49,9256$%0,07
55,7150€%-0,26
66,9473£%0,11
6.222,90%-3,56
10.250,00%-3,31
40.823,00%-3,39
3.874,94%-3,64
%
3889729฿%0.92242
2807.62Ł%1.90657
113341Ξ%1.30119
62.6%0.64483
49.91$%0.02611
12:53
01 Kasım 2026 Pazar
Kazım Karabekir Mahallesi 262. Sokak’ta inşaat alanında yürütülen çalışmalar sırasında bitişiğindeki bir binanın duvarlarında çatlaklar oluştu.
İnşaatın yanındaki başka bir binadan da sesler gelmesi üzerine vatandaşlar kendi imkanlarıyla dışarı çıktı.
İhbar üzerine belirtilen adrese itfaiye, zabıta ve belediye ekipleri sevk edildi.
Yapılan kontrollerde inşaat çevresindeki 2 binada kısmi çatlaklar oluştuğu tespit edildi.
İki bina mühürlenerek tahliye edilirken, bu binaların bitişiğindeki 2 bina da tedbiren boşaltıldı.
Ekipler, sokağın giriş ve çıkışlarını şerit çekerek kapattı.
Türkiye, savunma sanayisinde elde ettiği kazanımlarla dost ve müttefik ülkelerin bu alandaki ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlıyor.
Türk Cumhuriyetlerine yönelik savunma sanayisi yaklaşımı da yalnızca ürün satmaya dayanmıyor. Yerel üretim, teknoloji paylaşımı, bakım-onarım kabiliyeti ve uzun vadeli kurumsal iş birliği gibi unsurlarla kalıcı iş birlikleri hayata geçiriliyor.
Bu ülkelerden Kazakistan ile savunma sanayisinde geçmişi uzun yıllara uzanan bir dizi somut adım atıldı.
Türk savunma sanayisinin önde gelen şirketleri ASELSAN, TUSAŞ ve Otokar’ın Kazakistan’da yatırımları ve yürüttükleri önemli projeler bulunuyor.
Türkiye’nin Kazakistan’daki savunma sanayisi yatırımları içinde en somut örneklerden birini, ASELSAN ile Kazakistan’ın devlet savunma sanayisi şirketi Kazakhstan Engineering arasında kurulan Kazakhstan Aselsan Engineering (KAE) ortaklığı oluşturuyor.
KAE, gündüz ve gece görüş sistemleri, termal görüntüleme nişangahları, elektro-optik keşif ve gözetleme sistemleri, uzaktan komutalı silah sistemleri, profesyonel telsiz ve haberleşme sistemleri, elektronik kart montajı ve kızılötesi lens üretimi alanlarında üretim yapıyor.
Bu ortaklıkla Türkiye’den hazır savunma ürünü satmanın ötesine geçilerek üretim altyapısının, teknik uzmanlığın ve yerel sanayi kabiliyetlerinin Kazakistan’da geliştirilmesine katkı sağlanıyor.
Kazakistan, savunma ihtiyaçlarının bir bölümünü yerel üretimle karşılayıp dışa bağımlılığı azaltırken, Türkiye hem yerel pazarda kalıcı bir üretim ortaklığı oluşturuyor hem de Kazakistan’ın sanayi altyapısı üzerinden bölgesel pazarlara erişim olanağı buluyor.
İki ülke arasındaki bir diğer önemli savunma sanayisi iş birliği insansız hava araçlarına yönelik olarak hayata geçiriliyor.
Hava Kuvvetlerini ANKA insansız hava araçlarıyla güçlendiren Kazakistan, bu araçların yurt dışındaki yeni üretim adresi olmaya hazırlanıyor.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ile Kazakhstan Engineering arasında ANKA insansız hava araçlarının (İHA) Kazakistan’da üretimi, bakımı ve onarımı konusunda memorandum imzalandı. Bu süreçte son olarak mayıs ayında ANKA İnsansız Hava Araçlarının Üretimi ve Bakımı için Ortak Girişim Kurulmasına İlişkin Anlaşma hayata geçirildi.
Yerel üretim hedefini desteklemek amacıyla 406 No’lu Sivil Uçak Tamir Fabrikası ile TUSAŞ tarafından TA-406 ismiyle ortaklık oluşturuldu.
Taraflar ortak üretim kapsamında çalışmalarını sürdürüyor. Karşılıklı saha ziyaretleri yapıldı, fizibilite üzerinde görüşmelere devam ediliyor.
Bu süreç sonunda Kazakistan, ANKA İHA’larının Türkiye dışındaki üretiminin yapılacağı ilk ülke olacak.
Türk savunma sanayisinin önde gelen kara aracı üreticilerinden Otokar’ın Kazakistan’daki varlığı da zamanla yalnızca zırhlı araç satışı ve ihracatından ibaret olmaktan çıktı.
Otokar Central Asia şirketiyle varlığını kalıcılaştıran Otokar, Kazakistan’ı Orta Asya pazarındaki faaliyetleri için merkez olarak konumlandırdı.
COBRA II 4X4, ARMA 6X6, ARMA 8X8 ve TULPAR gibi araçlar Kazakistan’daki testleri başarıyla tamamladı. AYBAR, TAYMAS gibi isimler ile yerel üretimin gerçekleştirilebileceği belirtildi. AYBAR 4X4 araçları halihazırda Kazakistan’da aktif olarak kullanılıyor.
Otokar’ın Kazakistan’da yerel üretim, teknoloji transferi ve sanayi iş birliği üzerinden kalıcı bir yapılanma oluşturma hedefi, 2025 itibarıyla somut üretim faaliyetlerine taşındı.
Bu yapılanmanın en önemli ayağında ise Kazakhstan Besqaru Manufacturing (BKM) şirketine ait Astana’daki zırhlı araç üretim tesisinde Otokar’ın ürettiği platformlar ve üretim teknolojisi temel alınarak geliştirilen araçlar yer alıyor.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, geçen yılın sonunda BESQARU tesisini ziyaret ederek üretim hatlarını, montaj aşamalarını, teknik süreçleri ve araçları inceledi.
Tesiste üretilecek araçların üçüncü ülkelere ihracatı da hedefleniyor.
Bakan Memişoğlu, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, sağlıkta uluslararası işbirliğini güçlendirmeye devam ettiklerini vurguladı.
Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Dr. Sasho Klekovski ile 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı kapsamında görüştüklerini belirten Memişoğlu, iki ülke arasındaki sağlık işbirliğini geliştirmek amacıyla “Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanında Mutabakat Zaptı”nı imzaladıklarını aktardı.
Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:
“Halk sağlığı, ilaç ve tıbbi cihaz, sağlık yatırımları ve sağlık hizmetlerinde dijitalleşme başta olmak üzere pek çok alanda ortak çalışmalarımızı geliştirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde, sağlık alanındaki işbirliklerimizin daha da pekişeceğine gönülden inanıyor, attığımız imzaların ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce, maraton bitimine kadar Güney Zincirlikuyu ayrımı, Kuzey Uzunçayır rampa kapama noktası, Kuzey Ünalan Ataşehir Sabiha Gökçen ayrımları kapama noktası, Gayrettepe Melas Otel önü D-100 kara yolu güney katılımı, Barbaros Bulvarı Zincirlikuyu ve Sait Çiftçi D-100 kara yolu güney katılımlar durduruldu.
Kısıklı Caddesi ve Mahir İz Caddesi Altunizade Köprüsü’nün üzerinde D-100 kuzey yönüne katılımlar, Beylerbeyi Abdullahağa Caddesi’nden 15 Temmuz Şehitler Köprüsü kuzey yönüne bağlantı ile Tophanelioğlu Caddesi D-100 kuzey katılımı trafiğe kapatıldı.
Sürücüler Büyükdere, Balmumcu, Levent, Sarıyer, Çamlıca Bağlantı Yolu, Ünalan, Ataşehir ve Beşiktaş’a sevk edilmeye başlandı.
Maraton dolayısıyla Avrasya Tüneli ve Galata Köprüsü de çift yönlü araç trafiğine kapatıldı.
Ragıp Gümüşpala, Reşadiye, Kennedy ve Rauf Orbay caddelerinde de trafik akışı çift yönlü durduruldu.
Havuzlu Kavşak Alt Geçidi, Ankara, Alemdar, Divanyolu, Ahırkapı, Genç Osman, Gazi Mustafa Kemalpaşa ve Namık Kemal caddeleri ile Aksakal Sokağı da trafiğe kapatıldı.
Sürücüler, kapatılan yollara alternatif olarak D-100 kara yolu, Yeni Havaalanı Caddesi, Ekrem Kurt Bulvarı, 10. Yıl Caddesi, Atatürk Köprüsü ve Atatürk Bulvarı’nı kullanıyor.
Barbaros Bulvarı Zincirlikuyu D-100 kuzey katılımı, TAT Towers önü, metrobüs durakları, Balmumcu tünel girişi, Balmumcu Kavşak, Merkez Komutanlığı, Yıldız, Serencebey, Dolmabahçe, Kabataş, Salı Pazarı, Fındıklı, Tophane, Kemeraltı, Perşembe Pazarı, Boğazkesen ve Kadırgalar Caddesi altbaş ışıklar, Ressam Hamdibey, Bostancı Veli, Abbasağa, Mete Kavşağı Bedri Karafakihoğlu, İnebolu, Akyol ile Hasfırın sokaklarında trafik akışı durduruldu.
Sabancı Lisesi, Çiğdem, Beşiktaş İskele, İnönü Cadde Başı AKM ve İnönü Cadde MKE önü sokakları, Ortaköy dönüşleri, Beşiktaş Meydanı, Karaköy Meydanı, Deniz Liman çıkışı, Revani Sokağı gelişi, Mebusan yokuşu Sokağı başı, Boğazkesen Caddesi Defterdar Yokuşu gidişleri, Refik Saydam Caddesi’nden ve Atatürk Köprüsü’nden Perşembe Pazarı’na giriş, Şişhane’deki meydandan Bankalar Caddesi’ne girişi, Dereboyu Caddesi Muvakkit Sokağı’nın girişi trafiğe kapatılan yerler arasında.
Çırağan, Tersana, Meclis-i Mebusan, Dolmabahçe, Kemeraltı, Necatibey ve Dolmabahçe Gazhane Caddeleri ile Barbaros Bulvarı Merkez Komutanlığı ışıklardan iniş istikameti, Barbaros Bulvarı Beşiktaş Meydan ile Yıldız ışıklar arası, Ortaköy Meydanı Beşiktaş istikameti, Palangalar Işıklar Beşiktaş Meydanı istikameti trafiğe kapatıldı.
Kapatılan güzergahlara alternatif yolları kullanmak isteyen sürücüler, bulundukları güzergaha göre Sarıyer, Zincirlikuyu, Balmumcu, Palangalar Caddesi, Taksim, Maçka, Tarlabaşı Bulvarı, Unkapanı Köprüsü, Akyol Sokağı içerisine, Defterdar Yokuşu, Divan Kavşağı, Asker Ocağı Caddesi, Okçu Musa Caddesi ve Kuruçeşme’ye yönlendiriliyor.
Anadolu Yakası’nda ise Kısıklı Caddesi Altunizade Köprüsü’nden D-100 kara yolu güney yönüne katılım ile Kuşbakışı Caddesi Petrol-İş önünden D-100 kara yolu güney bağlantısı trafiğe kapatıldı.
Şile Yolu’nun Libadiye Kavşağı ile Kısıklı Caddesi arasındaki bölümü, Avrasya Tüneli D-100 kuzey yolu girişleri ve Mahir İz Caddesi, Fahrettin Kerim Gökay Caddesi ile Akagündüz Sokağı kavşağından itibaren araç geçişine izin verilmiyor.
Gümüşyolu Caddesi’nin Baba Nakkaş Sokağı kesişiminden, Yalıboyu Caddesi’nin Beylerbeyi Çamlıca Caddesi kesişiminden ve Abdullahağa Caddesi’nin Kuzguncuk Caddesi kesişiminden itibaren Beylerbeyi yönüne, Abdullahağa Caddesi’nin Eski Çınar Sokağı kesişiminden Beylerbeyi yönüne ve Kısıklı Caddesi, Bağlaryolu Sokağı ile Nurbaba Sokağı kavşağından 15 Temmuz Şehitler Köprüsü yönüne geçişler durduruldu.
Alternatif olarak sürücüler, Nuhkuyusu Caddesi, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü kullanabilecek.
Ankara Devlet Tiyatrosu, yeni sezonda 15 oyunun prömiyerini gerçekleştirerek, 500 binin üzerinde seyirciye ulaşmayı hedefliyor.
Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürü Sezai Yılmaz, AA muhabirine, yeni sezon repertuvarı, yeniden açılacak tiyatro sahneleri ve hayata geçirmeyi planladıkları projelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Daha önce Erzurum ve Bursa Devlet Tiyatrolarında idari görevlerde bulunduğunu, eylül itibarıyla Ankara’daki görevine başladığını belirten Yılmaz, ekim ayında perdelerini açan Ankara Devlet Tiyatrosunun yeni sezonda da zengin bir repertuvarla sanatseverlerin karşısına çıkacağını söyledi.
Geçmiş sezonlardan devam eden 43 oyunun sahnelenmeye devam edeceğini aktaran Yılmaz, “Bu sezon prömiyerlerini yaptığımız ve yapacağımız, şu anda prova döneminde olan yaklaşık 15 oyunumuzu da seyirciyle buluşturacağız.” dedi.
Yeni oyunlar arasında tarihsel olayları konu alan yapımların da bulunduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:
“Selçuklulara gideceğiz. Ardından Atatürk’ün hiç görmediğimiz bir dönemini ‘Koza’ oyunuyla ele alacağız. Gençlerimize yönelik ‘Bülbülü Öldürmek’ oyunumuz gelecek. Çocuk oyunlarımız var. Çok talep gören, 18-36 aylık çocuklarımız için oynadığımız ‘Parla’nın ikincisi gelecek. Yine sezonumuz, geçen yıllarda olduğu gibi dolu dolu bir repertuvarla seyircimizin karşısına çıkacak.”
Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile ortaklaşa Sarıkamış Harekatı’nı konu alan bir proje de hazırladıklarını belirterek, oyunu ocak ayının ilk haftasında Kars ve Sarıkamış’taki seyircilerle buluşturmayı planladıklarını ifade etti.
Devlet Tiyatrolarının geçmişte sahnelediği önemli eserleri de yeniden seyirciyle buluşturacaklarını anlatan Yılmaz, bu kapsamda “Gazap Üzümleri”nin Cem Emüler yönetiminde geniş oyuncu kadrosuyla sahneleneceğini kaydetti.
Ankara Devlet Tiyatrosunun geçen sezon yaklaşık 483 bin seyirciye ulaştığını bildiren Yılmaz, oyunlarını yalnızca başkentte değil, Türkiye’nin farklı şehirlerinde de sahnelediklerini söyledi.
Festival katılımlarının da yoğun olduğunu belirten Yılmaz, yeni sezona ilişkin seyirci hedeflerini şöyle anlattı:
“Her zaman hedef olmadan yeni repertuvar yapılamaz. Hedefler olmadan yapılamaz. Bir tanesi de kaliteli ve iyi oyunlarımızı seyirciyle buluşturup 500 binin üzerine çıkabilirsek çok mutlu oluruz. Kaliteden taviz vermeden, yine Devlet Tiyatrosu standardında ve düzeninde oyunlarımızla 500 bin seyirci hedefinin üzerine çıkmayı düşünüyoruz. Bu yeni bir şey değil, geçmişte 500 binin çok üzerine çıktığımız dönemler de oldu.”
Başkentte uzun süredir tadilat nedeniyle kapalı bulunan tiyatro sahnelerinin yeniden açılacağı müjdesini veren Yılmaz, Ankara Devlet Tiyatrosuna ait 8 sahnede oyunların devam ettiğini belirtti.
Şubat ayından bu yana tadilatta olan Cüneyt Gökçer Sahnesi’nin 10 Kasım’dan sonra “Edmond” oyunuyla yeniden perdelerini açacağını açıklayan Yılmaz, yaklaşık 3 yıldır kapalı bulunan Altındağ Tiyatrosu’nun da ocak ayından sonra seyirciyle buluşacağını bildirdi.
Yılmaz, söz konusu sahnelerin açılmasıyla Devlet Tiyatrolarına ait yaklaşık 10 sahnede oyunların devam edeceğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Bu yetti mi? Yetmedi. Çünkü Ankara’da ciddi bir seyirci kitlesi var. Bizler CSO ve Çankaya ASM’de ikişer sahne olmak üzere 4 sahnede de perdelerimizi açıyoruz. Pursaklar sahnemiz devam ediyor, Etimesgut sahnemizde de haftanın belli günlerinde oyunlarımız sürüyor. Sezonda yaklaşık 15 farklı sahnede perdelerimizi açıyoruz. Portföyümüzü daha da genişleterek ilçelerimize doğru yolculuğa başladık. Yerleşik olarak ilçelerimizde de nasıl perde açarız, bunun hazırlıklarını yapıyoruz.”
Yeni sezonun dikkati çeken yapımlarından “Koza”ya ilişkin de bilgi veren Yılmaz, oyunun Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı öncesindeki yaşamına odaklanacağını söyledi.
İrfan Kılınç’ın yöneteceği oyunun şubat ayında seyirciyle buluşacağını aktaran Yılmaz, “Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı öncesindeki arkadaşlarıyla olan ilişkisini, aslında Kurtuluş Savaşı’na bir hazırlık sürecini ve kendini anlattığı bir oyun olacak. Bu da şubat ayında seyirciyle buluşacak.” diye konuştu.
Uzun yıllardır hayata geçirmek istediği uluslararası bir tiyatro projesi üzerinde çalıştığını belirten Yılmaz, “Geçit” adlı oyunla Türkistan’dan Balkanlar’a uzanan tarihsel ve kültürel yolculuğu sahneye taşımayı hedeflediklerini anlattı.
Projenin temellerini ilk kez tiyatro müdürlüğüne başladığı 2017 yılında attığını belirten Yılmaz, farklı coğrafyalardan tiyatro sanatçılarını Türkçe etrafında bir araya getirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Yılmaz, projeye ilişkin şunları kaydetti:
“Türkistan’dan Balkanlar’a uzanan bir yolculuk hikayesini anlatacağız. Türkistan’dan sanatçılarımız, Anadolu’dan Devlet Tiyatrosu oyuncularımız ve Balkanlar’dan Türk tiyatrosu yapan oyuncularımızla sahneye çıkacağız. Farklı milletlerden tek dil Türkçeyle seyirci karşısına çıkacağız. Bunun galasını da Ankara’da yapabilirsek ne mutlu bize.”
“Geçit” oyununun Atatürk Üniversitesi Dramatik Yazarlık Bölümünden Dr. Erdoğan Göğebakan tarafından kaleme alındığını aktaran Yılmaz, eserin Türkistan’dan başlayarak Balkanlar’a uzanan tarihsel yolculuğu farklı dönemler ve hikayeler üzerinden ele alacağını belirtti.
Oyunun epizotlardan oluşacağını anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:
“Türkistan’dan başlayan geçmişimizi Balkanlar’a uzanan yolculuğumuzla sonlandıracağız. Aradaki hikayelerimizi anlatacağız. Dönem dönem o dönemden bugüne kadar nasıl geldik, hangi yolculuklarla, hangi zorluklarla karşılaştık ve sonuçta bizler neredeyiz, bunu anlatacağız. Bunun en büyük açılımı da farklı milletlerden insanların ilk defa Türkçeyle bu eseri buluşturması.”
Türkçenin geniş bir coğrafyada konuşulduğuna işaret eden Yılmaz, farklı ülkelerden sanatçıların aynı sahnede buluşmasının kültürel etkileşim açısından da önemli olduğunu vurguladı.
Ankara seyircisinin tiyatro kültürü ve sanat birikimi bakımından özel bir yere sahip olduğunu dile getiren Yılmaz, yıllar önce başkentte sahneledikleri “Kafkas Tebeşir Dairesi” oyununda seyircilerin tiyatroya ilişkin bilgi ve birikimlerinden etkilendiğini söyledi.
Yılmaz, “O bilinç hala devam ediyor. Türkiye’nin neresinde sahneye çıkarsanız çıkın Ankara seyircisi her zaman farklı. Tiyatro bilgisi her zaman bizi daha yukarıya taşımıştır.” değerlendirmesinde bulundu.
Ankara seyircisine çağrıda bulunan Yılmaz, “Tek ricamız bizi sanatsal olarak her zaman zorlamaları. İstedikleri, önerecekleri oyunlar varsa Ankara Devlet Tiyatrosu her zaman bu görüşlere açıktır. Bize çok kolay ulaşabilirler. Sanatsal olarak bizi zorlamaya devam ederlerse bu da bizi ileriye taşıyacaktır.” ifadelerini kullandı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.