DOLAR

50,1421$%0,20

EURO

55,9072€%-0,62

STERLİN

66,9923£%-0,68

GRAM ALTIN

6.556,39%-0,60

ÇEYREK ALTIN

10.791,00%-0,41

TAM ALTIN

42.993,00%-0,40

ONS

4.065,24%-0,82

BİST100

%

BİTCOİN

฿%

LİTECOİN

Ł%

ETHEREUM

Ξ%

RİPPLE

%

TETHER

$%

Sabah Vakti a 06:09
Kırıkkale AÇIK 2°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
admins

admins

08 Kasım 2026 Pazar

DİĞER YAZARLARIMIZ

TRT World Forum’da enerji krizleri ve güvenliği ele alındı

TRT World Forum’da enerji krizleri ve güvenliği ele alındı
0

BEĞENDİM

ABONE OL


TRT tarafından 2017’den bu yana düzenlenen, dünyanın önde gelen isimlerini bir araya getiren ve bu yıl “Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?” temasıyla düzenlenen TRT World Forum, İstanbul Kongre Merkezi’nde devam ediyor.


Forum kapsamında TRT World sunucusu Matthew Moore moderatörlüğünde “Enerji Krizlerinin Artçı Sarsıntıları: Baskı Altındaki Kurumlar” başlıklı panel düzenlendi.


Panelde konuşan Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Talha Köse, Türkiye’nin enerjide önemli transit ülkelerden biri olduğunu ve enerji köprüsü konumundan enerji merkezine dönüşmeyi hedeflediğini ifade etti.


Köse, enerji akışının kısıtlanmasının yalnızca Türkiye’yi değil, Avrupa ve diğer ülkeleri de olumsuz etkilediğini söyleyerek, Türkiye’nin enerji ve ticaret yollarını koruyabilecek güçlü bir ülke olduğunu ortaya koyduğunu aktardı.


Rusya ve Orta Doğu ülkeleri gibi tüm ortaklarla iyi ilişkiler sürdürmeye gayret ettiklerini belirten Köse, “Bizim için en önemli şey barışın sağlanmasıdır. Sınırlarımızdan enerjinin geçmesine ihtiyacımız var.” şeklinde konuştu.


Köse, boru hatlarını ve enerji güzergahlarını güvence altına alabileceklerini, bunun yanı sıra diplomatik ve arabuluculuk kabiliyetlerini de göstermeye çalıştıklarını aktararak, tüm bu araçlara yatırım yaptıklarını ve kriz anlarında yardım etmeye hazır olduklarını aktörlere gösterdiklerini söyledi.


Köse, “Finansal, savunma, diplomatik ve arabuluculuk kabiliyetlerimizle Orta Doğu, Orta Asya ve Hazar ülkelerine burada gerçek bir enerji merkezini hayata geçirme niyetinde olduğumuzu gösteriyoruz. Bütün bunlar farklı yetkinlikler gerektiriyor ve Türkiye tüm bu alanlarda yatırım yaparak başarısını ortaya koyuyor.” dedi.


“(Fosil yakıt ithalatı) Bu yıl Avrupalılar 150 milyar avrodan fazla ekstra ödeme yaptı”


Eski Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Enerjiden Sorumlu Üyesi Kadri Simson da AB ülkelerinin büyük fosil yakıt ithalatçıları olduğuna işaret ederek, küresel çapta fosil yakıt fiyatları dalgalandığında bunun bedelini Avrupalıların ödediğini dile getirdi.


Simson, “Bu yıl Avrupalılar, (temin etmeleri gereken) aynı miktardaki fosil yakıt için 150 milyar avrodan fazla ekstra ödeme yaptı. 2022 yılının çok daha kötü olduğunu da hatırlatmam gerekir. Çünkü o dönemde Avrupalılar ithalat için 600 milyar avroyu aşkın ödeme yapmıştı. Bunun nedeni Rusya’nın Ukrayna’ya karşı geniş çaplı savaşını başlattığında, Avrupalıların doğal gaz arzını da kesmesiydi.” diye konuştu.


Avrupa’nın Rus gazına yüksek bağımlılığı nedeniyle arzın kesilmesiyle ortaya çıkan sorunları ve alternatif kaynak arayışında yürüttükleri çalışmaları anlatan Simson, “Bu bağlamda Türkiye çok önemli bir rol oynuyor. Çünkü tam zamanında devreye giren ve Azerbaycan’ı Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayan Güney Gaz Koridoru, çok kısa sürede maksimum kapasite sağlayabildi.” ifadelerini kullandı.


Öte yandan Simson, kaybedilen miktarın yüksek olması nedeniyle küresel çapta hiçbir gaz üreticisinin Rusya’dan sağlanan hacmin yerini tek başına dolduramadığını belirtti.


Sorunu nasıl ele aldıklarına değinen Simson, “Onlarca gigavatlık yeni yenilenebilir enerji kapasitesini, rüzgar ve güneş enerjisini devreye sokabildik. Böylece açığı yenilenebilir kaynaklar kapattığı için elektrik üretmek amacıyla santrallerde artık gaz yakmadık. Bize asıl yardımcı olan da bu oldu. Artık elektrik üretimimizde rüzgar ve güneş, tüm fosil yakıt santrallerinin toplamından daha fazla elektrik üretiyor. Dünyanın çoklu yakıt kriziyle karşı karşıya olduğu şu dönemde Avrupa’nın görece iyi bir durumda olmasının sebebi de budur.” diye konuştu.


“Moldova’da 3 yıl içinde yenilenebilir elektrik oranımızı yüzde 3’ten yüzde 30’a çıkardık”


Eski Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ile Avrupa Entegrasyonu Bakanı Nicu Popescu ise Moldova’nın Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan önce de ciddi enerji şokları yaşamaya başladığını anımsattı.


Ayrıca 2022’de Moldova’ya gaz arzının fiilen kesildiğini belirten Popescu, “Dolayısıyla Moldova’da Rus gazına olan yüzde 100 bağımlılıktan yüzde 0 bağımlılığa geçmek zorunda kaldık. Bunu 2-2,5 yıl içinde başardık.” dedi.


Popescu, elektrik konusunda ise farklı bir durum yaşadıklarını aktararak, “Rusya’nın Ukrayna’yı geniş çaplı işgale başladığı gece başka bir gelişme oldu. Moldova ve Ukrayna, Rus elektrik şebekesinden ayrılarak Avrupa elektrik şebekesine bağlandı.” ifadesini kullandı.


Birtakım sorunlar yaşadıklarını ancak uyguladıkları çözümün yenilenebilir ve yeşil enerjiye hızlandırılmış geçiş olduğunu söyleyen Popescu, “3 yıl içinde yenilenebilir elektrik oranımızı yüzde 3’ten yüzde 30’a çıkardık.” bilgisini verdi.


“Olumlu gördüğüm gelişme, arabuluculuk çabalarında Türkiye gibi aktörlerin artan rolü”


Cenevre Güvenlik Politikası Merkezi (GCSP) Uluslararası Güvenlik Diyaloğu Departmanı Direktörü Alexandra Matas da enerji ve jeopolitik arasındaki ilişkiye dikkati çekerek, siyasi anlaşmazlıkların çözümünde diplomasinin birincil araç olarak kullanılmadığını ifade etti.


Diplomasinin yalnızca dostlarla değil, düşmanlarla da konuşmayı gerektirdiğini vurgulayan Matas, birçok devlet başkanının ve bölgesel kuruluş liderinin diplomatik müzakere kanallarını kullanmak yerine birtakım başka yollara başvurduğunu da anlattı.


Matas, “Peki buradan çıkan ve halen olumlu gördüğüm iki gelişme nedir? Birincisi, arabuluculuk çabalarında çok aktif olan Türkiye gibi yeni aktörlerin artan rolü. İkincisi ise gayriresmi diplomasinin (diplomatik diyalog) artan kullanımıdır.” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı’nda 2 petrol tankeri mayına çarptı

Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı’nda 2 petrol tankeri mayına çarptı
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Devrim Muhafızları Ordusu’ndan yapılan yazılı açıklamada, biri Hürmüz Boğazı’nın doğusunda diğeri ise boğazın içinde olmak üzere 2 petrol tankerinin takip sistemlerini kapatarak Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalıştığı ve bu sırada mayına çarptığı belirtildi.


Olay sonrası gemilerde yangın çıktığı ve yangının hala devam ettiği bildirilen açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndaki gemilerin, ABD’nin zorlamasıyla mayınlı bölgeden geçmeye çalışması halinde mayına çarpma olaylarının yaşanmaya devam edeceği vurgulandı.


İran basını, gemilerin mayına çarptığına ilişkin bilgi paylaşılmadan önce Hürmüz Boğazı’na yakın Keşm Adası’nda 2 patlama sesinin duyulduğunu açıklamıştı.


İsmi açıklanmayan İranlı bir yetkili ise Keşm Adası’ndaki patlama seslerinin Hürmüz Boğazı ile ilgili olduğunu söylemişti.


Ayrıca İran devlet televizyonu da patlamaların kaynağının Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik uyarı atışlarından kaynaklanmış olabileceğini belirtmişti.

Devamını Oku

7 Kasım 2026 Nöbetçi Eczaneler

7 Kasım 2026 Nöbetçi Eczaneler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

7 Kasım 2026 tarihinde Kuzey Kıbrıs genelinde nöbetçi olan eczanelerin listesi aşağıda yer almaktadır.

Eczane Adres Telefon Saat
MOR SAFİR ECZANESİ Şht. Halil Mustafa Sokak, Kızılay Gülenay Prestij Apt. No: 1, Lefkoşa (0539) 103 71 25 08:00 – 00:00
SEZER ECZANESİ 79/B Gz. Hasan Tahsin Cad., China Bazaar karşısı, Ortaköy, Lefkoşa (0392) 223 70 88 08:00 – 00:00
SAFİYE ÇAĞANSEL ECZANESİ Şht. İsmail Beyoğlu Cad. No:52A, Eski Zipps Market yolu, Küçük Kaymaklı, Lefkoşa (0392) 227 76 76 08:00 – 00:00
MELİZ 2 ECZANESİ Beyoğlu Sok. No:11 Ordu Pazarı karşısı 4 C Girne (0533) 862 28 82 08:00 – 00:00
NURÇAĞ ECZANESİ Semih Sancar Caddesi Nelly Court A Blok Dükkan 7, Kar Market karşı çaprazı, Section yanı, Yukarı Girne (0533) 886 70 40 08:00 – 00:00
SOYERLER ECZANESİ Karaoğlanoğlu Cad. Side Plaza No: 105, Dük. No: 2, İş Bankası yanı, Alsancak, Girne (0533) 830 07 17 08:00 – 00:00
KARAKOL ECZANESİ Nilgün Uzun Apt. No: 2 ,Gülseren yolu Gülseren Askeri Kışlaya dönmeden köşede HalI Dünyasının karşısı Karakol, Gazimağusa (0392) 365 65 19 08:00 – 00:00
ASLI EREN ECZANESİ Ziya Gökalp Caddesi No: 41,
Yeni Güder Kasap yanı, Maraş, Gazimağusa
(0392) 366 47 47 08:00 – 00:00
PEMBE SADIKOĞLU ECZANESİ Kutlu Adalı Bulvarı, İsmet Paşa mahallesi, belediye dük. No: 31, Güzelyurt (0533) 840 01 99 08:00 – 00:00
DİLAN PUL ECZANESİ Ecevit Cad. Şafak Apt. Dük. No:2 Yeşilyurt Lefke (0392) 723 73 33 08:00 – 22:00
ESER AVCI ECZANESİ Özgürlük Cad. No: 11/B Cihangir (0533) 855 06 04 08:00 – 19:00
BUĞRA ECZANESİ Dr. Fazıl Küçük Cad. Akdoğan, Gazimağusa (0392) 377 88 25 08:00 – 19:00
İSKELE ECZANESİ Şht. İlker Karter Cad. Cevizli, 11 nolu sokak No: 3/A, İskele (0539) 117 12 35 08:00 – 22:00
MELEK İBRAHİM ECZANESİ Öztürk Cad. No: 10, Mehmetçik, İskele (0392) 375 53 66 08:00 – 20:00
SAKİNER ECZANESİ Yeni Erenköy, Karpaz, Gazimağusa (0392) 374 43 56 08:00 – 20:00

Kaynak: Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği (KTEB). Nöbet saatleri ve bilgiler değişiklik gösterebilir; güncel bilgi için eczaneyi arayınız.

7 Kasım 2026 Nöbetçi Eczaneler yazısı ilk önce Eksen Kıbrıs üzerinde ortaya çıktı.

Haberin tamamı: Eksen Kıbrıs

Devamını Oku

Polonya’nın Krakov kentinde silahlı saldırı: 6 ölü

Polonya’nın Krakov kentinde silahlı saldırı: 6 ölü
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Polonya basınında yer alan haberlere göre, yerel saatle 15.00 sıralarında Krakov’un merkezindeki Ana Meydan’a aracıyla giren saldırgan, araçtan çevredekilere ateş açtı.


Askeri kıyafetli saldırganın açtığı ateş sonucu 6 kişi hayatını kaybetti, 2’si polis 15 kişi yaralandı.


Ayrıca saldırganın kullandığı araçta çok sayıda mühimmat bulundu.


Olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edilirken, bölgeye ambulans helikopter de iniş yaptı.


Malopolska Polisinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, saldırganın polis ekiplerince vurulduğu ve hastaneye nakledildiği belirtildi.


Hayatını kaybedenlerin 4’ünün kadın, 2’sinin erkek olduğu aktarılan açıklamada, saldırganın Polonya vatandaşı olduğu bildirildi.


Öte yandan, saldırıda yaralanan 2 polis memurundan birinin durumunun çok ağır olduğu ve ameliyata alındığı bilgisi paylaşıldı.


Yetkililer, bölge sakinleri ve turistlere Ana Meydan’a gelmemeleri, çevrede bulunanlara güvenli bir yere geçmeleri çağrısında bulundu.


Ayrıca saldırganın aracında bomba incelemesi yapılacağı ve bu nedenle Ana Meydan ile çevresindeki bazı sokakların geçici olarak kapatılarak yakındaki binaların tahliye edileceği açıklandı.


Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, yaptığı paylaşımda, Krakov şehir merkezinde yaşanan olaylara ilişkin haberleri büyük endişeyle karşıladığını belirterek, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ve yaralılara “geçmiş olsun” dileklerini iletti.


Polonya Başbakanı Donald Tusk da yaptığı açıklamada, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini ileterek, hayatlarını tehlikeye atarak görev yapan polis memurlarına takdirlerini sundu.

Polonya'nın Krakov kentinde silahlı saldırı: 6 ölü


Başbakan Tusk, tüm siyasi görüşlerden siyasetçilere trajediyi siyasi malzeme haline getirmemeleri çağrısında bulunarak, suçun tüm koşullarının aydınlatılacağının altını çizdi.​​​​​​​


Ülke genelinde 2 günlük ulusal yas ilan edilecek


Polonya Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin Krakov’da yaşanan trajik olay nedeniyle ülke genelinde 8-9 Kasım’da geçerli olacak ulusal yas ilan edilmesi için resmi süreci başlattığını duyurdu.


Öte yandan, Polonya İçişleri ve İdare Bakanı Marcin Kierwinski, düzenlediği basın toplantısında, 24 yaşındaki saldırganın tek başına hareket ettiğini ve “aşırı sağ ideolojilerden” etkilenmiş olabileceğini, bu ihtimallerin ayrıntılı şekilde araştırıldığını belirtti.

Polonya'nın Krakov kentinde silahlı saldırı: 6 ölü


Yaralıların kentteki hastanelerde tedavi gördüğünü aktaran Kierwinski, saldırının saat 15.00’ten kısa süre sonra düzenlendiğini ve polisin ihbarın ardından 3 dakika içinde saldırgana ateş açtığını bildirdi.


Polislerin hızlı müdahalesinin daha büyük bir katliamı önlediğine işaret eden Kierwinski, Polonya İç Güvenlik Ajansı ve polis ekiplerinin olay yeri ile saldırganın evinde incelemelerini sürdürdüğünü kaydetti ve vatandaşlara güvenlik güçlerinin talimatlarına uyma çağrısı yaptı.

Devamını Oku

TRT World Forum 2026’da çatışmaların ekonomik etkileri ve yeniden inşa süreci ele alındı

TRT World Forum 2026’da çatışmaların ekonomik etkileri ve yeniden inşa süreci ele alındı
0

BEĞENDİM

ABONE OL


İstanbul Kongre Merkezi’nde bu yıl 10’uncusu “Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?” temasıyla düzenlenen TRT World Forum 2026’da, “Sancılı Bir İyileşme Sürecine Doğru: Orta Doğu’daki Savaşlar Sonrası Ulusal Ekonomiler” oturumu yapıldı.


Auskar Surbakti moderatörlüğünde düzenlenen panelde, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatının (OECD) eski Genel Sekreteri Angel Gurria, Avrupa Politika Merkezi İcra Kurulu Başkanı ve Başekonomisti Fabian Zuleeg, University College London onursal profesörü Steve Keen ve Lübnan Başbakan Yardımcısı Tarık Mitri konuşmacı olarak yer aldı.


Mitri, konuşmasında, İsrail’in Lübnan topraklarındaki işgalinin sürdüğünü ve saldırılar nedeniyle çok sayıda köyün yaşanamaz hale geldiğini belirtti.


Ülkede yerinden edilen insanların durumunun önemli sorunlardan biri olduğunu ifade eden Mitri, bu kişilerin evlerine dönebilmesi ve yaşamlarını yeniden kurabilmesi için altyapının onarılması gerektiğini söyledi.


Mitri, “Bu çatışmalar bizi ne kadar yıkıma uğratmış ve toplum olarak parçalamış olursa olsun, toparlanmak ve yeniden ayağa kalkmak her zaman mümkün.” dedi.


Bölgenin yeniden inşası için uluslararası finansman çağrısı


Eski OECD Genel Sekreteri Gurria da çatışmalardan etkilenen ülkelerin yeniden inşasının yüksek maliyetler gerektirdiğine işaret etti.


Lübnan’ın yeniden inşası için yaklaşık 20 milyar dolar, Gazze için en az 75 milyar dolar, Suriye için ise bunun üç katı kadar kaynağa ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Gurria, bu maliyetlerin tek bir ülke veya kuruluş tarafından karşılanamayacağının altını çizdi.


Gurria, finansman sürecine çok taraflı ve bölgesel kalkınma bankalarının yanı sıra ABD, Avrupa Birliği (AB), Körfez ülkeleri ve ulusal hükümetlerin de katılması gerektiğini ifade etti.


Yeniden inşa sürecinde finansal risklerin paylaşılmasının önemini vurgulayan Gurria, özellikle Körfez sermayesinin bu alanda önemli rol oynayabileceğini kaydetti.


Avrupa’da enerji fiyatları ve ekonomik belirsizlikler


Avrupa Politika Merkezi İcra Kurulu Başkanı ve Başekonomisti Zuleeg, Orta Doğu’daki istikrarsızlığın küresel piyasalar ve ticaret üzerindeki etkilerinin, çatışmaların süresine bağlı olduğunu belirtti.


Avrupa’da enerji fiyatlarının ekonomik zorluklara yol açtığını dile getiren Zuleeg, henüz enerji arzında kısıtlama yaşanmadığını ancak istikrarsızlığın uzaması halinde arz sıkıntısı ortaya çıkabileceğini söyledi.


Zuleeg, düşük büyüme ve yüksek enflasyonun yanı sıra ticaret yollarındaki risklere işaret ederek, Orta Doğu ve Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki gelişmelerin Avrupa’nın ekonomi ve güvenlik politikalarını değiştirdiğini kaydetti.


Özel sektör borçlarının finansal istikrara etkisi


University College London onursal profesörü Keen de küresel ekonomide kamu borçlarına aşırı odaklanıldığını, finansal istikrarsızlığın asıl nedenlerinden birinin ise özel sektör borçları olduğunu savundu.


Keen, son 70 yılda kamu borcunun gayri safi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının yüzde 63’ten yüzde 75’e, özel sektör borcunun GSYH’ye oranının ise yüzde 55’ten yüzde 155’e yükseldiğini belirterek, geleneksel ekonomi politikalarının bu sorunu göz ardı ettiğini söyledi.


Keen, özel finans sektörünün spekülatif faaliyetleri ve askeri sanayiyi finanse etmesinin de önemli riskler oluşturduğunu sözlerine ekledi.

Devamını Oku