49,6090$%0,08
55,5785€%-0,14
66,4170£%-0,14
6.384,76%-0,62
10.548,00%-0,08
42.043,00%-0,08
3.995,69%-0,72
%
฿%
Ł%
Ξ%
%
$%
02:00
25 Ekim 2026 Pazar
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 25 Ekim Kazakistan Cumhuriyet Günü dolayısıyla bir mesaj paylaştı.
Bahçeli yazılı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye ve Kazakistan millet olarak aynı kökten gelen, aynı dili konuşan, aynı kültürü yaşayan, aynı tarihe sahip olan Türk dünyasının iki kardeş ve dost devletidir. Bugün farklı devletlerin çatısı altında bulunsak da asırlar önce Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi’nin Kazakistan coğrafyasında yaktığı hikmet meşalesi, dalga dalga yayılarak Anadolu topraklarında Yunus Emre’nin eşsiz hoşgörüsüne dönüşmüş, bizi bir arada tutan en büyük güç olmuştur. Aynı manevi iklimden beslenen iki büyük ulu çınarın bize bıraktığı en değerli miras, aynı soyun evlatları olarak doğudan batıya farklılıklarımızı zenginlik olarak kabul edip aramızdaki gönül köprüsünü her geçen gün kuvvetlendirerek birbirimize muhabbetle sarılmak, Türk dünyasının birlikteliğini daha güçlü yarınlara taşımaktır. Bu duygu ile ortaya koyacağımız birliktelik aramızdaki geçmişin kadim bağını muhakkak geleceğin sarsılmaz gücüne dönüştürecektir.”
Türkiye ve Kazakistan ilişkilerinin tarihten aldığı ilhamla oldukça sağlam bir temel üzerine oturduğunu belirten Bahçeli mesajına şöyle devam etti:
“İki ülke aralarında imzaladıkları çok sayıdaki anlaşma, protokol ve iş birliği ile ilişkilerini hayli geliştirmişlerdir. 2009’da imzalanan Stratejik Ortaklık Anlaşması ile ülkelerimiz arasındaki münasebetler çok farklı bir boyuta taşınırken Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ilişkilerimizin en üst seviyede kurumsallaşmasını temin etmiştir.
2022’de imzaladığımız ortak bildiri ile ilişkilerimiz Genişletilmiş Stratejik Ortaklık seviyesine yükseltilmiştir. İki dost ve kardeş ülke olarak başta Türk Devletleri Teşkilatı olmak üzere Birleşmiş Milletler, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı gibi uluslararası platformlarda ortak girişimlerde bulunmak bizi biz yapan en önemli husustur ve bağlarımızı daha da kuvvetlendirmektedir.”
Bahçeli yazılı mesajını şu ifadelerle tamamladı:
“Bu vesile ile kardeş ve dost Kazakistan halkının 25 Ekim Cumhuriyet Günü’nü kutluyor, yaşasın Türk halklarının kardeşliği, yaşasın Türk dünyasının kardeşliği diyerek kendilerine selam ve muhabbetlerimi iletiyorum. Cumhuriyet Günü’nüz kutlu, devletiniz ebed müddet olsun.”
Kağıthane Hamidiye Mahallesi’nde polis ekipleri tarafından uygulama gerçekleştirildi. Denetim sırasında durdurulan araçlarda arama yapıldı.
Uygulamaya katılan İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, ekiplerin çalışmalarını yerinde takip etti. Hamidiye Mahallesi Muhtarı Hüseyin Yamaç da uygulamaya katıldı.
Uygulama noktasında denetim için durdurulan araçların sürücüleriyle sohbet eden Yıldız, aileleriyle yolculuk yapan çocuklarla da ilgilendi. Yıldız, araçlarda bulunan çocuklara hediyeler verdi.
Hamidiye Mahallesi’nde esnaf ziyaretlerinde de bulunan Yıldız, iş yerlerini gezerek esnafla bir araya geldi. Ziyaret ettiği iş yerlerinde esnafla çay içip sohbet eden Yıldız, kendisine iletilen sorunları dinledi.

Uygulama sırasında açıklamada bulunan İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, “Değerli basın mensupları, bu akşam da Kağıthane’deyiz. İstanbul’un huzuru sadece güvenlik tedbirleriyle değil, sahada kararlılıkla yapılan tedbirlerimizle ve vatandaşın bize duyduğu güvenle güçlenir. Ölçümüz, suçla mücadelede önleyici tedbirleri artırmak. Tabii suçla, şehir eşkıyalarına karşı mücadelemizin kararlılığını, sahada mücadelemizi artırmak için buradayız. Bizim için ölçü şudur: İstanbul halkının kendini güvende hissettiği her an bizim en büyük başarımızdır. Şehir eşkıyalarına asla fırsat vermeyeceğimizi buradan ifade etmek istiyorum” dedi.
Antalya’nın Konyaaltı ilçesindeki Sarısu Plajı açıklarında yapılan seçkin gözlemci günü faaliyetlerini Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı da takip etti.
Seçkin gözlemci günü faaliyetlerine 18 gemi, 11 hava aracı ve 1300 personel katıldı. Tatbikat kapsamında örtülü keşif ve gözetleme, sahil hattında mayın tespiti ve imhası, amfibi hedef sahasında keşif ve gözetleme ile düşman kıyı başının keşfi ve yumuşatılmasına yönelik faaliyetler gerçekleştirildi.
FPV dron ile kamikaze insansız deniz aracı imha edildi İnsansız kara ve hava araçlarının meskun mahal muharebesinde kullanıldığı tatbikatta, TB3 ve AKSUNGUR insansız hava araçlarından sonoboy atışı, TUNGA-X radar entegreli avcı dron hücumu, ANKA-S insansız hava aracından ŞİMŞEK-K kamikaze dron atışı ve patlayıcı yüklü PİRANA kamikaze insansız deniz aracı hücumu yapıldı. TCG BEYKOZ’da TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi kullanılarak FPV dron ve kamikaze insansız deniz aracı imha edilen tatbikatta, ayrıca denize düşen personelin kurtarılmasına yönelik eğitim gerçekleştirildi.
İnsansız deniz, hava ve kara araçlarının farklı görevlerde kullanımının denendiği tatbikatta insanlı ve insansız platformların birlikte çalışabilirliğinin geliştirilmesi, savunma sanayisi firmalarınca geliştirilen yeni sistemlerin deniz koşullarındaki performanslarının değerlendirilmesi amaçlanıyor. Tatbikat katılımcılarına, ADVENT UFUK ve TDR sistemlerinin tesisi gösterildi, savunma sanayi firmalarının geliştirdiği sistemler sergilendi.
Tatbikatta çok maksatlı amfibi gemi, fırkateyn, korvet, hücumbot, denizaltı, mayın avlama gemisi, test ve eğitim gemisi, amfibi çıkarma gemileri ile yardımcı sınıf gemilerin yanı sıra insansız deniz araçları ve Sahil Güvenlik botları görev aldı. Tatbikatın seçkin gözlemci günü faaliyetleri, insansız deniz araçlarının geçişi ile sona erdi.
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, “Bugün Türk Deniz Kuvvetleri, insansız hava araçları açısından dünyanın en önde gelen deniz kuvvetlerinden birisidir. Deniz harekatının farklı boyutlarında görev yapan insansız deniz araçlarının da sayısını hızla artırıyoruz.” dedi.

Tatlıoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Antalya’da düzenlenen Milli İnsansız Deniz Sistemleri Tatbikatı-2026 (TURNAs-2026) Seçkin Gözlemci Günü faaliyetlerinin ardından yaptığı açıklamada, ilk kez düzenlenen TURNAs-2026’yı başarıyla icra ettiklerini söyledi.
Dünyada birkaç ülkenin yapabildiği insansız sistemler tatbikatına 17 firmanın 41 sistemiyle katıldığını belirten Tatlıoğlu, insansız su üstü, insansız su altı, insansız hava ve insansız kara araçları sistemlerinin deniz harekatında insanlı sistemlerle hibrit kullanımının denendiğini kaydetti.
Geleceğin deniz savaşlarının insansız araçlarla yapılacağını anlatan Tatlıoğlu, “Harekat ihtiyaçlarımız ile savunma sanayimizin teknolojik birikimini denizde buluşturan, mevcut kabiliyetlerimizi sınarken geleceğin deniz harekatına yönelik tecrübeler kazandıran önemli bir faaliyet olmuştur. Bu tatbikat, deniz kuvvetlerimiz için tarihi bir tatbikattır. İlk kez bir tatbikatta insansız hava araçlarının, insansız su üstü araçlarının, insansız botların, insansız teknelerin, insansız su altı araçlarının, insansız mini deniz altılarının, insansız kara araçlarının, bütün insansız araçlarının savaşacağı bir senaryonun tatbikatıdır. Gelecekte yapacağımız harbin tatbikatıdır. Bu anlamda deniz kuvvetlerimiz için çok tarihi bir tatbikattır.” diye konuştu.

“Dünyada ve yakın çevremizde devam eden çatışmalar, bölgesel istikrarsızlıklar ve hızla gelişen teknolojiler güvenlik ortamını ve askeri harekatın niteliğini değiştirmektedir.” ifadesini kullanan Tatlıoğlu, şöyle konuştu:
“Deniz ulaştırma yollarının, limanların, enerji tesislerinin ve deniz altındaki kritik altyapının güvenliği bu ortamda daha da fazla önem kazanmaktadır. Günümüz çatışmalarından çıkarılan dersler düşük maliyetli, süratle geliştirilebilen ve farklı görevler için uyarlanabilen insansız sistemlerin önemli askeri sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir. Bu nedenle insansız ve otonom sistemleri denizlerdeki durumsal farkındalığımızı, harekat etkinliğimizi ve caydırıcılığımızı güçlendirerek önemli bir yetenek alanı olarak kullanmayı düşünüyoruz.”
Tatlıoğlu, deniz harekatının, geniş sahalarda değişken çevre şartlarında su üstünde, su altında ve havada eş zamanlı faaliyet yürütülmesini gerektirdiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:
“İnsansız sistemler bu geniş harekat alanında daha uzun süre gözetleme yapılabilmesine, daha fazla noktadan bilgi edinilmesine ve tehlikeli görevlerde personelin maruz kaldığı risklerin azaltılmasına önemli katkılar sunmaktadır. Özellikle mayın tehdidinin bulunduğu sahalarda insansız sistemlerden yararlanılması personel ve gemilerimizi tehlikelerden uzak durarak görev yapabilmesine imkan sağlamaktadır. Bildiğiniz gibi Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’e dökülmüş olan yüzlerce mayın var. Bu mayınlardan kontrolden çıkarak ve sürüklenerek sahillerimize gelen mayınlar oluyor. Bu mayınları tespit edip imha ediyoruz. Bu tespit ve imha etme faaliyeti esnasında maksimum seviyede insansız araçlarımızı kullanıyoruz.”

Bir sistemin gerçek değerinin deniz şartlarında gösterdiği performans ve harekat ihtiyacına sağladığı katkıyla ortaya çıktığını dile getiren Tatlıoğlu, bu bakımdan sistemlerin geliştirilmesi, denenmesi, kullanıcı tecrübesi doğrultusunda iyileştirilmesi ve yeniden sınanmasının kesintisiz bir süreç olarak yürütüldüğünü vurguladı.
Tatbikatın bu sürece doğrudan katkı sağladığını dile getiren Tatlıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Önceliğimiz güvenilir, sürdürülebilir, farklı platformlarla birlikte çalışabilen ve harekat ihtiyaçlarımıza cevap veren sistemler geliştirmektir. Bu anlayışla insansız ve otonom sistemleri hızla envanterimize kazandırmaya çalışıyoruz. Bugün Türk Deniz Kuvvetleri insansız hava araçları açısından dünyanın en önde gelen deniz kuvvetlerinden birisidir. Deniz harekatının farklı boyutlarında görev yapan insansız deniz araçlarının da sayısını hızla artırıyoruz. Yakın gelecekte envanterimize katacağımız insansız su altı araçlarıyla, insansız mini deniz altılarla dünyada çok az ülkenin sahip olduğu su altı harekat ortamında söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Yapımı devam eden milli uçak gemisi, Tepe sınıfı muhrip, yeni nesil mayın avlama gemisi gibi tüm platformlarımızı insansız sistemlerle hibrit harekat icra edecek şekilde tasarlıyor ve inşa ediyoruz. Önümüzdeki sene denizle buluşturacağımız milli ve yerli uçak gemimizde de sadece insansız hava araçları olmayacak, aynı zamanda milli ve yerli uçak gemimizde insansız deniz araçları, insansız botlar, insansız tekneler ve insansız su altı araçları da olacak. Bizim uçak gemimiz diğer uçak gemilerinden bu anlamda da farklı olan insansız sistemlerin bir arada kullanıldığı ilk uçak gemisi olacak. Amacımız ülkemizin denizlerdeki hak ve menfaatlerini koruyan ve kendisine verilen görevleri her şart altında yerine getiren, etkin, caydırıcı ve saygın deniz kuvvetlerimizi sürekli geliştirmek ve daha da güçlendirmektir.”
TURNAs-2026 Seçkin Gözlemci Günü’nde, milli ve NATO uyumlu insansız sistemlerin deniz harekat ortamındaki etkinlikleri gerçekleştirildi.
Filistinli sivil toplum örgütü olarak faaliyet gösteren Esirler Cemiyeti, İsrail güçlerinin son günlerde Batı Şeria’daki uygulamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, İsrail güçlerinin son 3 gün içinde El Halil kentinden 50 Filistinliyi gözaltına aldığını ve yüzlerce kişiyi de sahada ayaküstü sorguya çektiğini kaydetti.
İki Filistinlinin İsrail ordusuna mensup iki askeri öldürmesi ve 3 kişiyi de yaralamasının ardından İsrail ordusunun cuma günü başlattığı askeri operasyon çerçevesinde güneydeki El Halil kenti üç gündür abluka altında tutuluyor.
Cemiyetin açıklamasında İsrail güçlerinin abluka altında tuttuğu El Halil kentinde yüzlerce ev, yapı ve ticarethaneye yönelik yıkım faaliyetlerini sürdürdüğü, kentteki altyapıya da büyük zarar verdiği ifade ediliyor. Yüzlerce eve baskınlar düzenleyen İsrail askerleri, yüzlerce aileyi de evlerinden kovarak yerinden etmeyi sürdürüyor.
İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre Arakçi, başkent Tahran’da Şehit Kemal Harrazi Belge ve Müze Merkezi’nin açılışında yaptığı konuşmada, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Son bir buçuk yılda bölgede yaşanan savaşların “bir dönüm noktası” olduğunu ve güvenlik koşullarını değiştirdiğini söyleyen Arakçi, şu ifadeleri kullandı:
“Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, Hürmüz Boğazı’nın yönetimi eskisi gibi olmayacak. Boğazdaki geçiş güzergahları ve yönetim şekli ve yeni koşullar Umman ile istişareler çerçevesinde yeniden ele alınacak. Müzakere ettiğimiz hususlar var ve bunlar devam edecek.”
Ülkelerin işbirliğini geliştirerek kendi güvenliklerini sağlamaya çalışmasının doğru bir yaklaşım olduğunu belirten Arakçi, ABD gibi yabancı güçlerin varlığının bölgeye güvensizlikten başka bir şey getirmediğini söyledi.
Bölgenin herhangi bir noktasındaki olayın etkilerinin yerel düzeyle sınırlı kalmadığını ve diğer bölgeleri de etkilediğini vurgulayan Arakçi, ABD ile yürütülen dolaylı görüşmelerde savaşın tüm cephelerde sona ermesi gerektiğini dile getirdiklerini aktardı.
Tekrar yeni bir savaş söylentilerinin gündeme geldiğine işaret eden Arakçi, kendisinin savaşı değil savaş sonrasını düşündüğünü söyledi.
Arakçi, İran’a yönelik yeni bir saldırıda önceki savaşlardan farklı bir sonuç elde edilemeyeceğini dile getirdi.
Basra Körfezi’ndeki tüm ülkelerle ilişkilerinin olduğunu belirten Arakçi, bölgede yeni bir güvenlik yapısına dair ortak bir yaklaşıma ve ortak bir mutabakata ulaşmaya çalıştıklarını söyledi.
Arakçi, bölgedeki krizlerden kurtulmanın, istikrar ve barışın tek yolunun bu olduğunu ifade etti.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.