DOLAR

49,7572$%0,14

EURO

55,8431€%0,26

STERLİN

66,5897£%0,07

GRAM ALTIN

6.410,95%0,41

ÇEYREK ALTIN

10.560,00%0,04

TAM ALTIN

42.093,00%0,04

ONS

4.005,37%0,23

BİST100

%

BİTCOİN

฿%

LİTECOİN

Ł%

ETHEREUM

Ξ%

RİPPLE

%

TETHER

$%

Güneş Vakti a 12:53
Kırıkkale PARÇALI BULUTLU 12°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
admins

admins

26 Ekim 2026 Pazartesi

DİĞER YAZARLARIMIZ

Serbest bölgelerin 9 aylık ihracatı 9,8 milyar dolara yükseldi

Serbest bölgelerin 9 aylık ihracatı 9,8 milyar dolara yükseldi
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Ticaret Bakanlığı, serbest bölgelerin ocak-eylül dönemine ilişkin ihracat performansını değerlendirdi.


Bu bölgelerin eylülde ihracatının yüzde 14,8 artışla 1,15 milyar dolara, ocak-eylül döneminde de yıllık bazda yüzde 6,3 artışla 9,8 milyar dolara yükseldiğine işaret edilen açıklamada, “Serbest bölgelerde ihracatın ithalatı karşılama oranı eylülde yüzde 165,5, 9 aylık dönemde yüzde 159,7 olmuştur. 19 serbest bölgemiz net ihracatçıdır, küresel rekabette güçlenmiştir” ifadeleri kullanıldı.


Açıklamada, ocak-eylül döneminde serbest bölgelerden yapılan toplam satışlar içinde ihracatın payının yüzde 76,1 olduğuna dikkat çekilerek, “Yılın 9 ayında serbest bölgelerin ihracat portföyünün teknolojik niteliği güçlenmeye devam etti. Serbest bölgelerin toplam ihracatında orta-ileri teknoloji ve yüksek teknoloji sınıfındaki ürünlerin payı yüzde 58,4’e ulaştı. Bu, Türkiye’nin katma değerli ihracat hedeflerine doğrudan katkı sağladı” değerlendirmesinde bulunuldu.


Firmalar 88 bin 7 kişiye doğrudan istihdam sağladı


Bu bölgelerde 466’sı yabancı olmak üzere 1930 kullanıcı firmanın faaliyet gösterdiği aktarılan açıklamada, firmaların 88 bin 7 kişiye doğrudan istihdam sağladığı belirtildi.


Açıklamada, 2 bin 788 faaliyet ruhsatının 2 bin 102’sinin yerli, 686’sının yabancı kullanıcılara verildiği bildirilerek, üretim konulu faaliyet ruhsatlarının toplam içindeki payının yüzde 44,6’ya yükseldiği ifade edildi.


Ege Serbest Bölgesi ihracatın yüzde 25,8’ini gerçekleştirdi


Ege Serbest Bölgesi’nin, ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre 159,2 milyon dolar (yüzde 6,7) artırarak 2 milyar 542 milyon dolara yükselttiğine işaret edilen açıklamada, bu bölgenin, serbest bölgelerin toplam ihracatının yüzde 25,8’ini tek başına üstlendiği aktarıldı.


Açıklamada, Bursa Serbest Bölgesi’nin ihracatını yüzde 30,7 artırarak 1 milyar 563 milyon dolara çıkardığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:


“Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi, yılın 9 ayında ihracatını yıllık bazda yüzde 23,4 artırarak 425 milyon dolara yükseltti. Adana-Yumurtalık, Batı Anadolu, Bursa ve Trabzon serbest bölgelerinin ihracatında yüzde 10 ve üzerinde artış kaydedildi. Ege Serbest Bölgesi, yurt dışı ve Türkiye ile ticarette 4,81 milyar dolarlık hacme ulaşarak serbest bölgelerin toplam ticaret hacminin yüzde 22’sini tek başına gerçekleştirdi. Adana-Yumurtalık, Avrupa, Batı Anadolu ve Gaziantep serbest bölgelerinin ticaretlerinde ve ticaret hacimlerindeki artış dikkat çekti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu doğrultusunda ülkemizin güvenli ve stratejik coğrafi konumu sayesinde serbest bölgelerimizin teknoloji odaklı ve yüksek katma değerli üretime dayalı stratejik ihracat üslerine dönüştürülmesine yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Devamını Oku

Garajınızda ne zaman uçan bir araba göreceksiniz? Yakın zamanda değil

Garajınızda ne zaman uçan bir araba göreceksiniz? Yakın zamanda değil
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Yollarda ve otoyollarda güvenle seyahat edebilen ve aynı zamanda uzun mesafeler uçabilen bir araba arıyorsanız, cevap hayır.


Ancak nispeten düşük irtifalarda çalışan ve çoğu araba yolculuğu mesafesini kat eden kişisel bir uçan makine istiyorsanız, bu gerçeğe daha yakın.


Kısaca eVTOL olarak bilinen elektrikli dikey kalkış ve iniş yapan hava araçlarının hızla büyüyen dünyası dikkat çekiyor.


Bu araçlar otoyollarda seyahat edemiyor ve bazılarının tekerlekleri bile bulunmuyor. Ancak birçok şirket bilim kurgu filmlerinden fırlamış gibi görünen araçlar geliştirmek için yarışıyor ve birkaçı şimdiden hava aracı satıyor.


eVTOL üreten şirketlerden biri olan Pivotal’ın uçuş başkan yardımcısı Kristina Menton, uçan araba fikrinin nesiller boyunca halkın hayal gücünü ele geçirdiğini ve bugün bu heyecanın endüstri genelinde gerçek yatırım ve inovasyonu yönlendirdiğini söyledi.


Menton, “Çekiciliği anlamak kolay. Gökyüzünde 20 dakika geçirebilecekken neden trafikte 90 dakika harcayasınız?” dedi.


eVTOL’ler geleneksel arabalara kıyasla çok hafif, taşıma kapasiteleri sınırlı ve genellikle tek seferde en fazla 160 kilometre uçabiliyor. Ayrıca yollarda kullanılamıyorlar.


Asfalt üzerinde gitmeseler bile bazı savunucular, eVTOL’lerin kelimenin en dar anlamıyla sizi A noktasından B noktasına taşıyabilen bir araç, yani bir otomobil olarak kabul edilmesi gerektiğine inanıyor.


Florida’da bir tesiste eVTOL üretmeyi planlayan İsrailli Air şirketinin kurucu ortağı ve CEO’su Rani Plaut, uçan arabaların sorunlu ve sıkışık yollardan kaçınmak isteyen sürücülere hitap edebileceğini söyledi.


Gerçek bir uçan araba geliştirdiğini iddia eden şirketlerden biri de Kaliforniya merkezli girişim Alef. Şirketin CEO’su Jim Dukhovny, saatte yaklaşık 90 kilometre hıza sahip olacak ilk versiyonun, birini diğerine uyarlamak yerine hem bir uçak hem de bir araba olacak şekilde tasarlandığını ifade etti.


115 kilogramlık araç havalanmak için gövdesindeki sekiz pervaneyi kullanıyor, ancak aynı zamanda dört tekerleği var ve sürüş için tasarlandı. Model A sadece boş araçtan daha hafif olan bir kişiyi taşıyabiliyor ve hava yastığı gibi standart güvenlik ekipmanlarına sahip değil.


Ancak Dukhovny, bunun bir eVTOL değil, bir araba olarak düşünülmesini istiyor. Dukhovny, “eVTOL’ler havacılık pazarı içindir. Bizim rakiplerimiz Toyota, Ford, Tesla.” dedi.


Smithsonian Ulusal Hava ve Uzay Müzesindeki dikey uçuş koleksiyonunun küratörü Roger Connor, hem araba hem de uçak olarak çalışmaya çalışmanın birçok temel mühendislik sorunuyla karşılaştığını söyledi.


Bunun nedeni, uçakların ağırlığa duyarlı olması, arabaların ise ağır ekipmanlara ihtiyaç duyması. Connor, “İkisi arasında melez olan bir şey, hem düşük performanslı bir uçak hem de düşük performanslı bir araç olacaktır.” şeklinde konuştu.


Yine de Federal Havacılık İdaresi, mart ayında 26 eyalette bir dizi test programı başlatarak eVTOL’lerin geliştirilmesini destekledi. Ulaştırma Bakanı Sean Duffy programı duyururken havacılığın geleceğinin geldiğini ve insanların ve ürünlerin hareket etme şeklini önemli ölçüde iyileştireceğini belirtti.


Federal Havacılık İdaresinin araştırdığı konulardan biri de bu uçakları kimlerin uçurmasına izin verileceği. Beklenti, bir eVTOL uçurmanın küçük bir uçak, helikopter veya yolcu uçağına pilotluk yapmaktan çok daha az, belki de sadece birkaç gün sürecek bir eğitim gerektireceği yönünde.


Connor bu durumun hala üzerinde çalışılan bir konu olduğunu kaydetti. Connor, “Henüz bu yeni kategori hava araçlarında kimseye lisans vermedik. Bu herkes için biraz yeni bir şey ve uçaklar veya helikopterler olmadıkları için özellikle Federal Havacılık İdaresi için geçerli.” dedi.


Federal Havacılık İdaresinin isteğine rağmen eVTOL’ler hala geliştirme aşamasında. Çok azı üretilip müşterilere teslim edildi ve mevcut olanlar oldukça pahalı. Bir avuç yolcu taşıyan daha büyük versiyonların veya hava taksilerinin her birinin 1 milyon dolardan fazlaya mal olacağı belirtiliyor.


Kişisel kullanım amaçlı olanlar daha ucuza satılacak ancak yine de dayanıklılık ve menzile sahip iki kişilik bir uçak için 60 bin ile 400 bin dolar arasında bir maliyet gerekecek. Connor, 60 bin dolara temelde 72 kilogramı 10 dakika boyunca taşıyabilen süslü bir dron alındığını sözlerine ekledi.


Tesla, Roadster’ın “uçan” versiyonunun ne kadara mal olacağını henüz açıklamadı ve uçan veya yerdeki hiçbir versiyonu en az 2028’e kadar satışa sunulmayacak.


Pervane kullanan çoğu eVTOL’ün aksine Roadster, bu ayın başlarındaki ürün tanıtımı sırasında diğer arabaların üzerinden atlamak ve altı veya yedi kat yüksekliğindeki bir rampanın tepesinden fırlamak için basınçlı hava jetleri kullandı.


Roadster dikkate değer bir mesafe uçmadı ve 1903’te Kuzey Carolina’daki Kitty Hawk’ta ilk uçuşları sırasında Wright Kardeşler’in elde ettiği 36 metrelik mesafenin bile gerisinde kaldı. Tesla’nın kendi sitesi test modelinin halka açık yollarda kullanım için onaylanmadığı konusunda uyarıyor.


Yine de gösterişli tanıtım sektördeki birçok kişiyi sevindirdi. Pivotal’dan Menton, Tesla’nın erişimine sahip bir şirketin sıradan insanların yerden havalanması fikrini milyonlarca izleyicinin önüne çıkardığında, bunun konuşmayı genişlettiğini ve endüstrinin bu meraktan faydalandığını söyledi.


Menton, şirketinin bir otomobil şirketi olmadığı konusunda ise “Biz uçan arabalar değil, hava araçları üretiyoruz.” uyarısında bulundu.

Devamını Oku

İngiltere Savunma Bakanı Wes Streeting: 1000 gün içinde savaşa hazır olmalıyız

İngiltere Savunma Bakanı Wes Streeting: 1000 gün içinde savaşa hazır olmalıyız
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Savunma Bakanı Wes Streeting, hükümetin İngilizlere konserve yiyecek ve şişe su stoklamalarını söylemesinin ardından İngiltere’nin 1000 gün içinde savaşa hazır olması gerektiğini söyledi.


Saldırı kapasiteleri değişti


The Telegraph gazetesine yazan Streeting, İngiltere’nin düşmanlarının 2030 yılında İngiltere’ye saldırmaya hazır olabileceği uyarısında bulundu.


Streeting yazısında, düşmanların zarar verme isteğinin yeni olmadığını ancak kapasitelerinin değiştiğini belirtti.


Streeting, 2030 yılına kadar düşmanların askeri gücü ve savaş ekonomisinin onları saldırabilecek bir konuma getirebileceğini ifade ederek, “Bu durum, görevimizi tamamlamak, yani müttefiklerimizle birlikte savaşıp kazanmaya hazır olmak için bize 1000 günden biraz fazla bir süre veriyor.” dedi.


Rusya’nın olası saldırganlığına değinen Streeting, en kötüsünü önlemek için buna hazırlıklı olmaları gerektiğini ekledi. Bu açıklamalar, hükümetin İngilizleri temel hizmetlerde yaşanabilecek olası bir kesintiye hazırlamak amacıyla yürüttüğü kampanya sırasında geldi.


Devlet destekli terörizm uyarısı


Savunma Bakanı Wes Streeting, işletmelerin siber saldırılara uğraması ihtimaline karşı hazır olunması gerektiği uyarısında bulundu.


Hava muhalefeti, siber saldırı veya diğer kritik acil durumlarda hayatta kalabilmeleri için her İngiliz vatandaşından dokuz litreye kadar şişe su ve üç günlük yiyecek stoklaması isteniyor. Streeting, İngiltere’nin Rusya kaynaklı devlet destekli terörizme karşı hazır olması gerektiğini söyledi.


Hazır ol kampanyasını açıklayan Streeting, varsayımsal değil gerçek olan bu tehditler karşısında adımlarını hızlandırmaları ve ulusal savunmanın yanı sıra ulusal dayanıklılığı da ciddiye almaları gerektiğini belirtti.


Streeting, hane halklarına ve işletmelere hazırlıklı olup olmadıklarını sormanın büyük önem taşıdığını vurguladı. Halka ayrıca battaniye, nakit para, ilk yardım çantası, pilli fener ve kurmalı radyodan oluşan bir acil durum kiti bulundurmaları söylendi.


Toplumsal çaba çağrısı


Başbakan Andy Burnham da acil durumlara karşı halka yiyecek ve su stoklamalarını tavsiye etti. BBC’ye konuşan Burnham, amacın panik yaratmak olmadığını, sadece zor bir durum yaşanması halinde evde idare edecek kadar malzeme bulundurmak için mantıklı önlemler almak olduğunu söyledi.


Bu ayın başlarında, MI5 Başkanı Sir Ken McCallum ulusal altyapıya yönelik tehditlerle yüzleşmek için tüm toplumun çaba göstermesi çağrısında bulunarak, bilgisayar korsanlığı olaylarının bankacılık hizmetlerini devre dışı bırakabileceği, insansız hava araçlarının uçuşları aksatabileceği ve hastanelere yönelik siber saldırıların sağlık hizmetleri üzerinde olumsuz bir etki yaratabileceği uyarısında bulundu.


İngiltere’nin daha az çalkantılı bir döneme dönüp dönemeyeceği sorulduğunda Sir Ken McCallum, planlamalarının bunun geçici bir durum olduğu ve gelecek Noel’e kadar her şeyin normale döneceği yönünde olmadığını belirtti.


Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından gelen göreceli jeopolitik istikrar döneminin ne yazık ki sona erdiğini ve artık daha çekişmeli bir döneme dönüldüğünü ifade eden McCallum, planlamalarını bu risklerin devam edeceği varsayımı üzerinden yaptıklarını söyledi.

Devamını Oku

Yemen’deki Husiler: Riyad’daki Kral Halid Havalimanı ile Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı hedef aldık

Yemen’deki Husiler: Riyad’daki Kral Halid Havalimanı ile Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı hedef aldık
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Riyad’daki Uluslararası Kral Halid Havalimanı’nı balistik füzeyle hedef aldıklarını belirtti.


Seri, “Petroline” olarak da bilinen Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın ham petrol pompalama istasyonlarını hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlediklerini de aktardı.


Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, başkent Riyad için erken uyarı sisteminin tehlike alarmı verdiğini duyurmuştu.


Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki de Husilerin Riyad’ı hedef alan balistik füze saldırısının engellendiğini açıklamıştı.


Yemen, İran destekli Husilerin Eylül 2014’te başkent Sana’yı ve bazı vilayetleri kontrol etmesinin ardından başlayan iç savaşa sahne oluyor.


Doğu-Batı Petrol Boru Hattı


“Petroline” olarak da bilinen Doğu-Batı Petrol Boru Hattı, Suudi Arabistan’ın en önemli ham petrol taşıma hatlarından biri.


Suudi Arabistan’ın ulusal petrol şirketi Saudi Aramco tarafından işletilen hat, ülkenin doğusundaki Abkayk bölgesinden Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu’ya kadar yaklaşık 1200 kilometre uzanıyor.


Tamamı Suudi Arabistan sınırları içinde bulunan hat, ham petrolü ülkenin doğusundaki üretim ve işleme merkezlerinden Kızıldeniz kıyısındaki rafineri ve ihracat tesislerine taşıyor.


Petroline, Suudi Arabistan’a petrolü Hürmüz Boğazı’ndan deniz yoluyla geçirmek zorunda kalmadan Kızıldeniz’e ulaştırabileceği kara üzerinden alternatif bir güzergah sağlıyor.


Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu, Mart 2015’ten bu yana uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümetine destek veriyor.


Yemen’de hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalar son dönemde artarken İran destekli Husiler, kendilerine yönelik saldırılardan sorumlu tuttukları Suudi Arabistan’ı balistik füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alıyor.

Devamını Oku

İskoçya’da Mısır mumyaları sergiden kaldırıldı: Ölenlerin rızası alınamadı

İskoçya’da Mısır mumyaları sergiden kaldırıldı: Ölenlerin rızası alınamadı
0

BEĞENDİM

ABONE OL


İskoçya’nın Glasgow kentindeki Kelvingrove ve Hunterian müzeleri, etik kaygılar nedeniyle Mısır mumyalarının sergilenme biçimini değiştirdi. Kelvingrove Müzesi, rahip Nekht’in mumyasını tamamen sergiden kaldırırken Hunterian Müzesi, Lady Shep-En-Hor’un bedenini özel olarak tasarlanan bir kumaşla örterek ziyaretçilerin görmesini engelledi. Kadının süslü lahdi ise sergilenmeye devam edecek.


Kararların arkasında, ölen kişilerin rızasının alınamaması ve insan kalıntılarının sergilenmesinin etik boyutuna ilişkin tartışmalar bulunuyor. Kelvingrove, Nekht’in kalıntılarının yanı sıra Mısır’daki Krallar Vadisi’nden çıkarılan mumyalanmış bir erkek başını, sağ ayağını ve sağ elini de sergiden kaldırdı. Nekht’in kalıntıları 1923’te Glasgow’a bağışlanmıştı.


Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM), haziran ayında güncellediği etik kurallarda insan kalıntılarının onurunun korunmasını ve bu kalıntıların geldiği topluluklarla işbirliği yapılmasını tavsiye etti. Ancak kurallar, tüm mumyaların sergiden kaldırılmasını zorunlu kılmıyor. İskoçya’daki müzeler de uygulama konusunda farklı kararlar alabiliyor.


Her iki müze de ilgili ülke veya kurumlardan talep gelmesi halinde kalıntıların iadesini değerlendirebileceklerini açıkladı.


Ölen kişilerin yerine soyundan gelenler de rıza verebiliyor.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.