49,5208$%0,11
55,6552€%0,04
65,9431£%0,20
6.646,75%0,18
10.834,00%-0,13
43.196,00%-0,13
4.173,99%0,06
%
4058746฿%1.84319
3015.28Ł%5.85832
120818Ξ%4.01399
66.07%3.01579
49.46$%0.17596
12:55
Yeni yöntem, proteinlerin yapı taşları olan amino asitlere odaklanıyor. Amino asitler “L-formu” ve “D-formu” olmak üzere iki ayna görüntüsü şeklinde bulunuyor.
Bir numunedeki bu formlar arasındaki denge, amino asitlerin canlı bir organizma tarafından mı yoksa canlı olmayan süreçlerle mi üretildiğini ortaya koyuyor.
Bilimsel alanda amino asidin bu biçimsel yapısına “kiralite” (sağ-sol ellilik) adı veriliyor. Araştırmacıların geliştirdiği teknik, iki altın nanotel arasındaki küçük bir boşluğu kullanarak bu kiralite durumunu tespit edebiliyor.

Amino asit kiralitesi halihazırda sıvı kromatografisi-kütle spektrometrisi (LC-MS) adı verilen bir yöntemle analiz edilebiliyor. Ancak bu yöntem için gereken ekipmanlar oldukça hantal olmasının yanı sıra büyük numuneler ve çok sayıda kimyasal işlem gerektiriyor. Bu durum, söz konusu cihazların uzay araçlarına veya gezgin robotlara yüklenmesini zorlaştırıyor.
Araştırmacıların geliştirdiği mikroçip tabanlı sistem ise çok daha küçük boyutlarda tasarlanmıştır. Birbirinden neredeyse hiç ayrılmayan iki altın nanotel, aralarında elektronların sızdığı bir kuantum etkisi olan “elektriksel tünelleme akımı” oluşturuyor.
Amino asit moleküllerini içeren bir çözelti mikroçip üzerine damlatıldığında, elektrik akımında ölçülebilir bir değişim meydana geliyor. Yapay zeka ve makine öğrenimi algoritmaları, bu elektriksel dalgalanmaları analiz ederek moleküllerin L veya D formunda olup olmadığını belirliyor.
Osaka Üniversitesi’nden biyomühendis Takahito Ohshiro, nanoboşluk tünelleme tekniğini yapay zeka ile birleştirerek amino asitlerin L ve D formlarını yüzde 80’in üzerinde bir doğrulukla ayırt edebildiklerini belirterek, bunun tek molekül düzeyinde yapılan ilk amino asit kiralite ayrımı olduğunu vurguladı.
Yöntemin astronotların veya insansız uzay araçlarının kullanımına uygun eksiksiz bir tarayıcıya dönüştürülmesi için geliştirme çalışmaları devam ediyor. Ancak araştırmacılar yeni tekniği mevcut geleneksel yöntemlerle karşılaştırarak test etti.
Osaka Üniversitesi’nden nanoteknoloji uzmanı Masateru Taniguchi, Avustralya’daki Murchison meteoritinden alınan doğal numuneler ile Şili’deki Atacama Çölü’nden alınan toprak numunelerini analiz ettiklerini ve yeni yöntemin geleneksel metotlarla benzer başarılı sonuçlar verdiğini açıkladı.
Geliştirilen nanoboşluk cihazı, daha az hazırlık gerektiren ve çok daha az sayıda molekülle çalışabilen kompakt bir test mekanizması vaat ediyor. Gelecekte insansız uzay araçlarına ve uzay gezginlerine entegre edilmesi planlanan sistemin, uzak ay ve gezegenlerde keşfedilen yaşam izlerini Dünya’ya bildirmesi hedefleniyor.

Trump ve Zelenski arasındaki gerilim sürerken, Ukrayna’nın Patriot füzeleri tükendi
1
Dünya Bankası: "Orta Koridor", ticareti ve tedarik zinciri direncini artırabilir
9524 kez okundu
2
ABD Kongresinden Filistin-İsrail meselesinde ‘iki devletli çözüme’ destek
4015 kez okundu
3
Magazin gündemi günlerce onları konuşmuştu! Serenay Sarıkaya ve Mert Demir el ele görüntülendi…
3415 kez okundu
4
Alaska’da tüm zamanların sıcaklık rekoru
2982 kez okundu
5
TJK 2025 yılı önemli koşu takvimini açıkladı
2875 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.