49,8227$%-0,01
55,5819€%0,13
66,4856£%0,13
6.476,54%-0,63
10.633,00%-0,64
42.381,00%-0,64
4.044,83%-0,56
%
4005331฿%-0.58913
2896.64Ł%1.14734
116085Ξ%-0.92769
64.88%-1.902
49.78$%0.01386
12:53
29 Ekim 2026 Perşembe
Araştırmacılar, baykuşların tüyleriyle bağlantılı DNA varyantlarını izleyerek yaklaşık on nesil boyunca etki eden doğal seçilim kanıtları buldu ve doğada ortaya çıkan değişimin ayrıntılı bir görünümünü sundu.
Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırma, Lozan Üniversitesi Biyoloji ve Tıp Fakültesi Ekoloji ve Evrim Bölümünde araştırmacı olan Dr. Tristan Cumer liderliğinde yürütüldü. Profesör Jerome Goudet’in ekibinde çalışan Cumer ve meslektaşları, renk ve beneklenmeyle ilişkili genetik varyantların zaman içinde nasıl daha fazla veya daha az yaygın hale geldiğini inceledi.
Buradaki zorluğun, rastgele meydana gelebilecek değişiklikleri doğal seçilimin şekillendirdiği değişikliklerden ayırt etmek olduğu ifade edildi.
Makalenin başyazarı Cumer, popülasyonda gözlemlenen değişikliklerin tamamen rastgele olduğu simülasyonlarla karşılaştırdıklarını söyledi. Cumer, kızıl kahverengi tüylerle ilişkili bir genetik varyantın sadece şansın açıklayabileceğinden çok daha yaygın hale geldiğini, sadece doğal seçilimi içeren simülasyonların gözlemledikleri değişiklikleri yeniden ürettiğini açıkladı.
Analizin, hem kapsamlı genetik dizilemeye hem de onlarca yıllık saha çalışmasıyla toplanan kayıtlara dayandığı belirtildi.
Çalışmanın son yazarı ve aynı zamanda İsviçre Biyoinformatik Enstitüsüne bağlı Goudet, bu yırtıcı kuşları onlarca yıldır sahada izleyen Alexandre Roulin ve grubunun topladığı olağanüstü hacimdeki verilerden yararlanarak 3 binden fazla baykuşun tüm genomlarını dizileyebildiklerini, renk ve beneklenmeyle ilişkili DNA varyantlarını belirleyebildiklerini söyledi. Goudet, bunun vahşi bir popülasyon üzerinde şimdiye kadar yapılmış en derinlemesine genetik analizlerden biri olduğunu kaydetti.
Araştırmacılar, kuşların görünümünde önemli rol oynayan genetik bölgeleri belirledi. Bunlar arasında pigmentasyonu etkilediği bilinen MC1R geni ve renk ile beneklenmeye katkısını netleştirdikleri bir eşey kromozomu üzerindeki bölge yer alıyor. Ancak bu bağlantıların belirlenmesinin doğal seçilimin hangi özelliği desteklediğini kanıtlamadığı ifade edildi.
Goudet, tüy renginin doğal seçilim tarafından doğrudan desteklenen özelliğin kendisi olup olmadığını da bilmediklerini söyledi. MC1R’nin pigmentasyonda rol oynadığını ancak stres tepkileri ve saldırganlık dahil olmak üzere diğer özelliklerle de bağlantılı olan melanokortin sisteminin bir parçası olduğunu belirten Goudet, seçilimin bu özelliklerden biri üzerinde etkili olabileceğini ve baykuşların görünümündeki değişikliğin sadece bir sonuç olarak ortaya çıkabileceğini vurguladı.
Peçeli baykuşların tüyleri, aralarda altın kahverengi tonlarıyla birlikte saf beyazdan koyu kızıl kahverengiye kadar değişiyor. Bazı kuşların göğüslerinde sadece birkaç soluk koyu leke bulunurken diğerleri çok daha belirgin işaretler taşıyor. Lozan Üniversitesindeki araştırmalar, bu varyasyonu kuşların hayatlarının görünümlerinin ötesindeki yönleriyle ilişkilendirdi.
Tüy renginin doğurganlık, avlanma stratejileri ve beslenme ile ilişkili olduğu biliniyor. Örneğin, önceki bir üniversite raporunda açıklandığı gibi, beyaz peçeli baykuşlar avlarına saldırırken ay ışığını kendi avantajlarına kullanıyor. Beneklenmenin ise bağışıklık ve stresle başa çıkma yeteneği ile ilişkili olduğu ifade ediliyor. Büyük siyah benekli kuşların, yiyecek kıtlığı ve parazitler dahil olmak üzere belirli stresli koşullara daha iyi dayanabildiği görülüyor.
Bu bağlantıların son değişiklikler için olası açıklamalar sunduğu ancak bunları yönlendiren ekolojik faktörlerin henüz tanımlanmadığı belirtildi. Üniversitenin Ekoloji ve Evrim Bölümünde profesör ve çalışmanın ortak yazarlarından biri olan Roulin, gıda tedarikindeki değişimlerin veya çevresel stresin etkili olabileceğini öne sürdü.
Av bulunabilirliğindeki bir değişikliğin, daha fazla tarla faresi yiyen kızıl kahverengi peçeli baykuşları desteklemiş olabileceğini, beyaz baykuşların ise daha çok orman faresi ile beslenme eğiliminde olduğunu kaydeden Roulin, beneklenmedeki artışın daha büyük çevresel stresle bağlantılı olabileceğini söyledi. Roulin, bireyler arasındaki çarpıcı renk farklılıklarına rağmen hangi ekolojik faktörlerin bu varyasyonları açıkladığını belirlemenin son derece zor olmaya devam ettiğini bildirdi.
Sürücüsünün ismi henüz öğrenilemeyen hafif ticari araç, Yasin Haşimoğlu Mahallesi Çevre Caddesi’nde şarampole devrildi.
Araç daha sonra takla atarak Karşıyaka Caddesi’ne düştü.
İhbar üzerine kaza yerine polis, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, araçta bulunan Kerim Can Aydın’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.
Kazada ağır yaralanan Barış Şahin, Eylül Ada Bayındır ve Naz Altaş, ambulanslarla Oltu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralılar, burada yapılan müdahalenin ardından Erzurum’daki hastanelere sevk edildi.
Bayındır, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Böylece ölü sayısı 2’ye yükseldi.
Polis kazayla ilgili inceleme başlattı.
İtalyan ordusuna bağlı Julia Alp tugayı tarafından salı günü yapılan açıklamada, top mermileri, havan topları ve diğer mühimmatların Trentino-Alto Adige bölgesinde ilk olarak doğa yürüyüşçüleri, doğa bilimciler ve bir vakada trafik kazası sonrası bulunduğu belirtildi.
Ordu, bu yaz bulunan ilk patlamamış mühimmatın, haziran ayında Caldonazzo yakınlarında bir sürücünün aracını park ederken el frenini çekmeyi unutması sonucu bir vadiye yuvarlanan otomobilin ardından keşfedilen 90 milimetrelik havan mermisi olduğunu bildirdi.
İtfaiyeciler aracı çıkardıklarında, bir ağacın dibinde Birinci Dünya Savaşı’na ait mermiyi fark etti. Mermi daha sonra uzman bir bomba imha ekibi tarafından bölgeden uzaklaştırıldı.
İtalyan ve Avusturya-Macaristan orduları arasında 1915 ile 1918 yılları arasında yapılan Beyaz Savaş’tan kalan diğer patlayıcılar, yaz aylarında doğa yürüyüşçülerinin ilgi gösterdiği bir bölgede yoğunlaştı. Bu mühimmatların 100 yıldan uzun bir süredir kar ve buz altında kaldığı belirtildi.
Birliğin sözcüsü, yüksek riskli yüksek irtifa kurtarma ve askeri operasyonlarda uzmanlaşan Julia Alp tugayının 2. İstihkam Alayından uzmanların ağustos ayı başlarında temizlik çalışmalarına başladığını söyledi. Yaz dönemi ıslah çalışması 16 Ekim’de sona erdi.
Patlayıcılar, dağcılar, yürüyüşçüler ve dağ işçileri tarafından sıklıkla kullanılan patikaların yanı sıra halkın erişemeyeceği alanlarda da bulundu.
Ordu, mühimmatları temizleme kampanyasının erişilemeyen alanlarda, yüksek rakımlarda ve özellikle zorlu arazilerde ilerlemek için sağlam dağcılık becerileri gerektirdiğini ifade etti.
Bieno köyü yakınlarındaki Cima del Frate dağ zirvesi ile Forcella Fierollo dağ geçidi arasındaki bölgede, 75 milimetrelik top mermilerinden oluşan bir zula, bu ayın başlarında çıkarma işlemi sırasında popüler bir dağcılık rotasının kapanmasına neden oldu. Rota daha sonra yeniden açıldı.
Ordu, her yıl hem Birinci hem de İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma mühimmatların ortaya çıktığını ancak uzmanlık gerektiren çalışmaların yalnızca yaz sonu ve sonbahar başlarında, hava koşullarının ekim sonlarında kar başlamadan önce daha güvenli operasyonlara izin verdiği zamanlarda yapılabildiğini bildirdi.
Son birkaç yıldaki aşırı sıcaklar, Care Alto ve Lares buzullarının hızla geri çekilmesine yol açarak bölgeyi çalışanlar için daha az güvenli hale getirdi.
Yürüyüşçüleri ve yerel dağ sakinlerini şüpheli mühimmat bulduklarında dokunmamaları veya hareket ettirmemeleri konusunda uyarmak için bir güvenlik kampanyası yürütülüyor. Bulunan mühimmatların ideal olarak fotoğraflarla birlikte yerel yetkililere bildirilmesi isteniyor.
Yerel yetkililer, 2025’teki düşük kış kar yağışı ve 2026 yazındaki aşırı sıcaklıkların Trentino bölgesindeki buzulların erimesini hızlandırdığını kaydetti.
İstanbul Boğazı’ndan geçerken makine arızası meydana gelen Saint Kitts ve Nevis bayraklı 139 metre uzunluğundaki “Alisuvar Mammadov” adlı kargo gemisi Kanlıca önlerinde demirledi.
İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik ile Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı kurtarma römorkörleri sevk edildi.
Arıza nedeniyle İstanbul Boğazı’ndaki gemi trafiği çift yönlü askıya alındı.
Ekiplerin müdahalesiyle arızası giderilen gemi, kurtarma römorkörlerinin kontrolünde seyrine devam ediyor.
Yaklaşık 3 saat gemi trafiğine kapatılan boğaz, kargo gemisinin geçişini tamamlamasıyla yeniden trafiğe açılacak.
[Fotoğraf: AA]
Tarım Bakanı Silvio Erkens çarşamba günü yaptığı açıklamada, daha fazla enfeksiyon riskinin ciddi boyutta olduğunu belirterek hem hayvanların hem de işletme sahiplerinin olabildiğince az zarar görmesini sağlamak için kuşların kapalı alanlarda veya korunaklı yerlerde tutulmasına yönelik ülke çapında bir zorunluluk getirmeye karar verdiğini söyledi.
Bu karar, ABD’nin Illinois eyaletindeki bir çiftlikte kuş gribi salgınının bu hafta ülkenin en büyük aktif salgını haline gelmesi ve yaklaşık 1 milyon tavuğun itlaf edilmesinden kısa süre sonra alındı.
ABD Tarım Bakanlığı, salgının Illinois eyaletinin Clinton bölgesindeki ticari bir yumurta üretim tesisinde 934 bin 600 kuşu etkilediğini doğruladı. Yetkililer, salgının Germantown dışında bulunan Rose Acre Farms adlı tesiste meydana geldiğini bildirdi.
Şirketin internet sitesindeki bilgilere göre Rose Acre Farms, ABD’nin en büyük ikinci yumurta üreticisi konumunda bulunuyor. Kuş gribi olarak bilinen yüksek patojenik kuş gribinin bir tedavisi bulunmadığı için yetkililer, virüsü kontrol altına almak amacıyla enfekte olan ve virüse maruz kalan kuşları itlaf etmek zorunda kalıyor.
Yaklaşık bir milyon tavuğun kaybedilmesi, yumurta üretimini sekteye uğratabilir ve arzın daralmasıyla fiyatlar üzerinde daha fazla baskı yaratabilir.
Illinois’deki salgının boyutu, ülke genelindeki diğer aktif vakaları büyük ölçüde geride bırakıyor. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, eyalet genelinde etkilenen 168 bin 880 kuş ile Minnesota en yüksek ikinci sayıya sahip.
Salgın, ABD’de ilk olarak şubat 2022’de tespit edilen ülke çapındaki kuş gribi salgınının bir parçasını oluşturuyor. Raporlara göre, o tarihten bu yana salgın sonucunda 210 milyondan fazla kuş öldü veya itlaf edildi.
Kuş gribi vakaları, göçmen yabani kuşların virüsü evcil kümes hayvanlarına bulaştırabildiği sonbahar ve ilkbahar aylarında genellikle artış gösteriyor.
Virüs enfekte kuşlar, kirlenmiş yüzeyler ve malzemelerle temas yoluyla yayılabiliyor ve hastalık sürülere ulaştığında çiftlikleri savunmasız hale getiriyor. Yaklaşık bir milyon tavuğun yerini doldurmak zaman alıyor, bu da marketlere daha az yumurta ulaşabileceği ve fiyatların artabileceği anlamına geliyor.
Kuş gribinin on milyonlarca yumurtlayan tavuğu öldürdüğü, arzı daralttığı ve fiyatları hızla yükselttiği 2024 yılında da benzer bir durum yaşanmıştı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.