DOLAR

50,0294$%0,04

EURO

56,2629€%0,20

STERLİN

67,4798£%0,18

GRAM ALTIN

6.535,42%0,00

ÇEYREK ALTIN

10.733,00%-0,08

TAM ALTIN

42.763,00%-0,08

ONS

4.061,44%-0,06

BİST100

%

BİTCOİN

฿%

LİTECOİN

Ł%

ETHEREUM

Ξ%

RİPPLE

%

TETHER

$%

Sabah Vakti a 06:06
Kırıkkale PARÇALI AZ BULUTLU 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
admins

admins

04 Kasım 2026 Çarşamba

DİĞER YAZARLARIMIZ

Almanya’da Bavyera Eyalet Başbakan Yardımcısı Aiwanger otelde ölü bulundu

Almanya’da Bavyera Eyalet Başbakan Yardımcısı Aiwanger otelde ölü bulundu
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Alman basınının güvenlik birimlerine dayandırdığı haberlere göre, Özgür Seçmenler (Freie Wähler) Partisi Genel Başkanı da olan 55 yaşındaki Aiwanger, Berlin’de bulunan Neuer Fritz Oteli’nde ölü bulundu.


Aiwanger’in ölüm nedenine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.


Aiwanger’in, partisinin Berlin’deki başkent temsilciliğinin açılışına katılmasının beklendiği ancak kendisini iyi hissetmediği gerekçesiyle etkinliğe katılmadığı ve otelde kaldığı belirtildi.


2006’da Özgür Seçmenler Partisinin Bavyera eyalet başkanlığına seçilen Aiwanger, 2010’da partinin federal başkanlığını da üstlendi.


2008’de ilk kez Bavyera Eyalet Meclisine giren Aiwanger, 2018’deki eyalet seçimlerinin ardından Bavyera Ekonomi, Eyalet Kalkınma ve Enerji Bakanı olarak görevlendirildi ve eyalet başbakan yardımcılığı görevini üstlendi.


Muhafazakar siyasi çizgisiyle tanınan Aiwanger, özellikle Avrupa Birliği’nin (AB) kararlarına yönelik eleştirel tutumuyla öne çıkıyordu.

Devamını Oku

Kadın girişimciler için ödül töreni düzenlenecek

Kadın girişimciler için ödül töreni düzenlenecek
0

BEĞENDİM

ABONE OL

2026’nın kadın girişimcileri ödüllerini cuma akşamı düzenlenecek törenle alacak.

İş Kadınları Derneği’nin (İKD) Telsim ana sponsorluğunda gerçekleştireceği 2026 Yılının Kadın Girişimcileri Ödül Töreni cuma akşamı saat 19.00’da Lefkoşa’da Grand Pasha Otel’de olacak.

Telsim’den yapılan açıklamaya göre, gecede, “Yılın Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi”, “Yılın İlham Veren Kadın Girişimcisi”, “Telsim Girişimcilik Özel Ödülü”, “İş Kadınları Derneği Onur Ödülü” ve “Yılın Toprağa Değer Katan Kadın Girişimcisi” olmak üzere 5 kategoride ödül verilecek.

Kadın girişimciler için ödül töreni düzenlenecek yazısı ilk önce Eksen Kıbrıs üzerinde ortaya çıktı.

Haberin tamamı: Eksen Kıbrıs

Devamını Oku

Hatay’da sağanak: Bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Hatay’da sağanak: Bazı ev ve iş yerlerini su bastı
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Kent genelinde akşam başlayan sağanak, ilerleyen saatlerde etkisini artırdı.


Yağış nedeniyle Karakese, Özerli ve Kuzuculu mahallelerindeki bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazilerinin bir kısmı su altında kaldı.


Park halindeki bazı araçlar, sel suları nedeniyle sürüklendi.


Ulaşımda aksamalara yol açan yağış nedeniyle köprü ve bulvarlarda polis ekiplerince önlem alındı.


Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri dere yataklarında, Büyükşehir Belediyesi ekipleri ise su baskınından etkilenen evlerde tahliye çalışması başlattı.

Devamını Oku

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı: İsrail tıbbi tahliyeleri zaman tuzağına dönüştürdü

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı: İsrail tıbbi tahliyeleri zaman tuzağına dönüştürdü
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, bölgedeki hastaların yurt dışında tedavi edilmesi için ekim ayı boyunca planlanan 17 günlük tahliye takviminin İsrail’in engellemeleri nedeniyle yalnızca 7 gün uygulandığı belirtildi.


Ekim ayında tedavi için Gazze dışına yalnızca 209 kişinin çıkabildiği aktarılan açıklamada, “İsrail’in sıkı kısıtlamaları, durumu kritik binlerce hastayı abluka altında tutuyor.” denildi.


Yurt dışına çıkışına izin verilen hasta sayısının Gazze’de yaşanan sağlık felaketi karşısında son derece yetersiz kaldığı vurgulanan açıklamada, İsrail’in bu uygulamayla binlerce insanın yaşamını kasıtlı olarak tehlikeye attığı ifade edildi.


Tahliyeler “zaman tuzağına” dönüştürüldü


Sınır kapılarının kapalı tutulduğu ve tahliye onaylarının bilinçli olarak geciktirildiği kaydedilen açıklamada, “Tıbbi tahliyeler birer zaman tuzağına dönüştürülerek kritik vakaların hayatta kalma şansını kaybetmesine neden olunmaktadır.” denildi.


Bakanlık, İsrail’in ablukayı ve kısıtlamaları derhal kaldırması, sınır geçişlerinin hastaların ve yaralıların nakli için kalıcı ve düzenli olarak açılması yönünde uluslararası toplumun İsrail’e güçlü bir baskı uygulaması çağrısında bulundu.


21 bin hasta tahliye edilmeyi bekliyor


Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığından 9 Ekim’de yapılan açıklamaya göre, Gazze’de yurt dışında tedavi olmak için bekleyen kayıtlı 21 bin hasta bulunuyor. Bu hastaların 5 bin 803’ünü çocuklar, 4 bin 800’ünü ise tümör hastaları oluşturuyor.


Sınırlar kapalı tutulduğu için Gazze dışında tedavi olmayı beklerken yaşamını yitiren hastaların sayısı ise 264’ü çocuk olmak üzere 2 bin 27’ye ulaştı.


İsrail makamları, Gazze’nin dünyaya açılan tek kapısı Refah Sınır Kapısı’nda farklı güvenlik gerekçeleri öne sürerek tıbbi geçişleri ve insani yardımları sık sık engelliyor.

Devamını Oku

Üstel: Kıbrıs Türk halkının egemenliği, güvenliği ve geleceği AB’nin siyasi raporlarına teslim edilemez

Üstel: Kıbrıs Türk halkının egemenliği, güvenliği ve geleceği AB’nin siyasi raporlarına teslim edilemez
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Ünal Üstel, Avrupa Komisyonu’nun 2026 Türkiye Raporu’nda Kıbrıs meselesine ilişkin yer verilen değerlendirmelere sert tepki gösterdi.

Başbakan Üstel’in açıklaması şöyle:

“Avrupa Komisyonu’nun yayımladığı 2026 Türkiye Raporu’nda, Anavatan Türkiye’nin Kıbrıs politikasının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarının, Maraş açılımının ve Türkiye ile KKTC arasında geliştirilmesi öngörülen enerji projelerinin hedef alınmasını şiddetle reddediyoruz. Bu rapor, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs meselesinde tarafsız ve adil bir yaklaşım sergilemekten ne kadar uzaklaştığını bir kez daha ortaya koymaktadır.

Ne yazık ki Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, Kıbrıs meselesinin tarihsel sürecinde Kıbrıs Türk halkına karşı adil davranamamış, tarafsızlık ilkelerini koruyamamış ve giderek Rum-Yunan ikilisinin siyasi tezlerinin adeta borazanlığına soyunmuştur. 1963 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ortaklık yapısı silah zoruyla yıkılırken, Kıbrıs Türk halkı devlet kurumlarından dışlanırken, köylerimiz saldırıya uğrarken ve insanlarımız can güvenliğinden mahrum bırakılırken uluslararası toplumun sergilediği tutum hafızalarımızdadır.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 186 sayılı kararıyla, Kıbrıs Türklerinin dışlandığı Rum yönetiminin adanın meşru hükümeti olarak muhatap alınması, Kıbrıs meselesindeki tarihsel adaletsizliğin en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Avrupa Birliği ise 2004 yılında, Annan Planı’na Kıbrıs Türk halkı evet, Rum halkı hayır demesine rağmen, Rum yönetimini bütün adayı temsilen üyeliğe kabul ederek bu adaletsizliği daha da derinleştirmiştir. Çözüme evet diyen Kıbrıs Türk halkı izolasyonlara mahkum edilirken, çözüme hayır diyen Rum tarafı ödüllendirilmiştir.

Bugün aynı Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk halkına siyasi çözüm reçetesi sunmaya kalkışması, geçmişteki bu çifte standardı ibretlik bir şekilde gözler önüne sermektedir. Avrupa Birliği’nin iki devletli çözüm yaklaşımını hedef alması da kabul edilemez.

Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi, iki ayrı devlet ve iki ayrı egemen yönetim bulunmaktadır. Bu gerçek, siyasi raporlarla veya tek taraflı kararlarla ortadan kaldırılamaz. Kıbrıs Türk halkı Rum yönetiminin azınlığı değildir ve hiçbir zaman olmayacaktır. Egemen eşitliğimizin ve eşit uluslararası statümüzün kabulü, bizim açımızdan adil ve sürdürülebilir bir çözümün temelidir.

Maraş konusunda da Avrupa Birliği’nin yalnızca Rum tarafının taleplerini esas alan yaklaşımını reddediyoruz. KKTC’nin kendi egemenliğindeki tasarruflarına ilişkin tutumu açıktır. Atılan adımların uluslararası hukuk ve mülkiyet hakları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Türkiye ile KKTC arasında planlanan Anamur–Teknecik doğal gaz boru hattının raporda eleştiri konusu yapılması ise son derece düşündürücüdür.

Kıbrıs Türk halkının enerji güvenliğini güçlendirecek, ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak ve refah seviyesini yükseltecek projelerin Rum yönetiminin onayına bağlanmak istenmesini kabul etmiyoruz. Türkiye’den KKTC’ye getirilen su, halkımız için nasıl hayati bir kazanım olmuşsa, doğal gaz ve elektrik bağlantıları da geleceğimiz açısından aynı derecede stratejik öneme sahiptir.

Avrupa Birliği, Rum yönetiminin enerji projelerini desteklerken Kıbrıs Türk halkının enerji güvenliğine yönelik girişimlere karşı çıkmasının yarattığı çifte standardı açıklamak zorundadır. Aynı şekilde Türkiye’nin adadaki askeri varlığının hedef alınmasını da reddediyoruz. Kıbrıs Türk halkı 1963–1974 yılları arasında yaşadıklarını unutmamıştır.

Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiilî garantörlüğü, halkımızın güvenliği bakımından vazgeçilmezdir. Türk askerinin adadaki varlığı bizim için bir tehdit değil, güvenliğimizin en önemli teminatıdır. Avrupa Birliği, Doğu Akdeniz’de Rum-Yunan ikilisinin girişimlerini desteklerken Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının meşru hak ve çıkarlarını görmezden gelen bir yaklaşım sergilemektedir.

Buradan Avrupa Birliği’ne ve Birleşmiş Milletler’e açıkça sesleniyorum: Kıbrıs meselesinde gerçekten adil ve kalıcı bir çözüm istiyorsanız, önce Kıbrıs Türk halkına karşı yıllardır sürdürülen eşitsiz muameleyi, ambargo ve izolasyonları sorgulayınız. Rum tarafını adanın tek sahibi olarak gören anlayıştan vazgeçiniz. Kıbrıs Türk halkının iradesini, egemenliğini ve eşit uluslararası statü talebini yok sayarak kalıcı bir uzlaşmaya ulaşılamayacağını kabul ediniz.

Kıbrıs Türk halkının geleceği Brüksel’de hazırlanan tek taraflı raporlarla değil, kendi özgür iradesiyle belirlenecektir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir dayanışma içerisinde, egemen eşitliğimizden, devletimizden, güvenliğimizden ve halkımızın haklarından asla taviz vermeyeceğiz.

Avrupa Birliği’ne sesleniyorum: Kıbrıs Türk halkını yok sayan hiçbir yaklaşım adil değildir. Rum-Yunan tezlerini tekrarlamak çözüm üretmez. Kıbrıs’ta kalıcı barışın yolu, adadaki iki halkın haklarına ve siyasi eşitliğine,ayrı egemenliğine saygı gösterilmesinden geçmektedir.

Kıbrıs Türk halkı yalnız değildir. Anavatan Türkiye ile birlikte haklarımızı, devletimizi ve geleceğimizi kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.”

Üstel: Kıbrıs Türk halkının egemenliği, güvenliği ve geleceği AB’nin siyasi raporlarına teslim edilemez yazısı ilk önce Eksen Kıbrıs üzerinde ortaya çıktı.

Haberin tamamı: Eksen Kıbrıs

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.