğe dikkati çeken Özcan, bu konuda denetlemelerin daha da artırılması gerektiğini söyledi.
Şehirler arası yolculukta denetimlerde teknolojik imkanların kullanımının da artırılmasının önemine işaret eden Özcan, “Bugün bu teknolojide dronlar ve kameralarla yolları denetlediğin zaman, otobanlarda sol şeritte ağır vasıtalar, otobüsler giderken sağ şeritte küçük araçlar giderse tabii trafik kazaları meydana gelir” dedi.
Birol Özcan, kazaların meydana gelmesinde etkili olan nedenleri şöyle sıraladı:
“Seyir halinde sola sağa kaçmalar, telefon konuşmaları, yandaki şoförle yandaki koltuktaki adamla sohbet etmesi, yol güzergahında gittiği zaman sol şeritte önünde 500 metre uzakta giden bir arabayı takip etmemesi, arkadaki arabanın sinyal yapması, lamba yapması, yol istemesi, önüne kırıp solundan sağından geçmesi, sağ sol sinyalleri kullanmaması…”
Kazaların önlenmesi için ilk önce disiplin, tedbir ve denetimlerin artırılmasının önemini vurgulayan Özcan, “Bunu yapacak kim? Bugünkü sistemde dronlarla, kameralarla ve polis bölgelerinde trafik polisi, jandarma bölgelerinde jandarma” diye konuştu.
Sol şeridi kullanan hafriyat kamyonlarına ve otobüslere dikkati çeken Özcan, yolculuk esnasında emniyet kemeri takmanın sadece şoförler için değil yolcular için de geçerli bir kural olduğunu hatırlattı.
TOFED Genel Başkanı Özcan, kemer takmayan veya telefonla konuşan şoförlere acilen çok ağır cezalar yazılması gerektiğini belirterek “Bizim otobüslerde yolcularımız maalesef koltuklarda kemer takma alışkanlığına sahip değiller. Üreticilerin, nasıl ki küçük arabalarda kemer takmayınca sistem alarm veriyorsa, otobüs koltuklarına da bunu getirmesi lazım. Otobüslerdeki tüm koltuklarda kemer olması ve kemer kullanılmıyorsa sistemin alarm vermesi lazım” ifadelerini kullandı.
Otobüs firmalarının da kendi içinde bir disiplin mekanizması kurması ve bunu etkin bir şekilde uygulaması gerektiğine işaret eden Özcan, “Hem firmaların hem de TOFED’in denetim yaptığını”, “giriş-çıkış noktalarının, yol güzergahının ve saatlerin belli olduğunu”, “güzergahın değiştirilemeyeceğini, otobüslerin özellikle ilçelere giriş-çıkış yapamayacağını ve böyle bir ihlal halinde cezaya tabi olduğunu” belirtti.
Özcan, “Trafik veya jandarma bölgesinde bir şoförün ehliyetine, SRC ve dijital kartına baktığı zaman aşağı indirsin, ikinci şoförü de indirsin, bir hava alsın, bir iki üç dakika konuştuktan sonra tekrar direksiyon başına geçsin. İki şoförü de muhakkak denetlemesi lazım, aşağıda kontrol etmesi lazım. Neyi kontrol edecek? Ehliyetini, SRC belgesini, dijital kartını. Zaten bizdeki dijital kartlardan, bir şoförün bir sene içinde kaç saat otobüs, araba kullandığı, kaç saat uyuduğu, ne kadar çalıştığı çıkar. Ona göre cezai müeyyide uygulanması lazım” değerlendirmesini yaptı.
Birol Özcan, şehirler arası yolculukta disiplinsiz, trafik kurallarına aykırı birtakım hareketlerin bazı otobüs sürücülerinde bir alışkanlık haline geldiğini, toplumda da böyle bir durumun gözlendiğini anlattı.
Bazı sürücülerin kaçırdığı kavşağa, yolda durup geri geri gelerek kazalara sebep olduğunu ifade eden Özcan, şunları söyledi:
“Kavşağı geçtiği zaman hemen duruyor, sağ şeride geçiyor veyahut da geçilmeyen şeritten geri geri gelip geçmek istiyor. Çok yanlış bir şey. 15 dakika sürer güzergahta gecikmesi, kavşağı kaçırdıysa da ileride o taraftan geri dönüş yapması. Bu disiplinsiz alışkanlıktan vazgeçmemiz lazım ama bunun için, vazgeçmemiz için de denetlememiz lazım. Bunun için ağır cezalar yazıldığı zaman hiç kimse bunu yapmaz. Denetleme ve disiplin şart. Mesela bir tek o değil ki adam yolda giderken küçük araba olsun, büyük araba olsun fark etmiyor. Suyu içtikten sonra camı açıp pet şişesini dışarıya, arkaya atıyor, arkadaki arabaya denk geliyor. O da ani fren yaptığı zaman kazaya sebebiyet veriyor. Bir sürü neden var. Bunun için disiplin, eğitim ve denetleme şart. Denetleme olmasa bu kazaları her zaman göreceğiz ve yol güzergahında üç şeritli bir yolda ağır vasıtaların, otobüslerin, küçük arabaların hangi şeritte gideceğini de artık denetlememiz lazım. Çünkü sol şeritte ağır vasıta 80-90 kilometre ile gidiyor, sağ şeritte ilerleyen küçük araç 120 ile 130 ile gitmeye çalışıyor, bu yanlış. Arkadaki trafikte sıkışan adam da ne yapmak istiyor? Öne geçmek istiyor, sağ şeritten sola geçmek istiyor. Bunlar kazaya sebebiyet veriyor. Bunun için herkes kendi şeridini kullanacak. Herkes disiplinli, kurallara uyacak şekilde arabasını kullanmak mecburiyetinde.”
Cezaların yeterli olmadığını vurgulayan TOFED Genel Başkanı Özcan, “Mesela bir araba, eğer ki geri geri geliyorsa şimdi bir rapor çıkacak (Manisa Akhisar kazası) nasıl olacak bilmiyoruz. Yolcunun anlattığına göre iki şoför konuşmuş, geri geri geliyor, bilmiyoruz. Kesin bir şey konuşmamız yanlış. Eğer böyle bir şey varsa cezaları da ağırlaştırmak lazım gibi geliyor. Mesela şimdi bir ağır vasıta otobüs eğer sol şeritte hızını aşmışsa bunun tabii ki cezası olması lazım. Yahut da ileri gitmiş kavşağı geçmişse geri geri gelmişse onun tabii ki bir ağırlaştırılmış cezası olması lazım. Bir şoför kim olursa olsun telefonla film seyrediyorsa, mesaj çekiyorsa, konuşuyorsa yolu boş vaziyette olduğu zaman gitmiyorsa, kendini telefona vermişse bunlar kazaya sebebiyet verir. Bunlara ağırlaştırılmış ceza yazılması lazım” ifadelerini kullandı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.