50,0012$%0,04
55,8636€%0,01
67,0530£%0,02
6.321,11%0,27
10.415,00%0,33
41.495,00%0,33
3.930,11%0,22
%
3886454฿%1.31324
2728.54Ł%1.58715
114359Ξ%1.75337
63.96%2.53969
49.97$%0.08873
06:05
04 Kasım 2026 Çarşamba
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli İrade Platformunca Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğinin (MÜSİAD) Genel Merkezi’nde 19’uncusu düzenlenen Milli İrade Buluşması’na katılarak, “Türkiye Yüzyılında Ekonomi” başlığında konuştu.
Fonlara ilişkin sermaye piyasalarında yaşanan sorunun önemini kabul ettiklerini ancak bu gelişmeler üzerinden sermaye piyasalarının tamamına veya Türkiye ekonomisinin geneline yönelik olumsuz algı oluşturulmasını doğru bulmadıklarını dile getiren Yılmaz, hukuk dışı işlemlerle haksız kazanç elde edenlere karşı gerekli adımların kararlılıkla atılacağını belirtti.
Yılmaz, yatırımcıların korunmasının ve sermaye piyasalarına duyulan güvenin sürdürülmesinin önem taşıdığını anlattı.
Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nın bugün gerçekleştirildiğini, özellikle küçük yatırımcıların haklarının geri ödenmesi için yoğun mesai yürütüldüğünü aktaran Yılmaz, tasfiye sürecinin kapsamına ilişkin bilgi verdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 7 şirket ile 131 fonun söz konusu olduğunu, bunlardan 4’ünün olağan tasfiye sürecine girdiğini, geriye kalan 3’ü için ise olağanüstü tasfiye sürecinin başlatıldığını bildirdi.
Küçük yatırımcılara yönelik ilk ödemelerin önceki cuma günü başladığını, ödemelerin hafta boyunca devam edeceğine dikkati çeken Yılmaz, kasım ayının ortalarına kadar süreçte büyük ölçüde mesafe alınmasını beklediklerini söyledi.
Ödemelerin hesaplanmasında yatırımcıların fonlara yatırdığı tutarların ve daha önce yaptığı para çekimlerinin dikkate alınacağını vurgulayan Yılmaz, bu kapsamda “net yatırım tutarı” üzerinden işlem yapıldığının altını çizdi.
Yılmaz, yatırımcının yatırdığı paranın değer kazanmasının ardından anaparasını aşan tutarda çekim yapması halinde anaparasını geri almış kabul edildiğini belirterek, “Diyelim ki bir yatırımcımız sisteme girdi. Misal olarak 200 bin lira yatırdı. Sonra kar etti, 500 bin liraya çıktı değeri. 300 bin lirayı çekti. Biz, onun anaparası ödendiğini düşünüyoruz. Dolayısıyla onlar bir şey alamayacaklar. Ama yatırdı, çıkmadı, anaparası duruyor. Bu kişilere 1 milyon liraya kadar bu ödemeler yapılıyor. 455 bin küsur yatırımcının önemli bir kısmının anaparasını alacağını söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.
Türkiye ekonomisinin küresel ölçekte belirsizliklerin, çatışmaların ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönemde faaliyet gösterdiğine işaret eden Yılmaz, uluslararası kurallara dayalı düzenin zayıfladığını, ekonomik ve siyasi dengelerin yeniden şekillendiğini vurguladı.
Türkiye’nin ihracatını artırmaya devam ettiğinin altını çizen Yılmaz, şöyle devam etti:
“25,9 milyar dolarla ekim ayları için tarihi bir rekor ihracat gerçekleştirmişiz. Yıllıklandırılmış dediğimiz ihracata baktığınızda 285,6 milyar dolara ulaşmışız. Bu mal ihracatı. Bir de hizmet ihracatımız var. Turizm 65 milyar dolar civarında. Lojistik, başka alanlar, finans, birçok hizmet alanlarında da ihracatımız var. Mal ihracatımızla hizmet ihracatımızı topladığımızda ve yıllıklandırdığımızda 413 milyar dolara ulaşmış durumdayız. 2002’de mal ihracatımız 35-36 milyar dolar seviyesindeydi. Hizmet ihracatımız 14 milyar dolar seviyesindeydi. 2027’de daha olumlu bir uluslararası konjonktür olacağına inanıyoruz. İhracatçılarımız gelecek sene çok daha fazlasını, çok daha iyisini yapacaktır. Buna inanıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin 24 çeyrektir kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü ve bu yıl büyüme tahminlerinin yüzde 3,3 olduğunu, ekonominin 1,8 trilyon dolar, kişi başına düşen milli gelirin de 20 bin dolar seviyelerinde gerçekleşmesini beklediklerini kaydetti.
Enflasyonla mücadeleye de değinen Yılmaz, fiyat istikrarının sağlanması için kararlı politikaların sürdürüleceğini anlattı.
[Fotoğraf: AA]
Yılmaz, alın teriyle kazanılanın, kolay yoldan elde edilen kazançtan daha kıymetli olduğuna dikkati çekerek, “Kısa yoldan kazandığınız 10 liradansa alın teriyle kazandığınız 1 lira daha kıymetli. Bizim bu zihniyeti yeni nesillere çok güçlü bir şekilde aktarmamız lazım. ‘Kısa yoldan bir yerlere gelelim.’ zihniyeti ülkenin genel potansiyelini aşağı çekiyor. Belki aradan birkaç kişi bir şekilde bir şeyler yapıyor gibi görünüyor ama büyük resme baktığınız zaman bu zihniyet toplumu aşağı çekiyor” değerlendirmesini yaptı.
Kalkınma anlayışlarının yalnızca ekonomik göstergelerdeki büyümeden ibaret olmadığını belirten Yılmaz, insan odaklı ve geniş kapsamlı bir kalkınma yaklaşımını benimsediklerini söyledi.
Türkiye’nin ihracatında “orta-yüksek” ve “yüksek teknolojili” ürünlerin payının 2002’de yüzde 28 seviyesindeyken bugün yüzde 44 civarına yükseldiğini aktaran Yılmaz, bunun yüzde 50’yi aşmasının ekonomik yapıda önemli bir dönüşüme işaret edeceğini anlattı.
Yılmaz, savunma sanayiinde ihracatın geçen yıl 10 milyar doları aştığını, 2002’de ise bu alandaki ihracatın 240-250 milyon dolar seviyesinde bulunduğunu, Türkiye’nin geçmişte parasını ödeyerek dahi temin edemediği ürünleri bugün dünya pazarlarına ihraç ettiğini bildirdi.
Savunma sanayisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradenin önemine dikkati çeken Yılmaz, Türkiye’nin bu alanda erken yola çıkmasının avantajını yaşadığını vurguladı.
Savunma sanayiinde kazanılan yetkinliklerin sivil endüstrilere de aktarılması gerektiğinin altını çizen Yılmaz, “Önümüzdeki dönem burada elde ettiğimiz o yetkinlikleri sivil endüstrilere de yayarak hem modeliyle hem teknolojisiyle sivil endüstrilerde de bu dönüşümü hızlandırmak durumundayız” dedi.
“Türkiye Yüzyılı”nın yalnızca ekonomik büyüklüklerin arttığı bir dönem olmayacağını dile getiren Yılmaz, eğitimden sağlığa, sanayiden ulaştırmaya kadar her alanda niteliksel değişimin hedeflendiğini sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a, konuşmasının ardından MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir tarafından günün anısına hediye takdimi yapıldı.
Programa, İstanbul Valisi Davut Gül, platforma üye sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve MÜSİAD yönetimi katıldı.
Katar’daki Northwestern Üniversitesinde medya analizi alanında çalışan Doç. Dr. Marc Owen Jones ile çevrim içi manipülasyonları ortaya çıkaran açık kaynaklı istihbarat (OSINT) uygulayıcısı olan teknoloji ve sosyal bilimler uzmanı Sohan Dsouza tarafından “Büyük Yer Değiştirme Endüstrisi” adıyla bir rapor hazırlandı.
Raporda, Ekim 2023-Ekim 2026 tarihleri arasında yürütülen ve yaklaşık 6,12 milyon sterlin (8,2 milyon dolar) bütçeli büyük bir kampanyayla Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika, Asya ve Orta Doğu’daki 30 ülkede dijital platformlarda yaklaşık 800 milyon reklam görüntülemesine ulaşıldı.
Kampanyada sosyal medya platformlarındaki ücretli reklamlar, yapay zekayla üretilen videolar, şarkılar ve video oyunu parodilerinin kullanıldığı, bu yolla Müslümanlar ve göçmenler ile Katar ve İran karşıtı ırkçı söylemlerin teşvik edildiği belirlendi.
Sonuçlar, yorumların yüzde 61’inin Müslüman karşıtı görüşleri desteklediğini ortaya koydu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2027 yılı bütçelerinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Çalışma hayatı, istihdam ve sosyal güvenliğin geliştirilmesine yönelik görüşleri için milletvekillerine teşekkür eden Işıkhan, yapıcı eleştirileri, çizilen vizyonları ve fikirleri Bakanlığın politikaları için değerlendireceklerini söyledi.
Bakan Işıkhan, bir soru üzerine, Manisa’nın Soma ilçesindeki İmbat Madencilik işçilerinin ücret alacaklarıyla ilgili teftişin devam ettiğini ve en kısa sürede bu süreci sonuçlandırmayı hedeflediklerini aktardı.
Osmaniye’de İŞKUR İl Müdürlüğü hizmet binasının yapımının hangi aşamada olduğunun sorulması üzerine Işıkhan, binanın yatırım programında yer aldığını ve 2027’de binanın tamamlanmasını hedeflediklerini bildirdi.
İş gücü piyasasıyla gençler arasındaki en önemli bağlardan birinin de staj olduğunu vurgulayan Işıkhan, “Ulusal Staj Programı kapsamında 144 bin öğrenciye staj imkanı sağladık. GÜÇ Programı kapsamında ‘Geleceğin Meslekleri’ uygulamasıyla, 192 binden fazla meslek lisesi ve meslek yüksekokulu son sınıf öğrencisine bire bir danışmanlık hizmeti sunarak, eğitimden çalışma hayatına geçişlerini destekliyor, ne eğitimde ne istihdamda (NEET) tuzağına düşmeden onların yanında oluyoruz” diye konuştu.
Işıkhan, gençlerin eğitim ve kariyer planlamalarını Danışman Bilgi Sistemi (DABİS) ile desteklediklerini söyledi.
DABİS aracılığıyla meslek lisesi bölümlerini, aynı üniversitedeki farklı bölümleri ve aynı bölümün farklı üniversitelerdeki durumunu “mezunların iş bulma süreleri, çalışma devamlılıkları, ücret dağılımları, girişimcilik eğilimleri ve yoğun çalıştıkları sektörler” gibi göstergeler üzerinden karşılaştırdıklarını ifade eden Işıkhan, şunları kaydetti:
“DABİS’i, İŞKUR Mobil ve e-Şube uygulamalarına entegre ederek, öğrencilerin, mezunların, velilerin ve tüm vatandaşların erişimine açtık. Üniversitelerde yer alan İŞKUR kampüslerimizle, üniversite öğrencilerine mezun olmadan önce iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri vererek kariyer planlamalarını oluşturmalarına destek oluyoruz. İş kulüplerimizde öğrencilerin iş arama becerilerini geliştiriyor, iş gücü piyasasını tamamlamalarını, tanımalarını ve çalışma hayatına hazırlanmalarını destekliyoruz.”
Bakan Işıkhan, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünün iş birliğiyle yürüttükleri çalışmalarla, mesleki eğitim alanında eğitim alan gençlerin mezun olduğu alanda istihdamını desteklediklerini belirterek, “Mezun oldukları alanda düzenlenen işbaşı eğitim programlarına katılan gençlerimize, günlük cep harçlıklarını yüzde 30 artırımlı olarak ödüyoruz. Bu oranı yüzde 50’ye yükseltiyoruz” açıklamasında bulundu.
Bu yıl İŞKUR ve üniversiteler işbirliğinde 12 ilde düzenlenen GÜÇ Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında yaklaşık 350 bin genci işverenlerle ve ilgili paydaşlarla bir araya getirdiklerini ifade eden Işıkhan, fuarları 10 ilde daha düzenlemeyi planladıklarını aktardı.
Işıkhan, kadın istihdamına yönelik sorulara karşılık, “TÜİK verilerine göre, 2025-2026 Eylül döneminde kadınların iş gücüne katılım oranı 13,9 puan artarak, yüzde 21,3’ten yüzde 35,2’ye, kadın istihdam oranı 11,8 puan artarak, yüzde 19,4’ten yüzde 31,2’ye yükselmiştir. Kadın iş gücü 5,3 milyondan 12 milyona, kadın istihdamı ise 4,8 milyondan 10,6 milyona ulaşmıştır” yanıtını verdi.
Eylül 2026 dönemi itibarıyla kadın işsizlik oranının yüzde 11,3 olduğunu belirten Işıkhan, “İŞKUR olarak kadın istihdamını artırmak amacıyla 2024 yılında İş Pozitif Programı’nı hayata geçirdik. Bugüne kadar 2,7 milyondan fazla kadının kayıtlı bir şekilde istihdama katılımını destekledik” ifadesini kullandı.
Bakan Işıkhan, İŞKUR’un Aktif İşgücü ve İşbaşı Eğitim programlarından 10 milyondan fazla vatandaşın faydalandığına dikkati çekerek, “Son iki yılda Toplum Yararına Programlardan (TYP) yararlananların yüzde 82’si, İşgücü Uyum Programı katılımcılarının yaklaşık yüzde 80’i kadınlardan oluşmaktadır. Tüm bunlarla birlikte doğum sonrası çalışma hayatına dönüşü destekleyen Yarım Çalışma Ödeneği kapsamında 2016’dan bu yana 49 bini aşkın kişiye 367,5 milyon lira ödeme gerçekleştirildi” dedi.
Bakan Işıkhan, kadınların iş gücüne katılımını artırmanın yanı sıra kadınların nitelikli, kayıtlı ve sürdürülebilir istihdamlarını güçlendirmek için de çalışmalarını sürdürdüklerini vurguladı.
İş kazaları ve meslek hastalıklarıyla ilgili sorulara da yanıt veren Işıkhan, şu bilgileri verdi:
“Bakanlığımız Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, iş teftişi faaliyetlerini çalışanların haklarının korunması, iş sağlığı ve güvenliği şartlarının geliştirilmesi, çalışma hayatında mevzuata uyumun kalıcı hale getirilmesi ve çalışma barışının güçlendirilmesi hedefleri doğrultusunda yürütmektedir. Bu kapsamda yalnızca mevzuata aykırılıkların tespit edilmesini değil, söz konusu aykırılıkların teftiş süresi içerisinde giderilmesini ve iş yerlerinde sürdürülebilir bir uyum kültürünün oluşturulmasını esas alan rehberlik ve bilinçlendirme yaklaşımını ön planda tutuyoruz.
2026 yılında işin yürütümü yönünden 4 bin 179, iş sağlığı ve güvenliği yönünden 6 bin 860 olmak üzere toplam 11 bin 39 teftiş gerçekleştirilmiştir. 190 iş yerinde hayati tehlike tespit edilmesi nedeniyle işin durdurulmasına karar verdik. Söz konusu dönemde 3 bin 274 iş yerine yaklaşık 800 milyon lira idari para cezası uyguladık. Ayrıca, işçilere yaklaşık 890 milyon lira tutarında bireysel alacakları ödettirilmiş, 338 milyon lira tutarında kamu alacağının tahsili de gerçekleşmiştir.”
Yıl sonunda teftiş edilen iş yeri sayısının 18 bini bulmasının hedeflendiğini bildiren Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sadece 2026 yılında maden iş yerlerinde gerçekleştirilen teftişlere ilişkin olarak 61 ilde toplam 665 maden iş yerinin teftişi yapılmıştır. Bu iş yerlerinin 147 yer altı, 518’in de ise yer üstü madenciliği faaliyetleri yürütülmektedir. Teftişler sonucunda 129 milyon lira idari para cezası uygulanmıştır. İşin durdurulması kararı verilen yer altı maden iş yeri sayısı 7, yer üstü maden iş yeri sayısı ise 36’dır. Geçen yıla göre 2026 yılında teftiş sayılarını 4 binin üzerinde arttırdık. Bu bakımdan ulaşılan işçi sayısı da yükselmiş oldu. Ancak bununla birlikte vurgulamak gerekir ki iş kazası ve meslek hastalıkların önlenmesi sadece denetimle mümkün değildir. Devlet, işveren ve işçi üçlü sac ayağının kültürel ve farkındalık seviyesinin artırılarak birlikte karar alma ve birlikte hareket etme iradesiyle hedeflenen seviyelere ulaşılacağını da unutmamamız gerekir.”
Ev işçilerinin haklarını ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine önem verdiklerini vurgulayan Işıkhan, şunları kaydetti:
“Sosyal diyalog içinde ev işçilerini örgütleme faaliyetlerinde bulunan sendika ve bağlı olduğu konfederasyon temsilcileriyle ilk olarak mayıs 2024’te sorunları ve çözüm önerilerini değerlendirdik. 27 Mayıs 2025’te gerçekleştirdiğimiz istişare toplantısında sosyal güvenlik, kayıt dışılık, örgütlenme ve iş sağlığı ve güvenliği başlıklarını değerlendirdik. Ocak 2026’da Antalya’da düzenlenen ev işçileri panel ve çalıştayına katılarak ev işçilerimizin sorunlarıyla doğrudan ilgilendik. Somut çalışmalarımızın kapsamında ev işçiliğinin eğitim altyapısını geliştirmek üzere 11 Mart 2026’da ÇAŞGEM ile HAK-İŞ arasında eğitim, araştırma ve işbirliği protokolü imzaladık. Ayrıca, EK-9 Sigortalılığı ve Kolay İşverenlik Uygulamasıyla ev hizmetlerinde sigortalı çalıştırma işlemleri kolaylaştırıyoruz. Ev işçilerinin kayıtlı ve insana yakışır koşullarda çalışması için sosyal taraflarla istişarelerimizi sürdürüyoruz.”
Bakan Işıkhan, İŞKUR aracılığıyla 2024’te İkiz Dönüşümün İşgücü Piyasasına Etkileri Araştırmasını yaptıklarını anımsatarak, şu ifadeleri kullandı:
“Araştırmamızda, işverenlerin yüzde 14,1’inin ikiz dönüşüm sürecinde olduğunu, yüzde 34’ünün dijital, yüzde 28’inin ise yeşil dönüşüm uygulamalarını kullandığını tespit ettik. Ayrıca işverenlerin yüzde 85’i önümüzdeki 5 yılda yeşil ve dijital dönüşüm uygulamalarını kullanmayı öngörmektedir. Araştırmamızı düzenli olarak gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Araştırmamızda dönüşümle birlikte ilave istihdam kapsamındaki meslekler arasında sürdürülebilirlik uzmanı, veri bilimci, ekoloji uzmanı, araştırmacı, koordinatör, veri tasarımcısı, içerik tasarımcısı gibi yeni mesleklerin ön plana çıkmaya başladığını görüyoruz. Bu ihtiyaçlara yanıt vermek üzere 300 iş ve meslek danışmanımıza sürdürülebilirlik ve sürdürülebilirlik raporlaması alanlarında eğitim verdik. Uzmanlaşan danışmanlarımız aracılığıyla işverenlerin yeşil dönüşümden kaynaklanan beceri ve insan kaynağı ihtiyaçlarını tespit edecek işletmelere özel danışmanlık hizmeti sunacağız. Ayrıca, mesleki eğitim kurslarımızı ve işbaşı eğitim programlarımızla işletmelerinin ihtiyaç duydukları sürdürülebilirlik uzmanlıklarını kendi bünyelerinde oluşturmalarına destek vereceğiz.”
Yapay zekanın meslekler üzerindeki etkisine de değinen Işıkhan, “Bu dönüşümün ülkemiz iş gücü piyasasındaki etkilerini daha somut bir şekilde ortaya koymak amacıyla İşgücü Piyasası Yapay Zeka Maruziyeti çalışmasını tamamladık. Çalışmamızla mesleklerin yapay zeka ve robotik çalışmaları otomasyon maruziyet düzeylerini görev ve beceri gereksinimleri üzerinden analiz ettik. Bu çalışmaları da iş gücü piyasasının sürekli dönüşümü ve dinamizmi sebebiyle düzenli olarak tekrar ediyoruz” diye konuştu.
İşsizlik Sigortası Fonu’nun tasfiye edilen fonlarla bağlantısının olup olmadığı yönündeki sorulara da değinen Işıkhan, şunları kaydetti:
“İşsizlik Sigortası Fonu’nun, tasfiye edilen fonlarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. İşsizlik Sigortası Fonu, Kamu Haznedarlığı Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda fon kaynakları yönetmelikte açıkça belirtilen Devlet İçi Borçlanma Senetlerinde, kamu mevduat bankaları ile kamu katılım bankalarında Takasbank’ta değerlendirilmektedir. Fon kaynaklarının bu enstrümanların dışında başka bir alanda değerlendirilmesi veya spekülatif işlemlerde kullanılması hukuken de teknik olarak da mümkün değildir. İşsizlik Sigortası Fonu’nun Takasbank’ta işlem yapmasına ilişkin yetki 19 Ocak 2022’de yapılan yönetmelik değişikliğiyle verilmiş olup, fon kaynaklarıyla bu tarihten sonra Takasbank üzerinden borç verilmeye başlanmıştır. Her işlem gününde Takasbank’taki faiz oranları mevduat faiz oranlarıyla karşılaştırılmakta. Takasbank faiz oranları avantajlı ise borç verme işlemi gerçekleştirilmektedir. Bunun yanı sıra İşsizlik Sigortası Fonu’nda tüm bankacılık işlemleri Halk Bankası tarafından yapılmaktadır. Takasbank işlemlerinde de aracı kurumumuz Halk Yatırım’dır. Takasbank’ın işleyiş gereği alıcılar ve satıcılar birbirini görememektedir. Yapılan her işlem Takasbank’ın teminatı altındadır. Dolayısıyla bu işlemlerle ilgili muhatabımız bir kamu kuruluşu niteliği taşıyan Takasbank’tır.”
Bakan Işıkhan, İşsizlik Sigortası Fonu’nun hem Sayıştay tarafından hem de bağımsız denetim kuruluşları tarafından düzenli periyotlarla denetlendiğine dikkati çekerek, “Bu denetim sonuçları yapılan mali işlemlerin detaylı tabloları ve kaynakların nerelerde nasıl değerlendirildiği kamuoyuyla düzenli bir şekilde paylaşılmaktadır. Açıklanan bu mali tablolar ve raporlar incelendiğinde de görülecektir ki İşsizlik Sigortası Fonu’nun söz konusu fon yönetim şirketleriyle bir işlemi bulunmamaktadır. Şunu dikkatinize çekmek istiyorum. İşsizlik Sigortası Fonu işçilerimizin alın teridir, işçilerimizin hakkıdır. Biz emekçimizin, işçimizin bir kuruş hakkını dahi kimseye yedirmedik ve yedirmeyiz” ifadelerini kullandı.
Bakan Işıkhan’ın açıklamalarının ardından, Komisyonda yapılan oylamada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Mesleki Yeterlilik Kurumunun (MYK) bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporları ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve İŞKUR’un Sayıştay raporları kabul edildi.
AB Komisyonu’ndan yapılan açıklamada, Avrupa’nın “daha sık olarak karmaşık krizlerle” karşı karşıya kaldığı, bu nedenle kıtayı “daha dirençli” kılacak somut önlemlerin hayata geçirildiği belirtildi.
Açıklamada, AB Komisyonu’nun Eşitlik, Hazırlıklılık ve Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Hadja Lahbib’in Brüksel’de düzenlenen 9. Avrupa Sivil Koruma Forumu’nda vatandaşların acil durumlara hazırlıklı olması için oluşturulan yeni rehberi açıkladığı aktarıldı.
Yeni rehberde, kamu yardımları harekete geçirilene kadar geçmesi öngörülen ilk 3 günde vatandaşların temel ihtiyaçlarını kendilerinin karşılamaları için çalışmalar yapılması öneriliyor.
Ayrıca acil durumlara hazırlık konusunun okul öncesi ve ilköğretim müfredatına dahil edilmesi, eğitimcilere yönelik bilgilendirmeler yapılması, engelli bireylerin de dahil edildiği daha kapsayıcı hazırlık önlemlerinin oluşturulması öngörülüyor.
Talimatlar içinde yetkililerin acil durum öncesinde, sırasında ve sonrasında vatandaşlara güvenilir bilgi aktarmalarının sağlanması da bulunuyor.
Avrupa genelinde acil durumlara hazırlığın ortak öncelik haline getirilmesi amacıyla 2027’den itibaren her yıl 23 Ekim’de “AB Hazırlıklılık Günü” oluşturulması da öneriliyor.
İlçede akşam saatlerinde şiddetli yağış etkili oldu. Yağışın ardından Karagedik ve Çiftlik mahallelerinde sulama kanallarının taşması sonucu bazı evleri, seraları ve tarım arazilerini su bastı.
Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, bölgede ekiplerin çalışmalarını takip etti. Akkaya, gazetecilere, Devlet Su İşleri, büyükşehir ve belediye ekiplerinin bölgede çalışmalara başladığını, yağışın kesildiğini söyledi.
Cana zarar gelmediğini vurgulayan Akkaya, “Zararların telafisi için de devletimiz çalışacaktır. Bütün halkımıza geçmiş olsun, Allah beterinden korusun” dedi.
Akkaya, Çenger Mahallesi’ne giden yolda yaşanan toprak kayması nedeniyle ulaşımın alternatif yoldan sağlandığını söyledi.
[Fotoğraf: AA]Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.