50,0128$%0,00
56,2027€%-0,01
67,4263£%-0,01
6.534,77%3,66
10.740,00%3,46
42.791,00%3,46
4.065,44%0,04
%
4002996฿%2.92869
2791.3Ł%2.58632
120734Ξ%5.52894
65.06%1.81955
49.98$%0.05883
06:05
04 Kasım 2026 Çarşamba
TFF’nin açıklamasına göre, Paket A (TFF Süper Lig Yayın), Paket B (TFF 1. Lig Yayın ile TFF Süper Lig ve 1. Lig Radyo Yayını, Geniş Özetler), Paket C (TFF Süper Lig ve 1. Lig Uluslararası Yayın), Paket D (Uluslararası Bahis Sitelerinden Yayın ve Dijital Özetler) ve Paket E (Tüm Paketler) ilişkin ihale, kapalı teklif ve açık artırma usulüyle yapılacak.
TFF Süper Lig ve 1. Lig müsabakalarından elde edilecek veri hakları ihale kapsamında olmayacak.
Yayın ihalesine katılabilecek sermaye şirketleri, kamu kurum ve kuruluşları, ortak girişimler veya iş ortaklıkları, ihale dokümanlarını, satış bedeli 750 bin lirayı TFF’nin banka hesabına ödeyerek Riva’daki federasyona ait tesislerde bulunan TFF Mali İşler Direktörlüğü’nden alabilecek.
Teklif vermek isteyenler, 30 Kasım Pazartesi günü saat 14.00-14.10 arasında, Riva’daki tesislerde Yayın İhale Komisyonu’na noter huzurunda tekliflerini sunabilecek.
Federasyondan yapılan açıklamada ayrıca TFF’nin, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olmadığı gibi, tüm teklifleri reddetmekte veya ihaleyi iptal etmekte serbest olduğu belirtildi.
TBMM’de kabul edilen 22 Ekim tarihli ve 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun ile Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) tasfiye ve ödemelere ilişkin usul ve esaslar hakkındaki 27 Ekim tarihli ve 76/1903 sayılı karar doğrultusunda, fon sahiplerine ara ödemeler yapılmaya devam ediliyor.
Fonların tasfiye sürecinde olağanüstü tasfiye kapsamında 390 bin 219 yatırımcıya 62,2 milyar lira ödeme yapıldığı öğrenildi. Bu yatırımcılardan 133 bin 839’unun ana parasının tamamının karşılandığı belirtildi.
Olağan tasfiye kapsamında ise 55 bin 821 yatırımcıya toplam 55,4 milyar lira ödeme gerçekleştirildiği öğrenildi.
Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) eski görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında, Adli Tıp Kurumunca, Kozinoğlu'nun mezarından alınan örneklerde yapılan incelemede, ölümünün kalp hastalığı sonucu meydana geldiği belirlendi.04/11/2026 22:44
Millihaber
Türkiye Dışişleri Bakanlığı “Avrupa Komisyonu 2026 Türkiye Raporu”na ilişkin, “Raporda yer alan, özellikle siyasi kriterler ile yargı ve temel haklar alanındaki mesnetsiz iddiaları reddediyoruz. Söz konusu ithamlar, bazı Avrupa Birliği (AB) yetkililerinin çifte standartlı yaklaşımının ve tutarsız, inandırıcılığını yitirmiş zihniyetinin yansımasıdır.” ifadelerini kullandı.
Bakanlık, “Avrupa Komisyonu 2026 Türkiye Raporu” hakkında yazılı açıklama yayımladı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Avrupa Komisyonu’nun 2026 yılı Genişleme Paketi kapsamında ülkemizle ilgili hazırladığı rapor, AB’nin ülkemize karşı ön yargılı ve hakkaniyetten uzak tutumunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Raporda yer alan, özellikle siyasi kriterler ile yargı ve temel haklar alanındaki mesnetsiz iddiaları reddediyoruz. Söz konusu ithamlar, bazı AB yetkililerinin çifte standartlı yaklaşımının ve tutarsız, inandırıcılığını yitirmiş zihniyetinin yansımasıdır. Raporda, son yıllarda olduğu gibi, Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının uluslararası hukukla bağdaşmayan, gerçeklerden kopuk, maksimalist tezlerinin savunulduğunu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru hak ve menfaatleri ile haklı politikalarının bir kez daha göz ardı edildiğini müşahede ediyoruz. AB’nin, Kıbrıs meselesinde kayıtsız şartsız Kıbrıs Rum tarafının tutumunu benimsediği müddetçe çözüm çabalarına katkı sunmasının mümkün olmadığını bu vesileyle tekrar hatırlatıyoruz.”
Rapordaki Doğu Akdeniz’e ilişkin değerlendirmelerin uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine bütünüyle aykırı olduğu, Türkiye ile Libya arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası’na dair ifadelerin de herhangi bir hükmünün bulunmadığı belirtilen açıklamada, “Diğer taraftan, Türkiye’nin ekonomik ve parasal politikalar alanında kaydettiği ilerlemeye, iyi işleyen piyasa ekonomisine ve Birlik içindeki rekabet baskılarıyla baş edebilme kapasitesine ilişkin tespitleri önemli buluyoruz. Ülkemizin bağlantısallık, tedarik ve değer zincirlerinin dayanıklılığı ile savunma ve güvenlik alanlarındaki rolüne yapılan atıfları olumlu değerlendiriyoruz. Raporda kayda geçirilen ekonomik ve ticari verilerin ortaya koyduğu üzere, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin haklı ve meşru beklentimizi bir kez daha vurguluyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, ayrıca şunlar kaydedildi:
“Türkiye-AB ilişkileri, dar siyasi hesapların ve tek taraflı yaklaşımların ötesinde, ortak çıkarlar ve uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmelidir. Türkiye, ortaklık hukuku ve ahde vefa ilkesi çerçevesinde, karşılıklı güven, saygı ve hakkaniyete dayalı bir anlayışla ilişkileri ilerletmeye hazırdır. AB’den beklentimiz, son dönemde artan diyaloğu üyelik perspektifimizi güçlendiren somut kararlara dönüştürerek, ortak geleceğimizin gerektirdiği stratejik iradeyi göstermesidir.”
Türkiye’den “Avrupa Komisyonu 2026 Türkiye Raporu”na tepki yazısı ilk önce Eksen Kıbrıs üzerinde ortaya çıktı.
Haberin tamamı: Eksen Kıbrıs
ATK 1. İhtisas Kurulu tarafından yapılan değerlendirme neticesinde hazırlanan raporda, 12 Kasım 2011’de Silivri 1 Nolu Ceza İnfaz Kurumu’ndan Silivri Devlet Hastanesi’ne nakledildiğinde ölü olduğu bildirilen Kaşif Kozinoğlu’na, 13 Kasım 2011’de Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince skopi, ölü muayene ve otopsi işlemleri yapıldığı belirtilerek, otopside toksikolojik ile histopatolojik inceleme için örnekler alındığı belirtildi.
Otopsi işleminde kalpte ağırlık artışı, kalp boşluklarında hafif dilatasyon, aortta yer yer ülsere aterom plakları, kalbi besleyen damarlarda yer yer sertleşmiş ve ülsere lümeni hafif derecede daraltan aterom plakları, kalp kesitlerinde hafif solukluk ile yer yer hiperemik alacalı görünüm olduğunun tespit edildiği kaydedilen raporda, Dairenin, 10 Şubat 2012’de Kozinoğlu’nun ölümünün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini bildiren raporu, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği bildirildi.
Raporda, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 2 Eylül’de, Kozinoğlu’nun ölümünün doğal nedenlerle meydana gelip gelmediği, üçüncü kişilerin müdahalesi sonucu gerçekleşip gerçekleşmediği, kesin ölüm sebebi ve ölüm saatinin tespiti amacıyla, fethi kabir işleminin yapılıp yapılmayacağını sorduğu kaydedildi.
Bunun üzerine ölü muayene tutanağı, ölü muayenesinde çekilen fotoğraflar, olay yeri inceleme fotoğrafları, olayla ilgili Ceza İnfaz Kurumu kamera görüntüleri, 112 acil ambulans servis kayıt formu ile Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de götürüldüğü Silivri Devlet Hastanesi’ndeki tıbbi kayıtları ve grafilerinin talep edildiği aktarılan raporda, 12 Eylül’de fethi kabir işlemi yapıldığı belirtildi.
Raporda, Kimya İhtisas Dairesince yapılan incelemede, materyallerde molibden, kadmiyum, antimon, kurşun, kobalt, nikel, arsenik ve vanadyum ağır metalleri tespit edildiği, sistematikteki uyuşturucu veya uyarıcı maddeler, ilaç etken maddeleri ile insektisit ve rodentisitler tespit edilmediği bildirildi.
Fizik İhtisas Dairesince fethi kabir işleminde elde edilen materyaller üzerinde yapılan alfa ve beta radyoaktif madde incelemesinde, materyallerde doğal radyasyon düzeyinin üzerinde radyoaktivite bulgularına rastlanmadığı belirtildi.
Mezardan elde edilebilen kemiklerde yapılan incelemede ise postmortem (ölümünden sonra meydana gelen) aşınma, yumuşama, doku kayıpları ve kırıklar, yeniden canlandırma işlemi neticesinde meydana gelen sternum ve kaburga kırıkları ile otopsi işlemi nedeniyle oluşturulan kesilerin tespit edildiği, bunların haricinde kemiklerde belirgin travmatik ve patolojik bulgu tespit edilmediği ifade edildi.
Raporda, ATK 1. İhtisas Kurulu tarafından yapılan değerlendirme neticesinde, otopsisinde tespit edilen sternum ve kaburga kırıklarının lokalizasyonu ile özellikleri dikkate alındığında, yeniden canlandırma işlemi sırasında husullerinin mümkün olduğu ve mevcut verilerle kişinin travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı kaydedildi.
Göz sıvısında araştırılan ve tespit edilen potasyumun ölüm zamanı tespiti açısından alınmış olduğu belirtilen raporda, “Ölüm ile otopsi arasında geçen süre itibarıyla normal düzeyde olduğu, fethi kabirden elde edilen tırnak örneğinde, alınan diğer örneklere göre antimon düzeyi yüksek bulunmakla birlikte kişinin uzun süreli olarak antimona maruz kaldığına dair deri bulguları, akciğer hasarı, karaciğer, böbrek ve kalpte histopatolojik olarak doku hasarı bulunmadığı” tespitlerine yer verildi.
Kozinoğlu’nun ölümünden kısa süre önce maruz kalması durumunda, şiddetli mide bulantısı, kusma, ishal, mide ve bağırsaklarda kanama, solunum yollarında alerjik reaksiyon bulguları bulunmadığı aktarılan raporda, aranan diğer ağır metallerin normal düzeyde olduğu, aranan diğer toksik maddelerin de bulunmadığı ifade edildi.
Raporda, ölümün meydana geliş şekli dikkate alındığında, “Mevcut verilerle kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, mevcut verilerle kişinin ölümünün kalp hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu, kişiye, göğüs ağrısı başlaması üzerine verilen isosorbid dinitrat etken maddeli ilacın ölüm olayında etkisi ve katkısı bulunmadığı mütalaa edilmiştir.” ifadelerine yer verildi.
Kozinoğlu’na yapılan radyolojik inceleme (skopi), ölü muayenesi, otopsi, fethi kabir, radyoaktif inceleme ve alınan örneklerin incelemeleri ile yapılan değerlendirme neticesinde, “Mevcut verilerle kişinin travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, mevcut verilerle kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı ve mevcut verilerle kişinin ölümünün kalp hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu”na dair tespit raporda yer aldı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.