49,9947$%0,05
55,9800€%0,04
67,0939£%0,05
6.306,19%-0,53
10.345,00%-0,52
41.214,00%-0,53
3.924,84%-0,53
%
฿%
Ł%
Ξ%
%
$%
12:53
03 Kasım 2026 Salı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un daveti üzerine resmi temaslarda bulunmak üzere Seul'e gitti. 4 Kasım'a kadar sürecek kritik ziyarette, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın güçlendirilmesi ve çeşitli anlaşmaların imzalanması hedefleniyor.03/11/2026 07:41
Millihaber
Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland, turizm sektörünü geliştirmek ve ekonomik bağımsızlığını güçlendirmek amacıyla yeni uluslararası havalimanını açtı.
Adanın batı kıyısındaki Ilulissat kentinde inşa edilen havalimanından ilk uluslararası uçuş, 29 Ekim’de Danimarka’nın başkenti Kopenhag’dan gerçekleştirildi. Devlete ait Air Greenland tarafından düzenlenen uçuş, Airbus A330neo tipi uçakla yaklaşık 4,5 saat sürdü.
Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen de 169 yolcunun bulunduğu ilk uçuşta yer aldı. Nielsen, yeni havalimanının Grönland tarihindeki en büyük yatırımlardan biri olduğunu belirterek, bağımsızlık hedefi için güçlü bir ekonomik altyapıya ihtiyaç duyduklarını vurguladı.
Yaklaşık 56 bin kişinin yaşadığı Grönland’ın ekonomisi büyük ölçüde balıkçılığa dayanıyor. Yönetim, turizm sektörünü büyüterek gelir kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve Danimarka’dan olası bağımsızlık için ekonomik altyapı oluşturmayı hedefliyor.
Yaklaşık 5 bin kişinin yaşadığı Ilulissat, Grönland’ın en önemli turizm merkezlerinden biri olarak biliniyor. “Buzdağları Şehri” olarak anılan kentte ziyaretçiler kızak köpeği turlarına katılabiliyor, Disko Körfezi’ndeki dev buzdağlarını görmek için tekne gezileri yapabiliyor.
Yeni havalimanı öncesinde kente ulaşmak isteyen yolcular, kruvaziyer gemilerini, İzlanda’dan yapılan küçük uçak seferlerini veya Grönland’daki diğer havalimanlarından aktarmalı uçuşları kullanmak zorunda kalıyordu.
Stratejik konumu ve doğal kaynaklarıyla öne çıkan Grönland, ABD Başkanı Donald Trump’ın adayı satın alma isteğini yeniden gündeme getirmesiyle uluslararası siyasetin odağına yerleşmişti.
Trump’ın ikinci başkanlık döneminde Grönland’ı Danimarka’dan alma yönündeki tehditleri, NATO müttefikleri arasında gerilime neden olmuştu. Eylül ayında ise Trump, Danimarka ve Grönland liderleriyle Arktik ve Kuzey Atlantik’teki güvenliğin güçlendirilmesine yönelik bir anlaşma imzalamıştı.
Danimarka Maliye Bakanı Peter Hummelgaard, yeni havalimanının açılışının Grönland ve Danimarka için umut ve iyimserlik anlamına geldiğini ifade etti.
Tarımsal Araştırma Enstitüsü (TAE) Türkmenköy İstasyonu’nda, 21 çeşit zeytinle kurulan adaptasyon parselinde, öne çıkan çeşitlerin tanıtımı yapıldı.
Türkmenköy’de TAE İstasyonunda 2014’de kurulan parselde, erkenciliği, yağ verim, sofralık kalitesi ve genel verimi ile önce çıkan çeşitler hakkında bilgi verildi.
-Karaca
TAE Müdürü Cem Karaca katılımcılara yaptığı konuşmada, adaptasyon çalışmalarının uzun soluklu olduğunu, 2010’da başlayan çalışmaların sonuçlarını şimdi almaya başladıklarını kaydetti.
Karaca, Ada’ya getirilen yeni zeytin çeşitlerinin adaptasyon çalışmalarının devlet tarafından üstlenilmesinin çok önemli olduğunu, çünkü üreticilerin TAE’nin yaptığı denemelerden elde ettiği sonuçlar üzerine parsellerini oluşturduğunu kaydetti.
-Karanfil
TAE Ziraat Yüksek Mühendisi Hüseyin Karanfil ise, zeytin alanında 2010’da yerli zeytinin genotipinin belirlenmesi için çalışma başlattıklarını, Ada’da yaygın olarak yetiştirilen yerel tipini 2024’te Ada Yerlisi olarak tescil ettirdiklerini belirtti. Karanfil, “Bu bizim için en değerli sonuçtu” dedi.
-Yanlış çeşit seçimi üretici için ağır kayıplara yol açabilir
Deneme parselini Türkiye’de seçtikleri zeytin çeşitleriyle 2014’de kurduklarını anlatan Karanfil, zeytincilikte yıllarca emek verilmesi ardından verim alınmaya başlandığını, yanlış çeşit seçiminin üretici için ağır kayıplara yol açabileceğini, TAE’nin kuruluş amaçlarının bir tanesinin bu mağduriyetleri önlemek olduğunu ifade etti.
İncelemelerinde geç verime yatan çeşitlerin verimi düşük olduğu yöndeki algının da yanlış olduğunu gördüklerini belirten Karanfil, Ada Yerlisi’nin ilk yıllarda geriden geldiğini, bunun gençlik kısırlığının yüksek olduğunu gösterdiğini, ancak son yılda diğer çeşitlere göre iyi gelişim gösterdiğini kaydetti.
Ülke iklimini yansıtmak düşüncesiyle ağaçlara sulamanın kısıtlı yapıldığını da aktaran Karanfil, bir parsele haftada bir su verilirken, başka bir parsele ise 3 haftada 1 su verildiğini söyledi.
Deneme parselinde mukayese amaçlı ektikleri Ada Yerlisi’nin dışında 20 çeşit bulunduğunu kaydeden Karanfil, 2026’da parseldeki ağaçlardan yüzde 90-95’nin verim almaları nedeniyle deneme parselini halkın ziyaretine açma kararı aldıklarını ifade etti.
-Ülke zeytin yağı açısından çok özellikli
Zeytincilik alanında yapılan denemelerin yanında zeytinle ilgili yasa düzenlemeleri hayata geçirdiklerini, tağşiş veya yağ asidinin ölçülebildiği laboratuvar kurduklarını kaydeden Karanfil, ancak zeytin yağı kalitesinin göstergelerinden biri olan polifenol (güçlük antioksidanlar) değerini ölçme imkanlarının henüz bulunmadığını kaydetti.
Kıbrıs’ın kurak iklime sahip olması nedeniyle zeytin ağacının da kurak iklimde strese girdiğini, bunun neticesinde de meyvesinin polifenol oranının arttığını anlatan Karanfil, bu nedenle ülkenin zeytin yağı açısından çok özellikli olduğunu kaydetti.
TAE zeytin çalışmalarını Türkiye Kalkınma Ekonomik İş Birliği Ofisi’nin desteği ile yürütüyor.
-Kaliteli zeytin yağı
Hüseyin Karanfil, kaliteli zeytin yağı elde etmek için hasadın meyve yeşilken yapılması, sıkımın ise doğru sıcaklıkta ve doğru süre bekletilerek (hamur şeklinde) yapılması gerektiğini, ancak ülkede genellikle sıkımın yanlış yapıldığını, bekletme süresi kısaltılarak sıcaklığın arttırıldığını belirtti.
Ülkede genellikle ezilen zeytinin 25-30 dakika bekletildiğini ifade eden Karanfil, Yunanistan’da ziyaret ettiği bir değirmende, siyah zeytinin sıkıma kabul edilmediği, ezilen zeytinlerin de 1 saat 45 dakika bekletilerek 22 derecede sıkıldığını söyledi
Karanfil, yeşil zeytinden, yağın az çıktığını ancak polifenol değerinin yüksek olduğunu, bunun en kıymetli zeytin yağı olduğunu; siyah benek görülen zeytinlerden (içi yeşil) çıkan yağın yağ miktarı ve polifenol oranının yüksek olduğunu; içi siyahlanan zeytinlerden elde edilen yağın ise polifenol oranı ve genel olarak kalitesinin düşük olduğunu ifade etti.
-Zeytin hasadı en geç siyah ben görüldüğünde yapılmalı
Karanfil, zeytinde hasadın en geç siyah ben görüldüğünde yapılması gerektiğini vurguladı.
Çalışmanın henüz tamamlanmadığını, bilimsel rapor hazırlanacağını kaydeden Karanfil, gelinen aşamada öne çıkan çeşitlerin fidanlarının ithalatına izin verilmesi için taleplerini ilgili Bakanlığa ilettiklerini kaydetti.
Özellikleri öne çıkan çeşitler şöyle sıralandı: Eşek Zeytini(iri, sofralık), Sarı Ulak (hem sofra hem yağlık), Gemlik, Butko (verime erken yatır, sofra ve yağlık ancak gövde ağaç sarı kurduna hassas), Sinop 4-14 (yüksek verim), Domat (sofralık), Girit (yağlık, geçci, kuraklığa dayanıklı), Uslu (verim yüksek, her yıl verim), Çilli (yağ ve sofralık, yüksek verim ve her yıl verim), Memecik (yerli zeytin özellikleri, verim yılında yüksek verim), Eğri Burun (yüksek verim, yağlık).
TAE’nin 12 yıllık zeytin araştırmasında öne çıkan çeşitler tanıtıldı yazısı ilk önce Eksen Kıbrıs üzerinde ortaya çıktı.
Haberin tamamı: Eksen Kıbrıs
Endonezya’da Kalimantan, Papua ve Sumatra bölgelerinde çıkan orman yangınlarının yol açtığı yoğun duman, rüzgarın etkisiyle komşu ülkeler Singapur ve Malezya’ya yayıldı.
Güneydoğu Asya’da haftalardır etkisini sürdüren zehirli duman, bölgede yaşayanlarda solunum yolu rahatsızlıkları ve baş ağrılarına neden oldu. Hava kirliliği, halk sağlığının yanı sıra ülkeler arasındaki diplomatik ilişkileri de zorlamaya başladı.
Her yıl tekrarlanan orman yangınları, büyük ölçüde palmiye yağı gibi tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen geniş çaplı arazi temizliğiyle ilişkilendiriliyor. Bu yıl ise güçlü El Niño hava olayının ormanlarda ve turbalıklarda kuraklığı artırması, yangınların kontrol altına alınmasını zorlaştırdı.
Önceki yıllarda Singapur ve Malezya’da birkaç gün süren hava kirliliği, bu kez haftalarca devam etti.
Malezya’da hava kirliliğine tepki gösteren bazı vatandaşlar, Endonezya ürünlerini boykot etmeye başladı. Milletvekili Syed Saddiq de yangınlarla bağlantılı şirketlere yaptırım uygulanmasını istedi.
Ülkede hava kirliliğinin sağlıksız seviyelere ulaşması üzerine bazı bölgelerde okullar da kapatıldı.
Singapur’da ise hükümetin yangınlara karşı yeterince önlem almadığı yönünde eleştiriler yükseldi. Yetkililer, ada genelinde yüzlerce temiz hava sığınağı oluştururken çocuklara, yaşlılara ve risk grubundaki kişilere maske dağıttı.
Singapur yönetimi ayrıca mevcut hava kirliliği yasalarını güçlendirmeyi değerlendiriyor. Endonezya’daki yangınlarla bağlantılı olabileceği değerlendirilen Singapur merkezli 10 şirket hakkında da soruşturma yürütülüyor.
Singapur Dışişleri Bakanı Vivian Balakrishnan, geçen hafta Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ile Cakarta’da bir araya geldi. Görüşmede hava kirliliğiyle mücadele için ortak çalışma grubu kurulması kararlaştırıldı.
Ancak Endonezyalı bir yetkilinin yangınların insan kontrolünün dışında olduğunu savunması ve komşu ülkelerin oksijen ihtiyacının da Endonezya ormanlarından karşılandığını söylemesi tepkilere yol açtı.
Singapur Kıdemli Bakanı K. Shanmugam, açıklamayı eleştirerek hava kirliliğinin iki ülkenin vatandaşlarının sağlığını ciddi biçimde etkilediğini vurguladı.
Gerilimin ardından Endonezya, iç enerji ihtiyacını gerekçe göstererek Singapur’a doğal gaz ihracatını azaltacağını duyurdu. Kararın, Singapur’un toplam günlük gaz talebinin yüzde 2’sinden azını etkilediği belirtildi.
Malezya ise diplomatik ilişkilerin zarar görmemesi için Endonezya’ya karşı daha temkinli bir tutum izliyor. Malezya Dışişleri Bakanı Mohamad Hasan, resmi protesto veya hukuki adım atmanın iki ülke arasındaki ilişkileri kopma noktasına getirebileceğini söyledi.
İki ülkenin yangınları önleme çalışmalarını güçlendirecek bir mutabakat üzerinde çalışması bekleniyor.
Bölgede 2003 yılında yürürlüğe giren Sınır Aşan Duman Kirliliği Anlaşması da yeniden gündeme geldi. Ancak anlaşmanın, yangınlardan sorumlu şirketlere yaptırım uygulama veya hükümetleri harekete geçmeye zorlama yetkisinin bulunmaması nedeniyle etkisiz kaldığı değerlendiriliyor.
ASEAN ülkeleri 2016’da bölgedeki duman kirliliğini 2020’ye kadar sona erdirme hedefi koymuş, bu hedefin gerçekleştirilememesi üzerine tarihi 2030’a ertelemişti.
Uzmanlar, palmiye yağı üretimi ve arazi açma faaliyetleri devam ettiği sürece orman yangınlarının ve sınır aşan hava kirliliğinin tekrarlanabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi ile dünyaya ev sahipliği yapacak. Sıfır Atık vizyonu ve liderlerin katılımıyla küresel yol haritasının çizileceği dev buluşma için 26 bin kişilik güvenlik kalkanı, kapsamlı sağlık filosu ve özel geliştirilen 'COP31 Super APP' ile tüm hazırlıklar tamamlandı.03/11/2026 06:30
Millihaber
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.