49,9256$%0,07
55,7150€%-0,26
66,9473£%0,11
6.222,90%-3,56
10.250,00%-3,31
40.823,00%-3,39
3.874,94%-3,64
%
3869114฿%0.17309
2767.59Ł%-0.01824
112284Ξ%1.22101
62.48%0.65833
49.89$%-0.00977
19:30
31 Ekim 2026 Cumartesi
DeMonica Amerson’a 2001 yılında, gözlerindeki görme siniri iltihaplanması şikayetleri ve yapılan omurilik sıvısı testinin ardından MS teşhisi konuldu. Hiçbir ailesel geçmişi olmamasına rağmen konulan bu teşhisle hayatı altüst olan Amerson, yıllar boyunca günlük iğnelerden aylık infüzyon tedavilerine kadar zorlu bir süreçten geçti.
Okul yöneticiliği yapan ve iki çocuk dünyaya getiren Amerson, zaman zaman yaşadığı relapsları (atakları) MS’in doğasına bağladı ve doktorları da durumu hiç sorgulamadı.
2019 yılında bacaklarında uyuşma ve aşırı halsizlikle kendini gösteren büyük bir atak geçiren Amerson, acil serviste yaşadığı göz basıncı ve kusma şikayetleriyle hastaneye kaldırıldı. On-call nöroloğun yaptığı özel bir kan testi, her şeyin seyrini değiştirdi.
Uzmanların yaptığı kapsamlı takip tetkikleri, Amerson’un aslında hiçbir zaman MS olmadığını, merkezi sinir sistemini ve optik sinirleri hedef alan nadir bir otoimmün rahatsızlık olan nöromiyelitis optika spektrum bozukluğu (NMOSD) hastası olduğunu kanıtladı.
Uzmanlar, MS semptomlarının geniş bir yelpazeye yayılması ve tek bir kesin kan testinin bulunmaması nedeniyle yanlış teşhis riskinin azımsanmayacak düzeyde olduğuna dikkat çekiyor. Nitekim yapılan geniş kapsamlı araştırmalar, MS tanısı alan hastaların yüzde 15 ila 20’sinin aslında farklı rahatsızlıklara sahip olduğunu gösteriyor.
Yakın zamanda ünlü oyuncu Christina Applegate’in de yaklaşık beş yıl boyunca yanlış MS teşhisi aldığını açıklaması, bu konudaki farkındalığı artırırken; doğru teşhisin hayat kalitesini ne kadar büyük ölçüde etkilediğini bir kez daha gözler önüne serdi.
TÜRK Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Türk dünyasının ayrılmaz ve vazgeçilmez bir üyesidir. Kıbrıs’ı tecride, izolasyona mahkum etmek, onları bölgesel ve küresel gelişmelerden, imkanlardan mahrum bırakmak ne insanlığa sığar ne de uluslararası hukuka sığar” dedi.
Türk Dünyası Diyalog Forumu’nun ikinci gününde gerçekleştirilen oturumlarda, Türk devletleri arasındaki ekonomik iş birliği, ticaret yolları ve bölgesel gelişmeler ele alındı.
Forum kapsamında düzenlenen “Orta Koridor’dan Ortak Üretim Ekosistemine: Türk Dünyasında Ekonomi Modeli” başlıklı panelde konuşan Binali Yıldırım, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler ve KKTC’ye yönelik izolasyonlar konusunda önemli mesajlar verdi.
KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, KKTC milletvekilleri, TDT Aksakallar Heyeti üyeleri ve çok sayıda diplomatın izlediği panelde Yıldırım, Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesinin önemine dikkat çekti.
“KKTC Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası”
Konuşmasında Doğu Akdeniz’deki gelişmelere özel bir bölüm ayıran Yıldırım, bölgedeki doğal kaynaklar ve deniz yetki alanları konusunda yaşanan anlaşmazlıklara değindi.
Bazı ülkelerin Doğu Akdeniz’deki zenginlikler üzerinde uluslararası hukuku dikkate almayan girişimlerde bulunduğunu savunan Yıldırım, Türkiye’nin bölgedeki hak ve menfaatlerinin yok sayılmasına müsaade etmeyeceklerini vurguladı.
KKTC’nin Türk dünyası açısından taşıdığı öneme işaret eden Yıldırım, Kıbrıs Türk halkının uluslararası ilişkilerden, ekonomik fırsatlardan ve bölgesel gelişmelerden dışlanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Yıldırım, Türk devletlerinin Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların aşılması konusunda sorumluluk üstlenmeye devam edeceğini ifade ederek, KKTC’nin haklarının savunulması için her türlü çabayı göstereceklerini kaydetti.
Orta Koridor’un ticaretteki payı artırılmalı
Panelin ana gündemini oluşturan ekonomik iş birliği konusunda da değerlendirmelerde bulunan Yıldırım, Orta Koridor’un Asya ile Avrupa arasındaki ticaret açısından stratejik bir konumda bulunduğunu söyledi.
Tarihi İpek Yolu, Baharat Yolu ve Kürk Yolu gibi ticaret güzergâhlarını hatırlatan Yıldırım, Orta Koridor’un yalnızca bir ulaştırma hattı olarak değil, Türk devletlerinin ekonomik ilişkilerini güçlendirecek önemli bir bağlantı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yıldırım, Orta Koridor’un yüksek katma değer potansiyeline sahip olmasına rağmen uluslararası yük taşımacılığındaki mevcut payının oldukça sınırlı kaldığına dikkat çekti.
Paylaştığı rakamlara göre, kuzey güzergâhında yılda 180 milyon ton yük taşınırken Orta Koridor’da bu miktar 4,5 milyon ton seviyesinde bulunuyor. Güney güzergâhındaki yıllık yük miktarı ise yaklaşık 3 milyon ton olarak ifade ediliyor.
Türk devletleri arasındaki ekonomik bağların geliştirilmesinin önemini vurgulayan Yıldırım, Orta Koridor’un sunduğu imkânların daha etkin kullanılmasının bölgesel ticarete önemli katkılar sağlayacağını belirtti.
Binali Yıldırım: Kıbrıs’ı tecrit etmek ne insanlığa ne uluslararası hukuka sığar yazısı ilk önce Eksen Kıbrıs üzerinde ortaya çıktı.
Haberin tamamı: Eksen Kıbrıs
İran resmi ajansı IRNA’ya göre Erakçi, ABD’li yetkililerle görüşme yapıldığına ilişkin iddialar ile ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in barış müzakerelerini yeniden başlatmak amacıyla İran’ın üst düzey güvenlik yetkilisi Muhsin Rızai’ye gönderdiği öne sürülen mektuba ilişkin açıklamalarda bulundu.
Arakçi, Vance’in gönderdiği mektubu dikkatle incelediklerini ve konunun ilgili kurullarda ele alındığını belirterek, ABD’li yetkililerle herhangi bir görüşme planlarının bulunmadığını ve bu yönde ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Mevcut durumda ABD ile görüşmeye de gerek görmediklerini ve ülkesinin şartlarının açık olduğunu aktaran Arakçi, arabulucu ülkeler olan Katar ve Pakistan ile görüşmelerin sürdüğünü söyleyerek, ABD’nin İran’ın şartlarını kabul ettikten sonra müzakerelerin doğrudan mı yoksa dolaylı mı olacağına karar verileceğini vurguladı.
Arakçi, Vance’in mektubu ile birlikte ABD’nin diyalog kapısını açma ve daha geniş bir mutabakata varma yönündeki çabasının olumlu bir adım olarak değerlendirilebileceğini belirtti.
İranlı Bakan Arakçi, ülkesinin 7 şartının kabul edilmesi halinde Hürmüz Boğazı’nın 7 gün içinde yeniden açılmasına yönelik öneriye dair “Katar tarafı, önerimizin uygulanma süresinin 5 güne indirilmesini istemişti. Gelinen aşamada ise bu sürenin 2 güne düşürülmesi yönünde bir öneri üzerinde duruluyor.” ifadelerini kullandı.
Savaş ihtimalini de göz ardı etmediklerini hatırlatan Arakçi, tüm senaryolara hazırlıklı olduklarını söyleyerek Hürmüz Boğazı’nın açılma şartını, İran ve Umman tarafından belirlenen yeni geçiş rotasının kabul edilmesine ve alternatif güzergahların kapatılmasına bağladıklarını söyledi.
Arakçi ayrıca, ABD’nin İran’ın petrol satışına yönelik muafiyeti yeniden yürürlüğe koymasını ve Katar’dakiler dahil olmak üzere ülkesinin dondurulmuş tüm varlıklarının serbest bırakılmasını talep ettiklerini belirtti.
Nasır Tıp Kompleksi’nden alınan bilgiye göre, katil İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinin batısında yerinden edilen Filistinlilerin kaldığı çadırı hedef aldığı saldırıda 1 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.
Gazze Şeridi’nin orta kesiminde ise İsrail’in Nusayrat Mülteci Kampı’nın kuzeyine düzenlediği saldırıda Ziya Ebu er-Rus yaşamını yitirdi.
Görgü tanıkları, saldırının İsrail’e ait insansız hava aracıyla (İHA) kampın kuzeyindeki elektrik şirketi binası çevresinde gerçekleştirildiğini aktardı.
Megazi Mülteci Kampı’nın doğusunda Ebu Namus Kavşağı yakınlarında sivillerin toplandığı bölgenin hedef alındığı saldırıda da 4 Filistinli yaralandı.
Yerel kaynaklar, İsrail’e ait askeri araçlar, buldozerler ve bir ekskavatörün Deyr el-Belah’ın doğusundaki Ebu Hammam bölgesinden Vadi es-Selka’ya doğru onlarca metre ilerlediğini bildirdi.
İsrail buldozerlerinin, “Sarı Hat” olarak bilinen hattın batısında kalan Filistinlilere ait bazı evleri yıkmaya başladığı, bölgede yoğun ateş açıldığı ve “Quadcopter” tipi İHA’lardan bombalar atıldığı belirtildi.
Güvenlik koşullarının tehlikeli hale gelmesi nedeniyle çok sayıda Filistinli ailenin bölgeden göç etmek zorunda kaldığı aktarıldı.
Gazze’nin kuzeyindeki Şifa Hastanesi kaynakları, Şati Mülteci Kampı’ndaki Belahiye bölgesinde sivillerin toplandığı yerin İsrail tarafından bombalanması sonucu aralarında durumu ağır olanların da bulunduğu çok sayıda Filistinlinin yaralandığını bildirdi.
İsrail’in Gazze kentinin güneyindeki Tel el-Heva Mahallesi’nde günler önce bir araca düzenlediği saldırıda ağır yaralanan Arafat el-Arir’in bu sabah yaşamını yitirdiği belirtildi.
İsrail’e ait savaş gemilerinin Gazze kentinin sahilini bombaladığı ve bölgeye makineli tüfeklerle ateş açtığı, kentin doğusundaki Tuffah Mahallesi’nde bulunan Senafur Kavşağı çevresindeki evlerin de yoğun ateş altına alındığı aktarıldı.
Yerel kaynaklar, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’nın doğusunu, Gazze kentini, güneydeki Han Yunus’u ve orta kesimdeki Deyr el-Belah’ı topçu ateşiyle hedef aldığını kaydetti.
Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kentinde ise İsrail askeri araçlarından bölgedeki yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı çadırlara ateş açıldığı, bazı çadırların kurşunların hedefi olduğu aktarılırken, olayda ölen veya yaralanan olup olmadığına dair bilgi verilmedi.
Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yayımlanan son açıklamaya göre, İsrail’in Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim’den bu yana düzenlediği saldırılarda 1580 kişi yaşamını yitirdi, 5 bin 711 kişi yaralandı, enkaz altından ise 845 kişinin cansız bedeni çıkarıldı.
İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda can kaybı 74 bin 594, yaralı sayısı ise 175 bin 834 olarak açıklandı.
İtiraz ve başvurular 7 Kasım Cumartesi gününe kadar yapılabilecek
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Milletvekili Erken Genel Seçimi ve Yerel Kuruluş Organları Genel Seçimleri ile ilgili Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt, İskele ve Lefke İlçelerine ait Sandık Seçmen Listelerinin yarın askıya alınacağını duyurdu.
YSK’nın 14 numaralı duyurusuna göre, listelerin askıya alınacağı yerler ve seçim çevrelerinin ayrıldığı sandık bölgelerini gösteren cetveller 1-7 Kasım tarihlerinde Yüksek Seçim Kurulu’nun https://ysk.gov.ct.tr ve Mahkemelerin https://www.mahkemeler.net adresli web sitelerinde yayımlanacak.
Sandık Seçmen Listeleri, 7 Kasım tarihine kadar 7 gün süre ile askıda kalacak ve bu süre içerisinde listeler saat 09.00’dan 18.30’a kadar incelenebilecek. İtiraz veya başvurular, çalışma günlerinde saat 17.30’dan 18.30’a, diğer günlerde ise saat 09.00’dan 10.00’a ve 17.30’dan 18.30’a kadar listelerin askıda bulunduğu yerde, ilçe seçim kurullarınca görevlendirilmiş bulunan kimseler vasıtasıyla veya doğrudan ilgili ilçe seçim kuruluna yapılabilecek.
İtiraz ve başvuruların yazılı delillerle desteklenmesi gerekirken, “Yazılı delil”, kimliğini ve yurttaşlığını belgelemek bakımından kimlik kartını veya pasaportu; daimi ikametgahı saptama bakımından, daimi ikametgahının bulunduğu muhtarlıktan alınan, muhtar ve iki ihtiyar heyeti üyesinin imzasını ve muhtarlık mührünü taşıyan yazılı bir belgeyi içeriyor.
Sandık Seçmen Listeleri yarın askıya alınacak yazısı ilk önce Eksen Kıbrıs üzerinde ortaya çıktı.
Haberin tamamı: Eksen Kıbrıs
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.