49,7585$%0,14
55,8373€%0,21
66,4721£%-0,11
6.423,95%0,61
10.556,00%0,00
42.074,00%-0,01
4.018,22%0,55
%
4000239฿%0.45213
2821.27Ł%1.33467
115924Ξ%0.37127
64.12%0.0127
49.73$%0.14045
12:53
26 Ekim 2026 Pazartesi
Gazze’deki İskan Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun dün akşam İHA’larla Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde yerinden edilenlerin çadırlarına saldırı düzenlediği belirtildi.
Açıklamada, kamptaki çadırların tamamen yandığı bu vahşi saldırıda 200’den fazla aileden çoğunluğu kadın, çocuk, yaşlı ve hasta 800’den fazla kişinin yerinden edildiği ve barınaksız kaldığı vurgulandı.
Bu saldırının “İsrail ordusunun Gazze’deki Filistin halkına karşı yürüttüğü soykırım ve etnik temizlik savaşının açık bir göstergesi” olduğu belirtilen açıklamada, çadırları ile kısıtlı imkanlarla edindikleri eşyaları küle dönen aileler arasında büyük bir korku ve paniğe yol açtığı ifade edildi.
Açıklamada, daha önce defalarca yerinden edilen ailelerin bir kez daha barınaksız ve zorlu koşullardan korunabilecekleri herhangi bir alternatif olmadan açıkta kaldığına işaret edildi.
Saldırının ayrıca İsrail’in Gazze’deki Filistinlileri zorla tehcir etme politikasının yansıması olduğu vurgulanan açıklamada, olayın tam anlamıyla savaş suçu ve insanlığa karşı suç olduğu kaydedildi.
Açıklamada, Gazze’de faaliyet gösteren yardım kuruluşları ile Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşlarına çağrıda bulunularak, Şucaiyye’de yerinden edilen ailelere acilen yardım ulaştırılması, çadır ve alternatif barınma imkanlarının sağlanması çağrısı yapıldı.
İsrail ordusu 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen neredeyse her gün Gazze Şeridi’ne saldırılar düzenliyor.
Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.
Açıklamada, ateşkese rağmen İsrail’in saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de son 24 saatte hastanelere 11 kişinin cenazesinin ulaştırıldığı, 35 kişinin de yaralandığı belirtildi.
Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana İsrail’in saldırılarında 1559 kişinin hayatını kaybettiği aktarılarak, 5 bin 608 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 845 kişinin cenazesinin çıkarıldığı kaydedildi.
Açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 74 bin 555’e, yaralı sayısının 175 bin 727’ye yükseldiği bildirildi.
Gazze Şeridi’nde enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.
Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen Belediye Başkan Yardımcısı R.Ö. ve 3 belediye çalışanı jandarma ekiplerince gözaltına alındı.
Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde jandarma ekiplerince arama yapıldı.
“Rüşvet” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamaları kapsamında gözaltına alınan zanlıların jandarmadaki işlemleri sürüyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) işbirliğinde düzenlenen “Elektrik Dağıtım Sektöründe 1. İnovasyon, Yaygınlaştırma ve Girişimcilik Günleri”nde yaptığı konuşmada dünyanın modern zamanların en büyük enerji kriziyle karşı karşıya olduğunu belirterek, enerjinin kesintisiz, güvenilir ve uygun maliyetli biçimde temin edilmesinin yalnızca ekonomik mesele değil, güvenlik meselesi olduğunu söyledi.
Bayraktar, Türkiye’nin kendi petrolünü ve doğal gazını ekonomiye kazandırdığını, yenilenebilir enerji kapasitesini büyüttüğünü, nükleer enerjiyi sisteme dahil ettiğini ve enerjisini verimli kullandığını anlattı.
Bu çalışmaların ortak amacının Türkiye’nin enerji ihtiyacını güvenli ve ekonomik biçimde karşılamak, dışa bağımlılığı azaltarak, vatandaşların refahını kalıcı olarak artırmak ve Türkiye’nin iklim hedeflerine uygun politikaları hayata geçirmek olduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Ancak artık biliyoruz ki enerjide bağımsızlık, yalnızca kaynaklara sahip olmakla veya üretim kapasitesini artırmakla sağlanamaz. Ürettiğimiz enerjiyi doğru zamanda, doğru yerde ve en verimli şekilde kullanabilmemiz de gerekiyor. Bunun için de güçlü bir elektrik altyapısına, akıllı şebekelere, teknolojilere ve nitelikli insan kaynağına ihtiyacımız var. Enerjide tam bağımsızlık hedefimiz, üretimden iletime, dağıtımdan tüketime kadar bütün sistemi birlikte dönüştürmemizi gerektiriyor.”
Bayraktar, enerji alanındaki küresel gelişmeleri ve Türkiye’nin gelecek ihtiyaçlarını dikkate alarak 2040’a uzanan yeni enerji mimarisindeki çalışmaların sonuna gelindiğini belirterek, “5 Kasım’da İstanbul’da yapacağımız bir lansmanla Milli Enerji 2040 vizyonumuzu kamuoyuyla paylaşacağız. Sanayiden ulaşıma, binalardan tarıma kadar ekonomimizin tüm alanlarında elektriğin kullanımının artacağı yeni bir döneme giriyoruz. Elektrikli araçların yaygınlaşması, üretim süreçlerinin elektrikleşmesi, yapay zeka uygulamaları ve veri merkezlerinin büyümesi, elektrik talebinin hem miktarını artıracak hem de niteliğini değiştirecek.” diye konuştu.
Gelecek dönemde daha fazla elektrik üretmek ve elektriği daha akıllı, esnek, verimli ve dijital bir sistem içinde yönetmek zorunda kalınacağını aktaran Bayraktar, “Bu nedenle enerji politikalarımızı yeni dünyanın ihtiyaçlarına göre hazırlıyoruz. Güneş ve rüzgar santrallerimizin sayısı arttıkça, elektrikli araçlar yaygınlaştıkça ve sanayimizin elektrik ihtiyacı büyüdükçe, şebekelerimizin de altyapımızın da bu değişime ayak uydurması gerekiyor. Dolayısıyla enerji dönüşümünü yalnızca santral yatırımları üzerinden değerlendiremeyiz. İletim ve dağıtım altyapımızı, depolama kapasitemizi, dijital teknolojilerimizi ve sistem yönetimi kabiliyetimizi birlikte geliştirmemiz lazım. Milli Enerji 2040 kapsamında elektrik iletim ve dağıtım altyapımızda yaklaşık 100 milyar dolarlık yatırım öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bayraktar, elektrik dağıtımının teknik bir hizmet alanı olmasının yanı sıra üretimin, kalkınmanın ve günlük hayatın olağan akışını sağlayan en temel unsurlardan biri olduğunu vurgulayarak, gelecek dönemde dağıtım sektörünün sorumluluklarının artacağını söyledi.
Yeni sanayi bölgeleri, büyüyen şehirler, elektrikli araçlar, çatı tipi güneş enerjisi sistemleri ve dijital ekonominin gelişiminin dağıtım şebekelerinde yeni ihtiyaçları ortaya çıkaracağına işaret eden Bayraktar, “Bu ihtiyaçları yalnızca mevcut altyapıya ilave hatlar ve trafolar ekleyerek karşılamamız mümkün değil. Şebekelerimizi gerçek zamanlı izleyebilen, talebi doğru tahmin edebilen, arızalara daha hızlı müdahale edebilen ve mevcut kapasiteyi daha verimli kullanabilen bir yapıya geçirmemiz gerekiyor. Başka bir ifadeyle, elektrik dağıtımında yeni dönem daha güçlü şebekelerin yanı sıra daha akıllı, daha esnek ve daha dayanıklı şebekelerin dönemi olacak. Dijitalleşme, bu dönüşümün en önemli araçlarından biri.” değerlendirmesinde bulundu.
Bayraktar, yerli yazılımların geliştirilmesi ve sektör genelinde yaygınlaşmasının enerji dönüşümünün önemli bir parçası olduğunun altını çizerek, “EPDK’nin dağıtım şirketlerine AR-GE faaliyetleri için sağladığı bütçelerin, yerli çözümlerin geliştirilmesine ve sahada uygulanmasına çok önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz. Milli Enerji 2040 yeni enerji mimarimizde, elektrik dağıtım altyapımızın birçok alanında yerli yazılımların geliştirilerek yaygın biçimde kullanıldığını ve siber saldırılara karşı korunaklı hale geldiğini görmek istiyoruz.” dedi.
Türkiye’nin COP31’i iklim değişikliğiyle mücadelede ortaya konulan hedeflerin somut yatırımlara, projelere ve uluslararası iş birliklerine dönüştürülmesi açısından önemli bir fırsat olarak gördüğünü vurgulayan Bayraktar, “İklim taahhütlerinin yalnızca sözde kalmaması, küresel ortak hareketle hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Bu kapsamda COP31’de öncülük edeceğimiz en önemli girişimlerden biri, 2035’e kadar elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payını yüzde 35’e çıkarmayı amaçlayan Küresel Elektrifikasyon Taahhüdü olacak.” diye konuştu.
Bayraktar, Türkiye’nin elektrifikasyonda önemli bir ilerleme kaydettiğini vurgulayarak, bu konudaki hedefe ulaşabilmek için güçlü bir altyapıya ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Türkiye’nin COP31 gündeminde enerji dönüşümünün ana gündem başlıklarından birinin elektrik şebekelerinin güçlendirilmesi olacağını belirten Bayraktar, şunları söyledi:
“Bu kapsamda, dağıtım şebekelerinin modernizasyonu, dijitalleşmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme entegrasyonu ve şebeke yatırımlarının finansmanı konularında uluslararası iş birliğini geliştirmeyi hedefliyoruz. Türkiye olarak hedefimiz, yalnızca kendi enerji altyapımızı geleceğe hazırlamak değil, aynı zamanda elektrifikasyonun ve şebeke yatırımlarının küresel ölçekte hızlandırılmasına da katkı sağlamak. Bu süreçte elektrik dağıtım sektörümüzün tecrübesini, geliştirdiği teknolojileri ve yenilikçi uygulamalarını uluslararası alanda daha görünür kılmak istiyoruz. Bunun örneklerini görmeye başladık, dağıtım şirketlerimiz yurt dışında da önemli faaliyetlerine başladı.”
SPK tarafından yapılan açıklamaya göre Kurul, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’in bazı maddelerinde değişikliğe gitti.
Bu kapsamda, kamu kurum ve iştiraklerinin para ve sermaye piyasası araçlarına ilişkin istisnaları düzenleyen hüküm, Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği’nde yer alan aynı kapsamdaki hükümler saklı kalmak üzere kaldırıldı.
Öte yandan son dönemde piyasalarda meydana gelen gelişmeler dikkate alınarak portföy ve yatırım sınırlamalarına uyumu düzenleyen ve 31 Ekim 2026, 30 Kasım 2026 tarihlerinde kademeli uyum ile 31 Aralık 2026 tarihinde ise tam ve nihai uyum süresi veren uyum takvimi güncellendi.
Buna göre kademeli uyum hükümleri uygulanmaksızın portföy ve yatırım sınırlamalarına nihai ve tam uyum için son tarih 31 Ocak 2027 olarak belirlendi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.