49,6090$%0,08
55,5785€%-0,14
66,4170£%-0,14
6.384,76%-0,62
10.548,00%-0,08
42.043,00%-0,08
3.995,69%-0,72
%
฿%
Ł%
Ξ%
%
$%
12:53
25 Ekim 2026 Pazar
Ziya Gökalp, 23 Mart 1876’da Diyarbakır’da doğdu.
Babası Mehmet Tevfik Efendi oğluna Mehmet Ziya ismini verdi. Ancak O, 1911 sonrasında Gökalp ismini Ziya ile birlikte kullanmaya başladı ve bu isimle tanındı.
Rüştiye-i Askeriyye’ye (askeri ortaokul) 1886’da başlayan Gökalp, son sınıftayken babasını kaybetti. Gökalp, 1890’da amcası Müderris Hacı Hasip Bey’den geleneksel İslam ilimleriyle ilgili ders almaya başladı. Aynı yıl İstanbul’a giderek lise eğitimine başlayan yazar, 1891’de geri dönerek, ikinci sınıfa Diyarbakır’da devam etti.
Ziya Gökalp, 1896’da İstanbul’a dönerek, yatılı Mülkiye Baytar Mekteb-i Alisi’ne kaydoldu, amcasından Arapça ve Farsça, okul müdüründen ise Fransızca dersleri aldı.
Usta kalem, 4. sınıfa geçtiği yaz tatilinde Diyarbakır’da gizli toplantılara katılmak, izinsiz cemiyet kurmak ve zararlı yayınları okumak suçlamasıyla 1898’de tutuklandı. Bir müddet sonra serbest kalarak İstanbul’a dönen Gökalp, okula alınmadığı için baytarlık eğitimini tamamlayamadı.
Geleneksel ilimlerde kendisinden faydalandığı amcası Hacı Hasib Efendi’nin kızı Vecihe Hanım ile 1900’de evlenen yazar, kısa süre memuriyetlerde bulundu, askeri okulda Fransızca öğretmenliği yaptı.
Gökalp, dönemin yoğun siyasi ortamının da etkisiyle İttihat ve Terakki Cemiyetine üye oldu ve muhalif hareketlerin içinde yer aldığından 1900 yılında 9 ay tutuklu kaldı.
İkinci Meşrutiyet’in ilanıyla İttihat ve Terakki Cemiyetinin Diyarbakır Şubesini kuran yazar, 1911’de Selanik İttihat ve Terakki Mekteb-i Sultanisi’nde Türkiye’nin ilk sosyoloji derslerini verdi.
Başarılı edebiyatçı Balkan Savaşları başlayınca İstanbul’a dönmek zorunda kaldı, 1912’de yenilenen Meclis-i Mebusan seçimlerinde Ergani Milletvekili olan Gökalp, aynı yıl meclis feshedilince Darülfünun’da (İstanbul Üniversitesi) sosyoloji profesörü olarak ders vermeye başladı.
Ömer Seyfettin ve Ali Canip Yöntem’in çıkardığı “Genç Kalemler” dergisine şiir ve makaleleriyle katkıda bulunan Gökalp, birçok dergi ve gazete için düşünce yazıları kaleme aldı.
Dönemin edebi akımlarının, dili ağır ve anlaşılmaz bir hale getirdiğini düşünen yazar, dilde sadeleşme ve şiirde hece ölçüsünü savunan “Yeni Lisan” hareketi içinde yer aldı.
Gökalp, şiirin ve edebiyatın toplumun anlayabileceği bir düzeyde tutulmasını savunarak, “sanat toplum içindir” düşüncesinden hareketle eserlerini kaleme aldı.
Sanatın elit bir topluluğun malı olmasındansa halka mal edilmesi gerekliliğini savunan Gökalp, yazdığı eserleri yalın, şiirlerini ise “milli ölçü” olduğunu söylediği hece ölçüsüyle yazdı. Ord. Prof. Mehmet Fuad Köprülü, yakınlarının, mahcup, sessiz, mütevazı, durgun, suskun ve sıkılgan olarak tanımladığı Gökalp’e ilişkin bir açıklamasında, onun kuvvetli bir hafızaya, Doğu ve Batı hakkında geniş ve sağlam bilgilere sahip olduğunu söylemişti.
İlk eserlerinde Ziya, Ziyaeddin, Mehmed Ziya, Hüseyin Vedad, Tevfik Sedad, Mehmed Mehdi, Mehmed Nail, Demirtaş, Celal Sakıb takma adlarını kullanan yazar, 1911’de okuyucuyla buluşan “Genç Kalemler” dergisindeki “Altın Destan” manzumesinde ve sonraki hemen hemen tüm eserlerinde “Gök Alp”, Ziya Gökalp imzasını tercih etti.
Ziya Gökalp, toplumsal anlamda bir inkılap gerçekleştirmek için toplumun duygusal ve ruhsal anlamda buna hazırlanması gerekliliğine inanarak, yazı ve şiirlerini bir propaganda aracı olarak kullandı. Toplumu duygusal olarak hazırlayabileceği ortamın sanat olduğunu düşünerek ideolojisini eserlerinin içine yerleştiren Gökalp, dilin ve edebiyatın tüm imkanlarını seferber ederek Türkçü ve Turancı motiflere yer verdi.
Usta edebiyatçının 1914’te yayınladığı şiir kitabının ismi Kızıl Elma, kitabın ilk şiiri ise Türklerin tek bir devlet içerisinde yaşama arzusunu vurgulayan “Turan”dı.
“Vatan ne Türkiye’dir Türklere/ Ne Türkistan Vatan/ Büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan” dizelerinin sahibi Gökalp, toplumcu bir düşünce insanı olmasının yanında milliyetçilik düşüncesini Turancı ideolojiyle destekleyerek eserlerinin içerisine yerleştirmesiyle dikkati çekti. Bu şekilde sanatsal bir hazdan ziyade faydacı bir yaklaşım benimseyerek eserleri aracılığıyla toplumdaki milli duyguları canlandırmayı amaçladı.
Gökalp, gerçekleştirilmek istenen inkılabın sosyal düzlemdeki temelini hazırlamak amacıyla yazdığı “Yeni Hayat” eserini 1918’de, şiir ve düzyazı şeklinde kaleme aldığı, Keloğlan, Küçük Şehzade ve Ala Geyik adlı halk hikayelerine yer verdiği “Altın Işık” eseri ise 1922’de okuyucuyla buluşturdu.
1. Dünya Savaşı sonrası 1919’da işgal güçleri tarafından tutuklanarak sürüldüğü Malta Adası’ndan 1921’de Türkiye’ye dönen yazar, Diyarbakır’da “Küçük Mecmua” dergisini çıkardı. “Yeni Mecmua” dergisini yeniden yayımlayarak burada da yazmaya devam eden edebiyatçı, 1923’te Diyarbakır mebusu olarak Meclis’e girdi.
Eserlerinde “millilik” vurgusu yapan Gökalp, 1924’te yayınlanan “Türkçülüğün Esasları” kitabıyla “Türkçülüğün fikir babası” olarak anılmaya başladı.
Kendisinin ırkıyla ilgili tartışmaların yaşandığı bir dönemde yaptığı açıklamada, Türk ırkına sahip olduğundan emin olduğunu ancak aslında bunun önemsiz olduğunu dile getiren Gökalp, “Sosyolojik çalışmalarımdan öğrendim ki milliyet, eğitime dayalıdır.” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından 28 Ocak 1919’da tutuklanan Ziya Gökalp, daha sonra bir grup İttihatçı ile birlikte Malta’ya sürgüne gönderildi.
Sürgün hayatı 1921’de sona eren Gökalp, Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Ankara’da bulundu, ardından Diyarbakır’a giderek “Küçük Mecmua”yı çıkarmaya başladı. Dergide Türk kültürü, folklor ve halk edebiyatı üzerine çalışmalara yer verdi.
Telif ve Tercüme Encümeni başkanlığına 1923’te getirilen Gökalp, aynı yıl Diyarbakır milletvekili seçildi. Türkçülük düşüncesini sistematik biçimde ele aldığı “Türkçülüğün Esasları”nı, “Türk Töresi” ve “Altın Işık” adlı eserlerini de 1923’te yayımladı.
Yazarın düşünce dünyasında kültür ve medeniyet ayrımı önemli yer tuttu. Milli kültürün korunması ve geliştirilmesi gerektiğini savunan Gökalp, Batı medeniyetinden yararlanma düşüncesini de yazılarında ele aldı. Dilin ve ortak kültürel değerlerin millet hayatındaki önemine dikkat çekti.
Gökalp, hastalığı dolayısıyla kaldırıldığı hastanede 25 Ekim 1924’te hayata veda ederek, Sultan Mahmut Türbesi haziresine defnedildi.
“Düşman yine öz yurduna el attı,
Mezarından Ata’n kılıç uzattı,
Yürü diyor, hakkı zulüm kanattı,
Attila’nın oğlusun sen unutma.”

Yapımcılığını Bozdağ Film’in üstlendiği Mehmetçik Kut’ül Amare’de de yine Gökalp’ın “Cenk meydanında nice koç yiğit / Din ve yurt için oldular şehit / Ocağı tütsün, sönmesin ümit / Şehidi mahzun etme ya Rabbi! / Soyunu zebun etme ya Rabbi!” şeklindeki dizelerin yer aldığı “Asker Duası” eseri kullanıldı.
Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak isimli eserini daha önce Türk Yurdu’nda kaleme aldığı yazılarını birleştirerek oluşturdu. Söz konusu dönemde Türkiye içinde ve Türkiye dışında tartışılan Osmanlıcılık, İslâmcılık ve Türkçülük düşüncesi etrafında kaleme aldığı yazılarında Yusuf Akçura ve Hüseyinzade Ali’nin düşüncelerinden bir sentez oluşturma gayreti içine girdi. Sosyolojinin nazari cephesine esaslı fikirler getiren Ziya Gökalp, çatışma halindeki bu ideolojileri bir anlamda uzlaştırmaya çalıştı.
Türk Töresi isimli eserinde “töre” kavramının izahını yapan Ziya Gökalp, bu kelimenin “Eski Türklere atalarından kalan bütün kaidelerin mecmuu” gibi bir anlamının olduğunu ifade etti. Türklerin kendilerini dil ve din yönünden başkalarından ayırdıklarını söyleyen Ziya Gökalp, bu iki kavramın millet hayatındaki önemine dikkat çekti. Söz konusu eserinde Eski Türk dini ile bu din etrafında şekillenen umde, kozmogoni, menkıbe, üstûrelerle birlikte Türk destanlarına ait teferruatlı bilgiler verdi.
Özellikle dil ve edebiyat konusundaki düşünceleri, hem Milli Edebiyat döneminde hem de Cumhuriyet edebiyatının inşasında etkili oldu. Gerek fikirleri, gerekse arkadaşlarıyla birlikte yürüttükleri edebi münakaşaları, yeni estetik anlayışların inşasında belirleyici oldu. O, fikirleriyle hem kendi dönemine hem de daha sonraki dönemin genç edebiyatçılarının düşünce ufuklarına hitap etmeyi başaran ender aydınlardan biri olma özelliğini gösterdi.
Sabah saatlerinde evlerinden çıkarak araçlarının yanına gelen sürücüler buz tutan camlarla karşılaştı.
Ellerine kazıyıcı ve çeşitli aparatlar alan vatandaşlar, araçlarının ön ve arka camlarında oluşan buz tabakasını temizlemeye çalıştı.
Kentte özellikle gece ve sabahın erken saatlerinde hissedilen dondurucu hava, kış şartlarının kendisini iyiden iyiye göstermesine neden oldu. Park halindeki araçların yanı sıra bazı bölgelerde kırağı oluşması da dikkat çekti.
Hava sıcaklıklarının düşük seyretmesiyle birlikte sürücülerin sabah saatlerinde buzlanmaya karşı dikkatli olması önem taşırken, soğuk havanın önümüzdeki günlerde de kent genelinde etkisini sürdürmesi bekleniyor.
[Fotoğraf: İHA]
Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 9. haftasında yarın sahasında Fenerbahçe ile mücadele verecek.
RAMS Park’ta oynanacak ve saat 21.30’da başlayacak müsabakayı hakem Atilla Karaoğlan yönetecek.
Karaoğlan’ın yardımcılıklarını Ceyhun Sesigüzel ve Süleyman Özay yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Abdullah Buğra Taşkınsoy olacak.
Sezonda 6 galibiyet ve birer beraberlikle mağlubiyeti bulunan Galatasaray, 19 puanla 8. haftayı lider kapattı.
Ligde geride kalan 8 haftada 5 galibiyet, 2 mağlubiyet ve 1 beraberlik yaşayan sarı-lacivertliler, Galatasaray’ın 3 puan gerisinde bulunuyor.
Fenerbahçe, rakibini deplasmanda mağlup ederek hem ligde 3 maçlık galibiyet serisini sürdürmeyi hem de psikolojik üstünlüğü ele almayı hedefliyor.
Teknik direktör İsmail Kartal’ın öğrencileri, Süper Lig’de oynadığı son 4 müsabakada kalesini gole kapadı.
Sarı-lacivertliler, Gaziantep FK deplasmanındaki golsüz beraberliğin ardından sırasıyla Eyüpspor’u 8-0, Çaykur Rizespor ve Alanyaspor’u ise 3-0 mağlup etmeyi başardı.
Fenerbahçe, son 3 haftada rakip fileleri 14 defa havalandırdı.
Fenerbahçe, zorlu derbide 2 oyuncusundan yararlanamayacak.
Sarı-lacivertlilerde sakatlıkları bulunan Marco Asensio ile Nathan Ake derbide takımını yalnız bırakacak.
Galatasaray’ın Portekizli yıldızı Rafael Leao, Fenerbahçe derbisinde forma giyemeyecek.
Trendyol Süper Lig’in 8. haftasında sarı-kırmızılı ekibin Gençlerbirliği’ni 1-0 yendiği maçın 77. dakikasında sakatlık yaşayan Leao, kasık adalesindeki hafif-orta düzeyde zorlanma sebebiyle yarın forma giyemeyecek.
Fenerbahçe’nin milli sağ beki Mert Müldür’ün Galatasaray derbisiyle takıma geri dönmesi bekleniyor.
Antrenmanda yaşadığı sakatlık nedeniyle uzun süre takımdan ayrı kalan Mert, teknik heyetin şans vermesi durumunda derbi mücadelesiyle takıma katılacak.
Mert, sakatlığı nedeniyle 1 ayı aşkın süredir takımdan uzak kalmıştı.
Sarı-kırmızılı ekip, Fransa ekibi Lille karşısında aldığı galibiyetin ardından Fenerbahçe’ye karşı sahaya “moralli” çıkacak.
Lille’i deplasmanda 4-2 yenerek bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk galibiyetini alan Galatasaray, Fenerbahçe karşısında kazanarak çıkışını sürdürmeye çalışacak.
Galatasaray, Süper Lig’de sahasındaki son 39 maçta mağlubiyet görmedi.
Sahasındaki son mağlubiyetini 19 Mayıs 2024’te Fenerbahçe ile oynadığı karşılaşmada yaşayan sarı-kırmızılılar, sonraki lig mücadelelerinde 31 galibiyet ve 8 beraberlik elde etti.
Galatasaray, bu sezon ligde son dakikalarda attığı gollerle 10 puan kazandı.
Süper Lig’in ilk haftasında Arca Çorum FK’yi konuk eden Galatasaray, son anlarına 2-1 mağlup girdiği karşılaşmada 90. dakikada Osimhen ile golü bularak sahadan 2-2’lik beraberlikle ayrıldı.
İstanbul Başakşehir’e 4. haftada konuk olan sarı-kırmızılılar, Gabriel Sara’nın 90+1. dakikada attığı golle müsabakayı 3-2 kazandı.
Galatasaray, ayrıca ligin 7. haftasında konuk ettiği Kasımpaşa’yı 90. dakikada Barış Alper Yılmaz ve 90+5. dakikada Mario Lemina’nın attığı gollerle 3-1 yendi.
Gençlerbirliği’ne geçen hafta konuk olan sarı-kırmızılı ekip, Deniz Gül’ün 88. dakikada kaydettiği golle müsabakadan 1-0 galip ayrıldı.
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Fenerbahçe karşısında kazanmaları halinde sarı-kırmızılı ekibin başındaki 120. lig galibiyetini alacak.
Okan Buruk yönetimindeki Galatasaray, geride kalan 150 lig müsabakasında 119 galibiyet, 18 beraberlik ve 13 mağlubiyetlik performans sergiledi.
Bu müsabakalarda 354 kez ağları sarsan Buruk’un Galatasaray’ı 125 golü kalesinde gördü.
Not: 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen ve bu yüzden 2022-2023 sezonunda Süper Lig’den çekilen Gaziantep FK ve Hatayspor’a karşı Galatasaray’ın hükmen 3-0 kazandığı maçlar söz konusu 119 galibiyete dahil edilmemiştir.
Galatasaray’ın Nijeryalı santrforu Victor Osimhen, Fenerbahçe’ye karşı çıktığı resmi maçlardan mağlubiyetle ayrılmadı.
Sarı-kırmızılı ekipte 3. sezonunu geçiren Osimhen, sarı-lacivertlilere karşı 4 lig ve 1 Türkiye Kupası karşılaşmasında görev aldı.
Nijeryalı golcü, ligde Fenerbahçe’ye karşı ikişer galibiyet ve beraberlik yaşadı. 27 yaşındaki oyuncu, bu müsabakalarda sarı-lacivertlilerin filelerini bir kez havalandırdı.
Osimhen, 2024-25 sezonunda Ziraat Türkiye Kupası’nın çeyrek finalinde Fenerbahçe’yi 2-1 yendikleri maçta ise 2 gol attı.
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal’ın, derbide sahaya sürmesi beklenen muhtemel ilk 11 ise şöyle:
Ederson, Semedo, Skriniar, Oppong, Brown, Guendouzi, Kante, Greenwood, İrfan Can Kahveci, Oğuz Aydın, Muric.
Küresel iklim krizinin tarım sektörüne etkileri gündemdeki yerini koruyor. Sürdürülebilir gıda arzı için, tarımsal üretimin kesintiye uğramaması ve üreticilerin finansal açıdan korunmaları önem taşıyor.
Devlet Destekli Tarım Sigortaları Sistemi, üretici ve yetiştiricilere, geniş kapsamlı teminat ve yüzde 70’e varan devlet prim desteği imkanıyla güvence sağlıyor.
Sistem kapsamında, ekim ayı itibarıyla, 1,5 trilyon liralık tarımsal varlık teminat altına alınırken, 2,4 milyon poliçe üretildi, 27 milyon dekar alan ve 25,5 milyon büyükbaş ve küçükbaş hayvan sigortalandı.
İklim değişikliğinin neden olduğu afetler nedeniyle bu yıl ülke genelinde tarım arazileri zarar görürken, en fazla hasara neden olan doğal afet, sel ve su baskınları oldu.
Zirai donun neden olduğu hasarlar ise geçen yıldan farklı olarak bölgesel düzeyde gerçekleşti.
Şanlıurfa, Adana ve Mersin’de mayıs ve haziran aylarında dolu olayları etkili oldu. Bu illerde aynı zamanda fırtınaya bağlı olarak hasarlar da meydana geldi. Sel ve su baskını ile dolu ve fırtına gibi nedenlerle tarla bitkileri ve tahıl grubundan mercimek, buğday ve arpa ürünleri, doludan ise şeftali ve nektarin meyveleri etkilendi. Üzüm ve kayısı ürünleriyse düşük şiddette dolu ve dondan hasar gördü.
Samsun, Yozgat, Çorum, Tokat, Kars, Edirne ve Manisa’da temmuzda fırtına ve dolu, Samsun, Çorum ve Giresun’da ağustosta sel ve su baskını ile heyelan kaynaklı hasarlar meydana geldi.
Ülkenin birçok bölgesinde özellikle yabani hayvanların verdiği zararlar nedeniyle, mısır ve ayçiçeği hasarı ihbarlarındaki artışlar dikkati çekti.
Yaz aylarında, Antalya, Balıkesir ve Edirne’deki yangınlar nedeniyle bitkisel ürün, seracılık ve arıcılık alanlarında hasarlar meydana geldi.
Amasya, Çorum, Balıkesir, Tokat, Bilecik, Çanakkale ve Aydın’da eylül ve ekim aylarında yabani hayvanlar ve kuşlar, ayçiçeği ve mısır ürünlerine zarar verdi.
Bu dönemde Adana, Tokat ve Amasya’da narenciye ile ayçiçeği ve mısırda dolu ve fırtına kaynaklı, Kahramanmaraş ve Isparta’da elmada dolu kaynaklı hasarlar yaşandığı görüldü.
Söz konusu dönemde, Samsun, Ordu ve Giresun’da fındık alanlarında sel ve su baskını ile heyelan, Şırnak’ta pamukta yağmurun yanı sıra son günlerdeki yağışların etkisiyle ayçiçeğinde sel ve su baskını kaynaklı hasarlar meydana geldi.
Bitkisel ürünleri, seraları ve hayvanları zarar gören sigortalı üretici ve yetiştiricilerden ekim ayı itibarıyla 478 bin hasar ihbarı alındı. Bu ihbarların 311 bini bitkisel ürün ve sera sigortalarından ve geriye kalan 167 bini ise hayvan hayat sigortası branşlarından oluştu.
Bitkisel ürün sigortası kapsamında, en çok hasar ihbarı, buğday, ayçiçeği, arpa, kayısı ve üzüm ürünlerinden, ağırlıklı olarak dolu, sel ve su baskını, yabani hayvanların verdiği zararlar ile don ve fırtına nedenlerine bağlı olarak alındı. En çok ihbar alınan iller ise Malatya, Manisa, Diyarbakır, Amasya ve Tokat oldu.
Hayvan hayat sigortası branşlarındaysa ağırlıklı olarak ölüm, zorunlu kesim ve yavru ölümü nedenlerine bağlı ihbarlar alındı.
Hasar ihbarlarının alınmasını takiben TARSİM eksperleri tarafından sahada yapılan incelemelerde bitkisel ürünlerinin, hayvanlarının ve seralarının zarar gördüğü tespit edilen, sonrasında hasar dosyası işlemleri tamamlanan sigortalı üreticilere 13 milyar lira ödeme gerçekleştirildi.
Sistemde, bitkisel ürün sigortası branşında hasar ödemeleri, üreticilerin kendi beyanına göre belirlenen poliçe vadesi sonunda en geç 30 gün içinde yapılıyor. İşlemleri devam eden üreticilere ilerleyen günlerde 5,4 milyar lira daha ödeme yapılmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.
Desteklerden faydalanabilmek için Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olmak önem arz ediyor. 2027 üretim yılı ÇKS başvuruları ve devlet destekli bitkisel ürün sigortalarında yeni üretim sezonu 1 Eylül itibarıyla başladı.
Üreticilerin tarım sigortası yaptırarak emeklerini güvence altına alabilmeleri için ilk olarak Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili sistemlerine kayıtlı olmaları veya mevcut kayıtlarını güncellemeleri gerekiyor.
Üreticiler, 31 Aralık 2026’ya kadar Bakanlığın il ve ilçe müdürlüklerinden ya da e-Devlet kapısı üzerinden ÇKS’ye kayıt yaptırabiliyor ya da mevcut kayıtlarını güncelleyebiliyor.
Tarım sigortası yaptırmak isteyen üreticiler, bitkisel ürün sigortası branşında ürün, risk ve lokasyona göre değişen son poliçe kabul tarihleri ile ilgili güncel takvimi TARSİM’in kurumsal internet sitesi üzerinden kolaylıkla takip edebiliyor. Büyükbaş, küçükbaş, kümes hayvanları ve su ürünleri hayat, arıcılık ve ipek böceği sigortaları ile sera sigortasında ise poliçe tanzim işlemleri herhangi bir takvime bağlı olmadan yıl boyunca devam ediyor.
Maliki, sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Riyad bölgesinde 2 İHA’nın engellendiğini ve imha edildiğini belirtti.
Arap Koalisyonu Sözcüsü daha sonra yaptığı bir açıklamada Husilerin Riyad’a fırlattığı bir balistik füzenin de hava savunma sistemleri tarafından imha edildiğini aktardı.
Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğünden yapılan açıklamada da başkent Riyad’da erken uyarı sisteminin devreye alındığı duyuruldu.
Tehlike ortadan kalkana kadar en yakın güvenli alana geçilmesi, bina içindeki pencerelerden uzak durulması ve ev ya da binalardan çıkılmaması tavsiye edildi. Dışarıda bulunanların ise en yakın binaya girmeleri ve sağlam bir bariyerin arkasına sığınmaları istendi.
Kısa süre sonra da tehlikenin geçtiği aktarıldı.
Yemen, İran destekli Husilerin Eylül 2014’te başkent Sana’yı ve bazı vilayetleri kontrol etmesinin ardından başlayan iç savaşa sahne oluyor.
Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu, Mart 2015’ten bu yana uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümetine destek veriyor.
Yemen’de hükümet güçleriyle Husiler arasındaki çatışmalar son dönemde artarken İran destekli Husiler, kendilerine saldırı düzenlendiğini öne sürerek Suudi Arabistan’ı balistik füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alıyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.