49,9256$%0,07
55,7150€%-0,26
66,9473£%0,11
6.222,90%-3,56
10.250,00%-3,31
40.823,00%-3,39
3.874,94%-3,64
%
฿%
Ł%
Ξ%
%
$%
06:02
01 Kasım 2026 Pazar
Mali’deki bir tuz düzlüğünde 2022 yılında bulunan ve keşfedildiği yerden esinlenerek “Teghaza 001” adı verilen yaklaşık bir kilogram ağırlığındaki gök taşı, bilim insanlarını heyecanlandırdı.
Kimyasal ve mineral bileşenlerinin NASA’nın Mars görevlerinden elde edilen verilerle karşılaştırılması sonucunda, dünyada bilinen yaklaşık 435 Mars meteoritinden biri olduğu doğrulandı.
Yaş tespiti çalışmaları, bu kayanın yaklaşık 4,1 milyar yıllık geçmişiyle dünyada bulunan en eski üç Mars meteoritinden biri olduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar, tırnak büyüklüğündeki küçük bir parçayı analiz etmek için öncü bir tarihlendirme yöntemi kullandı.
Zirkon kristalleri içeren volkanik minerallerden oluşan gök taşı, Mars’ın güney yaylalarındaki örneklerle eşleşti.
Analizler, kayanın yaklaşık 4,1 milyar yıl önce Mars yüzeyindeki su tarafından şekillendirildiğini ve erken dönem Mars’ın düşünüldüğünden çok daha dinamik bir su döngüsüne sahip olabileceğini gösterdi. Bilim insanları bu eşsiz örneği, gezegenin kayıp tarihini çözmek için bir “Rosetta Taşı” olarak nitelendiriyor.
Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.
Açıklamada, İsrail saldırıları nedeniyle son 48 saatte Gazze’deki hastanelere 6 kişinin cenazesinin getirildiği, 26 kişinin yaralandığı belirtildi.
Ateşkesin yürürlüğe girdiği Ekim 2025’ten bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 1580’e, yaralananların sayısının 5 bin 711’e yükseldiği aktarılan açıklamada, aynı dönemde enkaz altından 845 kişinin cenazesinin çıkarıldığı kaydedildi.
Açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının başlangıcından bu yana toplam can kaybının 74 bin 594’e, yaralı sayısının ise 175 bin 834’e ulaştığı ifade edildi.
Sağlık Bakanlığı, Adli Tıp Kurumunun 24 Ekim’den bu yana kayıp dosyaları ve ihbarlar üzerinde yürüttüğü incelemeler sonucu kimlikleri doğrulanan 18 kişinin de toplam can kaybı sayısına eklendiğini aktardı.
Gazze Şeridi’nde enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.
“Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik” Resmi Gazete’de yayımlandı.
Yönetmeliğe eklenen ek maddeye göre, görevde yükselme sınavına tabi olmayan müdür ve müdür yardımcısı ünvanlı kadro ve pozisyonlar ile bunlara denk kadro veya pozisyonlarda ya da daha üst yönetici kadro veya pozisyonlarında bulunmuş olanların, bu yönetmelik kapsamında yer alan müdür ve müdür yardımcısı kadro ve pozisyonları ile bunlara denk kadro veya pozisyonlara görevde yükselme sınavına tabi tutulmaksızın genel hükümlere göre atanabilmeleri için alt görevlerdeki çalışma süreleri hariç olmak üzere ilgili şartların taşınması ve söz konusu görevlerde kesintisiz en az 3 yıl asaleten ve fiilen görev yapılmış olması koşulu aranacak.
Fındık piyasasına yönelik yürüttükleri çalışmaları değerlendiren Küle, fındığın Türkiye’nin iç ve dış ticareti için stratejik bir değer olduğuna işaret etti.
Küle, Türkiye’nin dünya fındık üretiminin yüzde 70’ini karşıladığına dikkati çekerek “Başta Ordu, Giresun, Trabzon ve Düzce olmak üzere Karadeniz’in sarp yamaçlarında, yağmurda çamurda binbir güçlükle bahçesine bakan 400 bin civarında ailemiz geçimini doğrudan bu üründen sağlıyor. Fındık, o ailelerimizin evindeki ekmek, çocuklarının okul harçlığı ve bir yıllık umudu demektir. Dolayısıyla fındık, ekonomik boyutunun ötesinde sosyal ve insani boyutuyla da bizim kırmızı çizgimizdir.” diye konuştu.
Bu bilinç ve sorumlulukla, Kurum olarak geçmişten bugüne fındık sektörüne hep büyük hassasiyetle eğildiklerini bildiren Küle, pazardaki adil ve etkin rekabeti korumak için sürekli olarak sahada bulunduklarını vurguladı.
Küle, bu süreçte sadece kendilerine şikayet gelmesini beklemediklerini belirterek üreticinin hakkını korumak adına resen sektör incelemeleri başlattıklarını, taahhütlere uyum süreçleri gibi çeşitli vasıtalarla piyasayı sürekli gözetimleri altında tuttuklarını söyledi.
Üreticinin mağdur edilmemesi adına attıkları en kritik adımlardan birinin, fındık alım pazarında en büyük alıcı konumunda bulunan Ferrero’nun bu gücünü kötüye kullandığı iddiaları üzerine 2023-2024 yıllarında yürüttükleri soruşturma olduğunu belirten Küle, şunları kaydetti:
“Bu soruşturmada Ferrero’nun pazardaki davranışlarını en ince ayrıntısına kadar inceledik. Soruşturma sürecinde, pazarda hakim durumda bulunduğu değerlendirilen Ferrero bir taahhüt başvurusunda bulundu. Rekabet Kurulu olarak söz konusu taahhütlerin pazardaki mevcut rekabetçi endişeleri gidereceği sonucuna ulaştık.”
Küle, bu kapsamda şirket tarafından 2024, 2025 ve 2026 yıllarını kapsayan fındık alım sezonları için sunulan ilgili taahhütlerin kabul edilerek, Ferrero bakımından bağlayıcı hale getirildiğini anımsatarak, “O günden bugüne Ferrero’nun tüm adımlarını ve taahhütlere uyup uymadığını anbean izliyoruz. Üreticimizin içinin rahat olması adına bir kez daha altını çizmek isterim. Ferrero’nun taahhütlere uymadığını veya taahhütleri dolanmaya çalışarak çiftçimizi mağdur ettiğini tespit etmemiz durumunda, şirkete çok ağır idari para cezası verilmesi gündeme gelecektir.” değerlendirmesinde bulundu.
Fındık üreticisinin emeğini tedarik zincirinin her halkasında korumayı amaçladıklarının altını çizen Küle, Ferrero kararı sonrasında sektörü tüm boyutlarıyla, Ordu’dan Giresun’a, Düzce’den Trabzon’a tüm üretim havzalarında, köydeki alımdan fabrikaya kadar takip etmeye devam ettiklerini bildirdi.
Küle, tedarik zincirinin tüm aşamalarını bölgesel ve yerel ölçekte değerlendirdiklerine işaret ederek “Çiftçimizin aleyhine gelişen rekabet sorunlarına karşı anında resen incelemeler başlattık.” dedi.
Teşebbüslerin 2024’te kendi aralarında anlaşarak fındık alım ve satım fiyatlarını belirledikleri iddiasıyla iki ayrı soruşturma yürüttüklerini anımsatan Küle, uzlaşma süreci sonunda Trabzon’da faaliyet gösteren 21 ve Düzce’de faaliyet gösteren 10 teşebbüse para cezası uyguladıklarını dile getirdi.
Küle, kimsenin yerel düzeyde de olsa bir araya gelip üreticinin fiyatını belirlemesine müsaade etmeyeceklerini ifade etti.
Bu yıl fındık sezonunun başlamasıyla, piyasada fiyatların serbest ve adil şekilde oluşup oluşmadığını denetlemek üzere eylülde sektör genelinde bir ön araştırma başlattıklarını anlatan Küle, “Karadeniz’in batısından doğusuna kadar bölgede faaliyet gösteren başlıca teşebbüslerde kapsamlı yerinde incelemeler gerçekleştirdik. Elde ettiğimiz bilgi ve belgeler neticesinde, fındık alım-satım pazarının önde gelen 6 büyük teşebbüsü hakkında ciddi rekabet ihlali şüphesiyle 22 Ekim’de soruşturma açtık.” diye konuştu.
Küle, bu soruşturmayla, doğrudan üreticinin cebini ve refahını ilgilendiren iki temel şüphenin üzerine gittiklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Soruşturmada, şu sorulara net cevaplar arıyoruz. Birincisi, ‘Pazarın en büyük alıcısı ile sahadaki yerel ve orta ölçekli alıcılar arasında fiyatları düşürmeye yönelik bir bağlantı var mı?’ Yani yerel alıcılar, büyük alıcının kontrolü ve yönlendirmesiyle fiyatları baskılayıp üreticiyi ucuza satış yapmaya mı zorluyor? İkincisi, ‘Pazarda birbiriyle rekabet etmesi gereken alıcılar, el altından anlaşarak ortak fiyat mı belirliyor?’ Yani çiftçimiz ürününü satmak için hangi kapıya giderse gitsin, önceden kararlaştırılmış aynı düşük fiyatla karşılaşıp çaresiz mi bırakılıyor? Açtığımız bu soruşturmadan temel beklentimiz, fındık fiyatlarının masa başındaki anlaşmalarla değil, piyasanın kendi doğal akışı içinde, adil ve serbest rekabet ortamında oluşmasını sağlamaktır.”
Çiftçilerin yalnız olmadığını vurgulayan Küle, üreticinin emeğine son derece saygı duyduklarını söyledi.
Fındığın gerçek değerini bulması ve geçimini bu ürüne bağlamış 400 bin ailenin emeklerinin karşılığını tam olarak alabilmeleri için ellerindeki tüm yasal araçları ve yetkileri sonuna kadar kullanmaya kararlı olduklarını belirten Küle, şu ifadeleri kullandı:
“Alım yaptıkları fındığın fiyatlarını suni şekilde düşürmek isteyen, ürünü daha ucuza satın almayı hedefleyen ve bunun için rekabeti ihlal etmeyi göze alan kim varsa karşısında bizi bulacaktır. Açtığımız soruşturmayı bu kararlı iradeyle yürüteceğiz. Açıkça söylüyorum, incelemelerimiz sürecinde çiftçimizi mağdur eden, rekabeti ihlal eden ilave teşebbüsler tespit etmemiz durumunda onları da tereddütsüz soruşturmaya dahil edeceğiz. Değerli üreticimizin emeğinin karşılığını bulması için sektörü sıkı bir şekilde takip etmeye ve sonuna kadar çalışmaya devam edeceğiz.”
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin karşısına yapılan Beştepe Millet Ormanı’na Türk Dil Kurumunca diktirilen Orhun Yazıtları’nın açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 30 Ekim’de Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 13. Devlet Başkanları Zirvesi için Ankara’da bulunan Türk devletleri başkanları tarafından yapıldı.
Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından bire bir ölçülerinde hazırlatılan Köl Tigin, Bilge Kağan ve Bilge Tonyukuk Yazıtları’nın replikaları, Beştepe Millet Ormanı’nda 16 Türk devletinin bayraklarının da bulunduğu alana yerleştirildi.
Köl Tigin Yazıtı, Köktürk Kağanlarından Bilge Kağan’ın 731 yılında vefat eden küçük kardeşi Köl Tigin’in hatırasını yaşatmak amacıyla Bilge Kağan tarafından diktirilmiştir. Yazıtın da içinde bulunduğu anıt alanı, 732 yılında tamamlandı.
734 yılında vefat eden Köktürk Kağanı Bilge Kağan’ın anısını yaşatmak ve Türk milletine ebedî öğütler bırakmak amacıyla, 735 yılında oğlu Teñri Kağan tarafından diktirildi.
Bilge Tonyukuk Yazıtları, II. Köktürk Kağanlığı’nın kuruluşunda ve güçlenmesinde önemli görevler üstlenen devlet adamı, danışman ve komutan Bilge Tonyukuk tarafından, kendi sağlığında diktirilmiştir. Yazıtta, dikiliş tarihi belirtilmemiş olup 725 yılına tarihlendiriliyor.
Köl Tigin, Bilge Kağan ve Bilge Tonyukuk Yazıtları; Türkçenin en eski ve kapsamlı yazılı belgeleri olarak kabul edilmektedir. Tarihi olayları aktaran güçlü anlatımları Türk dili, edebiyatı ve devlet düşüncesinin önemli kaynakları arasında yer alıyor.
Türk dilinin en kadim tanıkları ve Türk dünyasının sarsılmaz kardeşlik mührü olan bengü taşlar, başkent Ankara’da, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin karşısındaki Beştepe Millet Ormanı’nda ziyaretçilerini bekliyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.