49,7563$%0,14
55,7592€%0,07
66,4979£%-0,07
6.427,94%0,68
10.551,00%-0,05
42.054,00%-0,05
4.018,21%0,55
%
3994090฿%-0.05152
2817.58Ł%0.64361
115855Ξ%-0.06732
64.37%-0.07509
49.73$%0.13919
02:00
26 Ekim 2026 Pazartesi
Anketler, mevcut İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun aşırı sağcılar ve Ultra Ortodoks Yahudilerden (Haredi) oluşan koalisyonunun da eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot öncülüğündeki muhalefet kanadının da 120 sandalyeli mecliste koalisyon hükümeti kurmak için gereken 61 milletvekiline ulaşamayacağına işaret ediyor.
Seçim öncesi hafta sonu yayımlanan son kamuoyu araştırmalarına göre, muhalefet bloku 54-56 sandalyeye ulaşırken Netanyahu liderliğindeki bloğun yalnızca 50 sandalyede kaldı. Üçüncü bir blok olarak İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden iki listenin toplamda 14-16 milletvekiline ulaşması öngörüldü.
Bu tahminlerin sandığa yansıması durumunda, iki kanat çetin koalisyon pazarlıklarıyla karşı bloktaki parti ya da partileri yanına çekmeye çalışacak. İsrail’deki kutuplaşma nedeniyle “Ya Netanyahu ya karşıtları” görüntüsü veren seçimlerde, bloklar arası geçişin zor olacağı değerlendirilirken pazarlıkların sonuçsuz kalması durumunda yaşanması muhtemel üç senaryo öne çıkıyor.
Seçimlerde iki blok da anketlerin gösterdiği gibi koalisyon için yeterli çoğunluğa ulaşamazsa ve kampanyalarında vaat ettikleri rotayı izlerse, seçimlerin yenilenmesi en kuvvetli ihtimal olarak görülüyor.
Benzer siyasi kilitlenmeyi 2019-2022 arasında yaşayan ve 4 yılda 5 kez sandığa gidilen İsrail’de, benzer manzaranın ortaya çıkma ihtimalinin olduğu değerlendiriliyor.
Seçimlerin ardından İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, siyasi partilerin liderleriyle istişare toplantıları yapacak, başbakan adaylarını dinleyecek ve muhtemelen birinci çıkan partinin liderine hükümet kurma yetkisi verecek. Yetkiyi alan lider ek süre ile birlikte 6 hafta içerisinde hükümeti kuramazsa, ikinci bir lidere 4 hafta süre tanınacak, onun da başarısız olması durumunda 3 hafta içinde mecliste 61 milletvekilinin imzasıyla bir koalisyon kurulması beklenecek. Yine hükümet kurulamazsa, meclis feshedilecek ve 3 ay içerisinde seçimler yenilenecek.
Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, yolsuzluk davaları nedeniyle koltuğunu bırakmak istemediği gerekçesiyle eleştirilen Netanyahu, “de facto” olarak görevine devam edecek ve ülkeyi 2027’nin ilk yarısında yeniden seçimlere götürecek.
Başbakanlık koltuğunda 5-6 ay kadar daha kalması beklenen Netanyahu’nun bu süreçte, yenilenen seçimlere daha sert politikalarla hazırlanacağı ve bölgede tansiyonu daha da yükselteceği yorumları dikkati çekiyor.
Netanyahu, “Muhalefet bloğunun Arap partileriyle koalisyon kuracağı” iddiasını kampanyasının merkezine yerleştirirken Likud Partisi, kampanya dönemi boyunca “ya sağ, ya Filistin” mottosunu kullandı.
Buna karşı muhalif lider Eisenkot, Arap partileriyle birlikte hareket etmeyeceği, hükümeti döneminde Filistin devletinin kurulmayacağı yönündeki söylemlerle savunma pozisyonuna geçti.
Aynı şekilde, başta eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman olmak üzere, muhalefet bloğundaki bazı sağcı siyasiler, Filistinlilerle aynı masaya oturmayacaklarını açıkça belirtti.
İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerden Raam’ın lideri Mansur Abbas, 2021’de olduğu gibi koalisyona katılmaya açık olduğunu duyurdu. Buna karşın anketler Raam’ın desteğinin yetmeyebileceğine işaret ediyor.
Hadash, Taal ve Balad’dan oluşan Ortak Liste “aşırı sağcı hükümeti devirmek için dışarıdan destek verebileceklerini” ifade ederek kapıyı açık bıraktı.
Buna karşın, Eisenkot ve müttefiklerinin seçimler öncesindeki tutumunu sürdürmesi halinde bu ihtimalin gerçekleşmesi zor olsa da İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler mecliste kilit konumda yer almayı sürdürecek.
Netanyahu’nun Temmuz 2026’da dile getirdiği iktidar ve muhalefetten partilerin yer aldığı geniş tabanlı “ulusal birlik hükümeti” iddiası, son günlerde en fazla gündeme gelen senaryo oldu.
İsrail basını, Cumhurbaşkanı Herzog’un da 2019-2020 yıllarında 11 ayda üç seçimin yaşanması gibi bir senaryo ile karşılaşmamak için Netanyahu ve Eisenkot’un bir “ulusal birlik hükümetine” öncülük etmesi gerektiği düşüncesinde olduğunu aktardı.
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de sık sık Netanyahu’nun kendisiyle görüntü vermekten kaçındığını ve devre dışı bırakmaya çalıştığını belirterek Netanyahu’nun ulusal birlik hükümeti arayışında olduğunu iddia ediyor.
Gerek Netanyahu gerek Eisenkot, seçim arifesinde, böyle bir geniş tabanlı hükümeti amaçlamadıklarını savunsa da bu ihtimal dışlanmıyor.
İsrail basını, Netanyahu ve Eisenkot’un liderlik edeceği olası bir hükümette, İsrail için de bir yük olmaya başladığı savunulan, Filistinlilere yönelik insan hakları ihlallerine öncülük ettiği için uluslararası kamuoyunun tepkisini çeken Ben-Gvir’in olmayacağını, diğer bir aşırı sağcı bakan Smotrich’in durumunun ise belirsiz olduğunu değerlendiriyor.
Eisenkot’un daha önce rotasyon süreçlerinde koltuğu ortağına bırakmayı reddederek siyasi kriz çıkaran Netanyahu’dan bu konuda güvence isteyebileceği, 7 Ekim olaylarına ilişkin devlet soruşturması ve yargı düzenlemelerinin durdurulmasını talep edebileceği ileri sürülüyor.
Özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olası yeni saldırılarının, muhalefet cephesini böyle bir koalisyon hükümeti için masaya oturmaya zorlayabileceği ve ulusal birlik hükümeti ihtimalini kuvvetlendireceği belirtiliyor.
İsrail’de yarın yapılacak seçimler öncesinde iktidar ve muhalefet kanadındaki siyasilerin söylemleri, Filistinliler konusunda önemli bir değişiklik olmayacağına işaret ediyor.
Netanyahu hükümetinin devrilmesi ve muhalefetin bir koalisyon hükümeti kurması durumunda, Filistinlilere yönelik baskının bir nebze olsun hafifleme ihtimalinden söz edilmesine rağmen baskının farklı üslup ve araçlarla sürdürüleceği değerlendiriliyor.
Tekrar aşırı sağcı bir hükümetin oluşması durumunda ise saldırıların ve baskıların daha da artacağı öngörülüyor.
İstanbul Valiliği, kentte bu gece başlayıp yarın sabah saatlerinden itibaren kuvvetli ve kuzey ilçelerinde çok kuvvetli olması beklenen sağanak ile fırtınaya karşı vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı.
Valilikten yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün değerlendirmelerine göre, ilimizde bu gece beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, yarın sabah saatlerinden itibaren kuvvetli (21-50 kg/m2), kuzey kesimlerde, Arnavutköy, Sarıyer, Beykoz, Eyüp ve Şile’de çok kuvvetli (21-75 kg/m2) olması beklenmektedir.”
Kuvvetli yağışların yarın akşam saatlerinde etkisini kaybedeceğinin tahmin edildiği belirtilen açıklamada, “Rüzgarın, kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat), zaman zaman kısa süreli fırtına (70 km/saat) şeklinde eseceği tahmin edilmektedir. Sıcaklıkların yarın yağışla birlikte hissedilir derecede azalarak mevsim normallerinin 3 ile 5 derece altında seyretmesi beklenmektedir. Sel, su baskını, yağış anında kuvvetli rüzgâr ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmaları önemle rica olunur” denildi.
İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu 35 il merkezli operasyonlar düzenlendiğini duyurdu.
Son 5 günde 275 şüphelinin yakalandığı, 75’inin tutuklandığı, 46’sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı öğrenildi.
Şüphelilerin; sosyal medya platformları üzerinden “ev satış bedeli” temasını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, vatandaşların mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları tespit edildi.
1 Ocak- 22 Ekim 2026 tarihleri arasında siber suçlarla mücadele kapsamında toplam 5 bin 62 operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda; 21 bin 378 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 10 bin 769’u tutuklandı, 5 bin 260’ı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.
İçişleri Bakanlığı yazılı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle siber suçlarla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman Polislerimizi, Daire Başkanlığımızı, MASAK’ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.”
“Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 5 günde Polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 275 şüpheli yakalandı.” 35 il merkezli “Nitelikli Dolandırıcılık, Yasa Dışı Bahis, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi” suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; -75’i tutuklandı. -46’sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu 35 il merkezli düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; -Sosyal medya platformları üzerinden “ev satış bedeli” temasını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları, -Yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, -Yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, -Yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, -Vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, -Müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları tespit edildi. 1 Ocak- 22 Ekim 2026 tarihleri arasında siber suçlarla mücadele kapsamında toplam 5 bin 62 operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda; 21 bin 378 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 10 bin 769’u tutuklandı, 5 bin 260’ı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle siber suçlarla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman Polislerimizi, Daire Başkanlığımızı, MASAK’ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) October 26, 2026
Türkiye’nin savunma alanındaki hamleleri ve kurduğu savunma ortaklıkları, Yunan basını tarafından yakından izleniyor.
Yunan Militaire haber sitesi, Türk savunma sanayiinin yükselişini analiz etti. Bu yükselişin Yunanistan’da yalnız kalma endişesi yarattığı belirtildi.
Haberde Türk savunma sanayiinin yükselişine dair birçok rakam verildi. 2025 yılında Türk savunma ve havacılık sanayiinin ihracatının, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 48 artış gösterdiği belirtildi. Baykar, ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ gibi şirketlerin başarısı kaleme alındı.
Yunanistan için daha da büyük sorunun, Ankara’nın uluslararası iş birliklerinin coğrafi kapsamı olduğu ifade edildi.
“Kanada ve İtalya’dan, Almanya, İngiltere ve ABD’ye kadar Ankara, savunma sanayisini diplomatik nüfuz aracı haline getirerek Atina’nın manevra alanını boğucu bir şekilde kısıtlıyor” dendi.
Yunan basınındaki haberde, Ankara’nın, çevresinde giderek daha yoğun bir stratejik, ekonomik ve teknolojik çıkar ağı oluşturduğu ifade edildi.
Avrupa Birliği’nin Türkiye ile işlevsel ilişkilerini sürdürmek istediği, bu durumun da Yunanistan’da Türkiye’ye karşı destek arayışında yalnız kalma endişesi yaşattığı kaleme alındı.
AB’nin Türk savunma sanayiine artan ilgisinin Yunanistan’ı rahatsız ettiği vurgulanan haberde, Yunanistan’ın dış politika seçeneklerinin giderek daraldığı belirtildi.
Ülke genelinde olduğu gibi Elazığ’da da dün Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ortaöğretim oturumu saat 10.15’te başladı.
Sınav öncesinde merkezlere gelen adaylar, görevliler tarafından yapılan kontrollerin ardından salonlara alındı. Saat 10.00 itibarıyla okullarda kapılar kapatıldı.
Sınava girecek olan Elazığ’da simitçilik yapan Barış Sertkaya’da sınava gireceği Elazığ Lisesi’nin yolunu tuttu. Bir süre okul önünde simitlerini satan Barış Sertkaya, sınav saatinin yaklaşmasıyla birlikte tezgahı bırakacak kimseyi bulamayınca tezgahına “Simit 20 TL ücreti poşete bırak, sınava gireceğim” notunu bıraktıktan sonra sınava girmişti.
Simitçi Barış Sertkaya, “Benim orada bırakma amacım, Allah’a emanet ettim. Elazığ halkını biliyorum, aldığı ücreti fazlasıyla içerisine bırakmışlardı. Herkese teşekkür ederim. Tanıyan veya tanımayan herkes bana dua etmişti. Şuan da simitçilik yapıyorum. Başıma birkaç olay geldiği için şuan da cezaevindeyim. Allah tüm mahkumlara sabır versin. Şuan da izindeyim. Çarşamba günü tekrardan teslim olacağım. İzinlere çıktığım günlerde simit satıyorum. Geçimimi oradan sağlıyorum. Millete mahcup olmamak için mecbur çalışıyorum. Helalinden çalışmak en güzelidir. Biz ailemizden böyle gördük. Haramdan uzaklaşalım. Helal olsun 3 kuruş olsun” ifadelerini kullandı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.