DOLAR

49,6090$%0,08

EURO

55,5785€%-0,14

STERLİN

66,4170£%-0,14

GRAM ALTIN

6.384,76%-0,62

ÇEYREK ALTIN

10.548,00%-0,08

TAM ALTIN

42.043,00%-0,08

ONS

3.995,69%-0,72

BİST100

%

BİTCOİN

4018337฿%-0.01904

LİTECOİN

2834.68Ł%-0.4789

ETHEREUM

117507Ξ%-0.70303

RİPPLE

65.09%1.36279

TETHER

49.66$%0.00056

İmsak Vakti a 12:53
Kırıkkale AÇIK 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
admins

admins

25 Ekim 2026 Pazar

DİĞER YAZARLARIMIZ

Akciğer kanserinde erken teşhisle yaşam şansı yüzde 90’ı aşıyor

Akciğer kanserinde erken teşhisle yaşam şansı yüzde 90’ı aşıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Başhekimi Eroğlu, Antalya’da düzenlenen 14. Ulusal Göğüs Cerrahisi Kongresi kapsamında yaptığı açıklamada, akciğer kanserinin dünyada kanser kaynaklı ölümlerin en önemli nedenlerinden biri olduğunu söyledi.


Dünya genelinde yılda yaklaşık 10 milyon kişinin kanser nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Eroğlu, bunların yaklaşık 2,5 milyonunun akciğer kanserinden kaynaklandığını ifade etti.


En önemli neden sigara


Akciğer kanserinin en önemli nedeninin sigara kullanımı olduğunu vurgulayan Eroğlu, uzun süren öksürük, kanlı balgam, kilo kaybı, iştahsızlık ve nefes darlığı gibi belirtileri olanların hekime başvurması gerektiğini anlattı.


Erken teşhisin tedavi başarısı açısından büyük önem taşıdığına dikkati çeken Eroğlu, özellikle sigara kullananların risk durumlarına göre hekim kontrolünde tarama yaptırmalarının önemini vurguladı.


Eroğlu, erken evrede teşhis edilen akciğer kanserinde 5 yıllık sağkalım oranının yüzde 90’ın üzerine çıkabildiğini, geç evrede ise yüzde 10’un altına düşebildiğini belirterek, “Medikal tedavilerdeki iyileşmelere, kapalı ameliyat yöntemlerine, cerrahi, robotik sistemlerin, akıllı ilaçların gelişmesine rağmen akciğer kanserinde geç teşhiste maalesef yaşam süresi çok kısalıyor. Onun için kanser öldürmüyor, geç teşhis öldürüyor.” ifadelerini kullandı.


Yeni tedavi yöntemleri gelişiyor


Akciğer kanserinin tanı ve tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını kaydeden Eroğlu, geçmişte göğüs kafesi açılarak yapılan ameliyatların artık birkaç küçük kesiden kamera yardımıyla gerçekleştirilebildiğini belirtti.


Bu yöntemler sayesinde hastaların iyileşme sürecinin kısaldığına dikkati çeken Eroğlu, bazı ağır ameliyatların ardından hastaların birkaç gün içinde taburcu edilebildiğini söyledi.


“Her insan ömründe 100 defa kanser olma riski taşıyor”


Yeni nesil ilaçların bazı hastalarda daha konforlu bir tedavi süreci sağladığını belirten Eroğlu, “Artık bağışıklık sistemimizi yükselterek kanser oluşmasına engel olabiliyoruz. Her insan ömründe 100 defa kanser olma riski taşıyor. Eğer bağışıklık sistemimiz çok iyi seviyedeyse bu kanseri engelliyor ama bağışıklık sistemi çöktüğünde kanser büyümeye, vücuda yayılmaya başlıyor.” diye konuştu.


İlaç tedavilerinde de ilerleme kaydedildiğini vurgulayan Eroğlu, immünoterapi ve akıllı ilaçların tedavi seçeneklerini artırdığını ifade etti.


Eroğlu, ailesinde akciğer kanseri öyküsü bulunan kişilerin de risk konusunda bilinçli olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Devamını Oku

İstanbul’daki 2 cinayete ilişkin 3 zanlı Edirne’de yakalandı

İstanbul’daki 2 cinayete ilişkin 3 zanlı Edirne’de yakalandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL


İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 2 ilçede aynı gün içinde işlenen cinayetlere ilişkin çalışma başlattı.


Şüpheliler Y.G., K.K. ve S.C.B’nin olayla ilgili oldukları belirlendi.


Polis ekipleri, yurt dışına kaçmaya hazırlandıkları belirlenen 3 şüpheliye yönelik operasyon düzenledi.


Edirne’de yakalanan şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

Devamını Oku

Robotik kalp cerrahisi hastaların günlük yaşama dönüşünü hızlandırıyor

Robotik kalp cerrahisi hastaların günlük yaşama dönüşünü hızlandırıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesinde robotik kalp ve damar cerrahisi uygulanmaya başlanırken yöntemle ilk kez Rize ve Gümüşhane’den gelen iki hasta ameliyat edildi.


KTÜ Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Coşkun Özdemir, robotik cerrahinin en önemli avantajlarından birinin cerrahi travmayı en aza indirmek olduğunu söyledi.


Hastanede kısa süre önce uygulanmaya başlanan yöntemle hafta içinde iki hastayı ameliyat ettiklerini belirten Özdemir, robotik cerrahi sayesinde açık ameliyatlarda görülmesi zor olan bölgelerin daha yakından görüntülenebildiğini ifade etti.


Özdemir, robotik cerrahinin Karadeniz Bölgesi’nde yalnızca KTÜ Farabi Hastanesinde uygulandığını, bu nedenle farklı illerden hastaların da hastaneye geldiğini kaydetti.


“Amaç hastanın kesiye bağlı çektiği acıları, ağrıları azaltmak”


Robotik cerrahinin hastaların ameliyat sonrası iyileşme sürecini kolaylaştırdığını belirten Özdemir, açık kalp ameliyatlarında göğüs kemiğinin kesilmesine bağlı olarak hastaların bir süre yan yatma ve araç kullanma gibi günlük aktivitelerinde kısıtlamalar yaşadığını anlattı.


Özdemir, robotik ve minimal invaziv cerrahi yöntemleriyle bu kısıtlamaların azaltılabildiğine dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:


“Burada amaç hastanın kesiye bağlı çektiği acıları, ağrıları azaltmak. Göğüs kemiği kesildikten sonra 1,5-2 ay hastanın yan yatmasını, araba kullanmasını istemiyoruz. Bu tür durumları ortadan kaldırabiliyoruz. Taburculuk süresi daha kısa oluyor. Minimal invaziv ve robotla baypas yaptığınız bir hasta buradan kendi arabasını kullanarak evine gidebiliyor. Evine gittikten sonra ya da yoğun bakımdan çıktıktan hemen sonra yatağında yan dönüp yatabiliyor. Hasta işine gücüne bir hafta 10 gün gibi kısa bir sürede dönebiliyor.”


Bütün bunların robotik ve minimal invaziv cerrahinin avantajları olduğuna dikkati çeken Özdemir, operasyonları Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ali Yürük başta olmak üzere, deneyimli bir ekiple gerçekleştirdiklerini kaydetti.


Hastalar iyileşme sürecinden memnun


Rize’de 8 ay önce kalbinde delik olduğu teşhis edilen 37 yaşındaki Saadet Kiraz, Trabzon Üniversitesi Tıp Fakültesi Ahi Evren Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde​​​​​​​ bir süre tedavi gördüğünü, ardından ameliyat için KTÜ Farabi Hastanesine sevk edildiğini belirtti.


Farabi Hastanesinde robotik cerrahiyle kalbindeki deliğin kapatıldığını anlatan Kiraz, ameliyat sonrası sürecinin iyi geçtiğini ifade etti.


Kiraz, servise alındıktan sonra ağrılarının geçtiğini de vurguladı.


Gümüşhane’den gelen 60 yaşındaki Arif Okur da üç damarı tıkalı olduğu için robotik cerrahiyle baypas ameliyatı geçirdiğini ve damarlarının açıldığını kaydetti.

Devamını Oku

Numan Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye ile birlikte terörsüz bir bölgenin kurulduğunu göreceğiz

Numan Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye ile birlikte terörsüz bir bölgenin kurulduğunu göreceğiz
0

BEĞENDİM

ABONE OL


TBMM Başkanı Kurtulmuş, Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde düzenlenen Sultanbeyli Belediyesi Kültür-Eğitim-Sosyal Yatırımlar Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, yıllar içerisinde Sultanbeyli’nin yatırımlarla, aldığı hizmetlerle çok daha ileriye gittiğini görmekten memnuniyet duyduğunu söyledi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden itibaren özel önem verdiği ilçedeki yatırımların artırılması için her türlü öncülüğü yaparak yol gösterdiğini anlatan Kurtulmuş, Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş’ın, göreve geldiği andan itibaren arkadaşlarıyla beraber canla başla hizmete devam ettiğini dile getirdi.


Kurtulmuş, ekonomiden savunma sanayisine, dış politikadan hukuk ve demokrasi alanına kadar birçok reformu gerçekleştirirken, güçlü ve büyük Türkiye idealini ortaya koyarken şehirlerin yerinde saymasının düşünülemeyeceğine dikkati çekerek, şehirlerin, Türkiye’nin gelişmesinin önemli vitrinleri olduğunu belirtti.


Güçlü Sultanbeyli’nin aynı zamanda güçlü Türkiye’nin yansıması olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Sultanbeyli’nin her alanda güçlü bir hale getirilmesi için hem merkezi yönetimin hem de yerel yönetimin el ele, omuz omuza, iç içe geçerek çalışması her türlü takdirin üstündedir. Ümit ediyorum ki bu çalışma temposuyla Sultanbeyli, önümüzdeki dönemde de fevkalade güçlü şekilde hizmet almaya ve hizmet üretmeye devam edecektir.” diye konuştu.


Açılışı yapılacak merkezlerden birisine merhum babası Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş’un isminin verilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, “İnsanın babası hakkında konuşması zordur. Babam ilk hocamdır, ilk yol göstericimdir. İnsanlığa dair, Müslümanlığa dair ilk bilgilerimi kendisinden hem şifahi olarak hem de tecrübe olarak öğrendim. Hayatını hayır hizmetlerine, ilme ve insanların okumasına adayan fevkalade önemli bir insandı. Hayat geliştikçe, yaşımız ilerledikçe çok insan tanıdık. İnsan tanıdıkça rahmetli babamın yerinin ne kadar doldurulmaz olduğunu çok daha iyi anladığımı itiraf etmek durumundayım. Allah ondan ve onunla birlikte bu ülkede bugünlere kadar gelmemizde emeği geçen bütün mücadele ehlinden razı olsun diyor, rahmetle, şükranla anıyorum.” ifadelerini kullandı.


“Dünya, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en zor dönemlerinden birisindedir”


Kurtulmuş, dünyanın fevkalade zor bir süreçten geçtiğine dikkati çekerek, yaşanan çatışmalar, mücadeleler ve gerilimlere değindi.


“Dünya, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en zor dönemlerinden birisindedir.” diyen Kurtulmuş, yeni bir küresel sistemin kurulamamış olmasının dünyadaki bu çatışma ve gerilimleri daha fazla artırdığını söyledi.


Kurtulmuş, bu gerilimlerden, çatışmalardan fazlasıyla nasibini alan bölgenin ise Türkiye’nin tam da merkezinde bulunduğu coğrafya olduğunu dile getirerek, böylesine kritik bir dönemde, böylesine zor bir coğrafyada güçlü bir şekilde ayakta durulması gerektiğini vurguladı.


Türkiye’nin bölgesel çatışma ve küresel gerilimlere rağmen güvenlik ve istikrarını birinci önceliği olarak seçtiğini belirten Kurtulmuş, “Türkiye, böylesine zor bir coğrafyada Allah’ın lütfuyla, Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde tam manasıyla bir istikrar adası olmaya devam ediyor. Bu istikrar adası olma vasfımızın her türlü kazanımımızdan çok daha değerli olduğunun altını çizmek isterim. Allah bu ülkeye istikrarsızlığı, kargaşayı ve karışıklığı asla göstermesin. Bu istikrarımızın uzun yıllar, kıyamete kadar güçlenerek devam etmesini arzu ederiz.” şeklinde konuştu.


Kurtulmuş, Türkiye’nin istikrarlı şekilde yoluna devam edebilmesi için küresel sistemdeki hedefinin, nerede durmak ve ne yapmak ile nasıl bir ülke olmak istediğinin özümsenmesi gerektiğini dile getirerek, gelecek dönemde Türkiye’nin önlenemez yükselişinin yaşanacağının altını çizdi.


Çevredeki bütün çatışmalarda Türkiye’nin ana tercihinin, “Diplomasi yoluyla en zor sorunlar bile çözülebilir”, “müzakerenin devam etmesi” ve “masanın açık tutulması” yönünde olduğunu anlatan Kurtulmuş, bölgedeki en önemli savaşlardan Rusya-Ukrayna Savaşı’nın artık tamamıyla sonsuz yıpratma savaşına döndüğünü, Rusları da Ukraynalıları da bıktırdığını söyledi.


Kurtulmuş, “Esasında söyledikleri çok yüksek perdeden sözlere rağmen her iki taraf da çoktan anlaşmaya razıdır. Dolayısıyla Türkiye olarak ilk baştan itibaren bu konudaki tezimizi tekrarlıyoruz. Bir an evvel Rusya ile Ukrayna arasında barışın sağlanması, savaşın sona erdirilmesi sadece iki ülkenin değil başta Karadeniz ve Avrupa ülkeleri olmak üzere bütün dünyanın beklentisidir.” dedi.

Numan Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye ile birlikte terörsüz bir bölgenin kurulduğunu göreceğiz


Amerika ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın da Hürmüz Boğazı ve Babulmendeb üzerinde devam eden çatışmalarla çoktan başlangıç noktasının fersah fersah ötesine geçtiğine dikkati çeken Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Bu savaş, bütün dünya ekonomilerini hatta bütün dünyanın mali sistemlerini etkileyen bir yıkım savaşına dönmüştür. Bugün itibarıyla neredeyse 120 dolar seviyesine yükselen petrol fiyatları sadece İran’ı, Amerika’yı ya da bölge ülkelerini değil Türkiye dahil bütün dünya ülkelerini yakından etkilemektedir. Yine bu hafta sonu Avrupa’nın hemen hemen her şehrinde, başkentinde görülmesi muhtemel büyük sokak kavgalarının arkasında da devam eden bu bölgesel savaşların etkilerinin olduğu aşikardır. Fransa’nın, İtalya’nın ya da başka ülkelerin şehirlerinde insanların sokaklara çıkarken yakındıkları en önemli şeylerin başında gelen, petrol fiyatları olmak üzere geçim sıkıntısı ve hayat pahalılığıdır. Dolayısıyla bu savaşın da bir an evvel sona erdirilmesi için Türkiye olarak başından beri her iki tarafa da telkin ve tavsiyelerde bulunuyoruz. Bakmayın yine yüksek perdeden konuştuklarına, Amerika ve İran, arka planda birbirleriyle görüşmelerini devam ettiriyor, her iki taraf da bir çözüm, bir nihai anlaşma noktasına gelmek için gayret sarf ediyor.”


“Bütün insanlık, sokaklara çıkarak İsrail’in bu zulmüne ‘Dur’ demektedir”


TBMM Başkanı Kurtulmuş, bölgedeki ve dünyadaki en önemli sorunun İsrail’in 3 yılı aşkın süredir Filistin’de gerçekleştirdiği soykırım ve insan hakları ihlalleri olduğunu vurgulayarak, bugün gelinen noktada meselenin sadece Gazze ile Hamas’ın 7 Ekim olayları olmadığının ayan beyan ortada olduğunu söyledi.


Filistin meselesinde en önemli etkiyi ortaya koyan, her platformda Filistin’e sahip çıkanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye olduğunu belirten Kurtulmuş, Filistin davası konusunda parlamenter diplomasi çerçevesinde kendisinin de yürüttüğü çalışmaları anlattı.


Kurtulmuş, Türkiye’nin Filistin davasında haklılığını ortaya koyan tezlerine işaret ederek, şunları kaydetti:


“Çünkü haklı olmaktan başka güçlü söz yoktur. Dünyanın en büyük medya gücüne sahip olabilirsiniz, dünyanın en büyük finans gücüne sahip olabilirsiniz, daha açık söyleyeyim, dünyanın neredeyse birçok başkentini de yönetebilirsiniz ama zalimseniz, haksızsanız sözünüzün beş para değeri yoktur ve insanlar gelir bir gün sözünüzün de sizin de değersiz insanlar olduğunuzu anlar. Bugün İsrail böyle bir noktaya doğru hızla gelmiştir. Şimdi seçimlerine birkaç gün kala her türlü melaneti işlemeleri mümkündür, her türlü zulmü işlemeleri mümkündür ama ne yaparlarsa yapsınlar, bunu size moral vermek için söylemiyorum, bugünler siyonist rejimin iyi günleridir. Önlerinde onları bekleyen çok daha zor, çok daha tehlikeli yollar olduğunu hatırlatmak isterim. Bütün insanlık, insanlığın vicdanı sokaklara çıkarak İsrail’in bu zulmüne, siyonizmin bu çılgınlığına ‘Dur’ demektedir. İnşallah bu çılgınlık durdurulacak ve Filistin sonunda özgür olacaktır.”


“Terörsüz Türkiye hedefi bölge için de önemli bir hedeftir”


Kurtulmuş, Türkiye’nin böylesi bir dönemde iç kalesini de tahkim etmesi gerektiğinin altını çizerek, terör meselesinin geride bırakılmasının Türkiye’nin iç politikada birinci önceliği olduğunu vurguladı.


Terörsüz Türkiye hedefinde önemli adımların atıldığını dile getiren Kurtulmuş, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un gereği olarak da bu konuyla ilgili adımlar atılacak ve artık Türkiye’de terör örgütü bütün silahlarını teslim ederek kendisini feshedecek ve böylece Türkiye, esenlik yurdu, barış yurdu olma noktasında önemli bir adımı daha geride bırakacaktır. Şimdiye kadar 50 yıllık terörle mücadelede kazananlar, terör ve savaş baronları oldu. Şimdi barışın, esenliğin, kardeşliğin temin edilmesiyle kazanan milletimiz olacak, 86 milyon vatandaşımız olacak. Kazanan barış ekonomisi olacaktır. Türkiye’nin her yerinde, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere her tarafında halkımız alın teriyle üretecek ve helalinden kazanacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.


Türkiye’nin terörü tamamıyla bitirerek bölgesinde yıldız ülke olmaya devam edeceğini söyleyen Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye hedefi sadece Türkiye için değil aynı zamanda bölge için de önemli bir hedeftir. Terörsüz Türkiye ile birlikte terörsüz bir bölgenin kurulduğunu da hep birlikte göreceğiz.” dedi.


TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’nin iç kalesini tahkim etmesinin ve bu alanda atacağı adımların başarıyla sonuçlanmasının aynı zamanda yaklaşık bir asırdır uygulanan bölgedeki emperyalist projeleri de sona erdireceğini belirterek, şöyle konuştu:


“Bu bölgenin halklarını cetvelle çizilmiş sınırlarla birbirinden bölenler, Türkleri, Kürtleri, Arapları, Sünnileri, Şiileri, Marunileri, Nusayrileri birbirinden ayırt etmeye çalışanlar artık yolun sonuna gelmişlerdir. Güçlü Türkiye, bu bölgede halkların da toparlandığı güçlü bir merkez anlamındadır. Biz, sadece Terörsüz Türkiye meselesiyle bir örgütün silah bırakmasını değil aynı zamanda bir asır evvel dağıtılan parçalarımızın yeniden derlenmesini, toparlanmasını sağlıyoruz yani yeniden birliğin, beraberliğin, kardeşliğin ve bölge halklarının birlikte daha güçlü olmasının yolunu açıyoruz. Allah yolumuzu açık eylesin. Bu millete küçük hedefler yakışmaz. Tarih boyunca hiçbir zaman küçük hedefleri olmayan bu aziz millet, şimdi de büyük hedeflerle güçlü ve büyük Türkiye istikametinde yürüyor. İnşallah bölgedeki ve küresel gelişmeleri de en iyi şekilde takip ederek o gelişmelerin etkisinde kalmak değil tam tersine o gelişmeleri milletimizin hayrına kullanarak yolumuza devam ediyoruz.”


TBMM Başkanı Kurtulmuş’un konuşmasının ardından video konferans yöntemiyle temel atma ve açılış törenleri gerçekleştirildi.


Şehir Kütüphanesi, Hamidiye Gençlik Merkezi, Fetih Korusu Sosyal Tesisleri, Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş Şehir Düşünce Merkezi ile Aydos Kalesi Tanıtım ve Sergi Salonu’nun açılışı yapılırken Akşemsettin Gençlik Merkezi, Battalgazi ve Mimar Sinan mahallelerinde inşa edilecek 4-6 yaş Kur’an kursları, Ahmet Yesevi Anaokulu, Aydos Sosyal Tesisi Projesi ve Sultanbeyli Terminali’nin temeli atıldı.


Törende AK Parti İstanbul Milletvekili Yahya Çelik ile Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş da konuşma yaptı.

Devamını Oku

TURKSAI’nın teşkilat tüzüğü Antalya’da imzalandı

TURKSAI’nın teşkilat tüzüğü Antalya’da imzalandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Türk Devletleri Teşkilatı Üye Devletleri Yüksek Denetim Kurumları Teşkilatı’nın (TURKSAI) tüzüğü Antalya’da imzalandı


Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Azerbaycan’ın yüksek denetim kurumlarının temsilcileri ile Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanychbek Ömüraliev’in katılımıyla Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Antalya Eğitim ve Sosyal Tesisi’nde imza töreni düzenlendi.


Törende konuşan TURKSAI ve Sayıştay Başkanı Metin Yener, teşkilatın kuruluş bildirgesinin 22 Kasım 2025’te İstanbul’da imzalandığını hatırlattı.


Tüzüğün üye ülkeler arasında mesleki bilgi, deneyim ve teknoloji paylaşımını geliştireceğini belirten Yener, “Tüzük, sadece hukuki bir metin değildir. Bu tüzük, üye ülkelerimiz arasında mesleki bilgi, tecrübe ve teknoloji transferini kurumsallaştıran, ortak denetim standartlarını ve iyi uygulama örneklerini yaygınlaştıran, Türk dünyasında şeffaflık, hesap verebilirlik ve iyi yönetişim ilkelerini güçlendiren ortak bir gelecek vizyonudur.” dedi.


Yüksek denetim kurumlarının sorumluluğunun yalnızca geçmiş harcamaları denetlemekle sınırlı olmadığını vurgulayan Yener, kamu politikalarının ve gelecek nesillerin yaşam kalitesini etkileyen hedeflerin de takip edildiğini kaydetti.


İş birliğinde yeni bir sayfa açılıyor


Kazakistan Yüksek Denetim Odası Başkanı Alihkan Smailov, tüzüğün imzalanmasının Türk ülkelerinin yüksek denetim kurumları arasındaki iş birliğinde yeni bir dönemi başlattığını belirtti.


Tüzüğün teşkilatın faaliyet ilkelerini ve çalışma usullerini belirleyeceğini aktaran Smailov, “TURKSAI statüsünün imzalanması, Türk ülkelerinin yüksek denetim kurumları arasındaki iş birliği tarihinin yeni bir sayfasını açmaktadır.” diye konuştu.


Smailov, 2029’da düzenlenecek bir sonraki genel kurula Astana’da ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını bildirdi.


Kırgızistan Sayıştay Başkanı Almazbek Akmatov da tüzüğün mesleki iş birliğini güçlendireceğini ve deneyim paylaşımına kurumsal zemin hazırlayacağını ifade etti.


Özbekistan Sayıştay Başkan Yardımcısı Mekhriddin Abdullaev, tüzüğün teşkilatın hukuki ve kurumsal yapısını güçlendireceğini belirterek, iş birliğinde yeni bir dönemin başlayacağına inandığını dile getirdi.


Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanychbek Ömüraliev ise TURKSAI’nin üye ülkeler arasında mesleki dayanışmayı ve bilgi paylaşımını artıracağını aktardı.


Törene çevrim içi katılan Azerbaycan Sayıştay Başkan Yardımcısı Nasir Sadigov da tüzüğün üye ülkelere hayırlı olmasını diledi.


Konuşmaların ardından üye ülkelerin temsilcileri tüzüğü imzaladı.


Sürdürülebilir kalkınma ve iklim değişikliği ele alındı


Tören öncesinde, 19-23 Ekim’de Sayıştay Manavgat Tesisleri’nde düzenlenen “TURKSAI Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Bilgi ve Tecrübe Paylaşımı Programı”nı tamamlayan katılımcılara sertifikaları verildi.


İmza töreninin ardından düzenlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Sempozyumu’nda ise kamu denetiminde sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği konuları değerlendirildi.


Sempozyumda Sayıştay mensuplarının yanı sıra İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Sürdürülebilir Kalkınma 2030 Amaçları İhtisas Komitesi Başkan Vekili Prof. Dr. Barış Alpaslan ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Portföy Yöneticisi Meral Mungan Arda konuşma yaptı.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.